HDP'nin yerel seçim politikası neden yanlış?

3.3.2019

 Bu seçimlerdeki gibi çok kritik önemdeki bir seçimde, HDP sorumluluk gömleğini ortaya atıp, kenarda tırnaklarını kemirerek bunu seyredebilir mi? Buna hakkı var mı?

Önce tabii ki ilk olarak HDP üzerindeki baskıları, hukuksuz uygulamaları bir tarafa koyuyoruz. Bunların varlığı tartışılmaz bile ancak bu nedenler yanlış bir politik taktik izlemeyi haklı kılmıyor; aksine hiçbir hata yapmamayı zorunlu hale sokuyor.

HDP’nin bu yerel seçimlerdeki ilk hatası, hâlâ diğer partiler gibi ‘aday partisi’ olma telaşından sıyrılamamış olmasıdır. Şurada seçimlere kaç gün kaldı, HDP’nin nasıl bir belediyecilik yapacağını duyan var mıdır? Benim bildiğim sadece kayyımların kovulacağıdır o kadar. Belki yurt dışında olduğum için ve yoğun bir basın ambargosu olduğundan ama HDP’nin bu yerel seçimlerde nasıl bir belediye yönetimi önerdiğini hiç duymadım.

Bunu bir tarafa koyalım ama aday göstermediği yerlerde hangi adaya vermeye ikna oluyorsa ona oy versin diye bir şey olabilir mi? Bir politik parti seçimlere ilişkin bir politik bir tavırdan vazgeçtiğini söyleyebilir mi? Hele bu seçimlerdeki gibi çok kritik önemdeki bir seçimde, bu sorumluluk gömleğini ortaya atıp, kenarda tırnaklarını kemirerek bunu seyredebilir mi? Buna hakkı var mı?

‘Yeni Yaşam’ gazetesindeki yazılarımda uzun zamandır bundan söz ediyorum ama olumlu olumsuz hiçbir tepki almadığımdan, benim için şizofrenik bir şeye döndü. Bu yüzden Gazete Duvar’da da yazmak istedim. HDP aday göstermediği yerlerde nasıl bir politika izlemelidir önerisi bu.

Doğrudan, az ama çarpıcı talepler ileri sürmelidir. Benim önerilerim;

1- Bedava toplu ulaşım

2- Çok dilli belediyecilik

3- Herkese ücretsiz kreş ve anaokulu

4- Belediye hizmetleri için taşeron şirketler yerine çalışanların sahibi olduğu ‘işçi kooperatifleri’

Hangi aday, HDP’nin adını ansın ya da anmasın, bu ilkeleri uygulayacağı sözü veriyorsa, HDP oylarını ona vereceğini açıklamalıdır.

Bazen muhalefet iktidardan daha da fazla hayatı sürükleyebilir. Bunun tersine örnek, Brezilya’da Lula ‘sol’ iktidarının sürekli olarak seçim koalisyonu yaptığı ya da desteğini aldığı sağın politikalarını uygulamak zorunda olmasıdır.

Hepsini olmasa da bunlardan bazılarını yaşama geçirmek zorunda olacaklardır. Sadece muhalefet cephesi değil. İktidar partisi adayları bile açıkça ya da mahcup bir şekilde bunları yapacağını, zaten daha önceden de yapmayı düşündüklerini, hatta kendilerinin de tamamen hemfikir olduklarını söylemek zorunda kalacaktır.

HDP kitlesi genel olarak toplumun en politik kesimini teşkil ettiğinden, bu seçim taktiğinin adayları halkın ihtiyaçlarını çözmeye zorladığını anlayacak, kerhen kullanacağı oyun keyfine varacaktır.

Hiçbir şey olmasa da, ihtiyaçlar üzerinden talepler ileri sürmek, ötekileştirilmiş düşünce, mesela ‘bedava toplu ulaşım’ talebi karşısında şaşkınlığa düşeceği kesindir. Politik meşruiyet ancak geniş kesimlerin taleplerini ileri sürmekle mümkündür.

Mesela devrimci ve halkçı bir yerel yönetim iddiasında olan Beyoğlu Belediye Başkan adayı Alper Taş, bu ilkelere neden hayır desin ki?

Politik yaşamda kaç kez Türkiye’nin en büyük kentinin yerel yönetiminde bu kadar kilit bir noktada olabilir bir parti?

Seçimden sonra vapurla bedava karşıya geçerken çay içtiğimizde kulaklarınızı çınlatmak dileğiyle…

https://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2019/03/03/hdpnin-yerel-secim-politikasi-neden-yanlis/