İznik Gölü kıyısında 'Nazım Hikmet' anması

9.06.2019

Usta şair Nazım Hikmet, İznik'in Müşküle Köyü'nde bulunan Nazım Çınar'ı altında Nilüfer Kent Konseyi tarafından düzenlenen etkinlikle anıldı.

 3 Haziran 1963'te Moskova'da hayata gözlerini yuman usta şair Nazım Hikmet, Bursa'nın İznik ilçesine bağlı Müşküle Köyü'nde anıldı.

Nilüfer Belediyesi'nin oluşumu Nilüfer Kent Konseyi tarafından düzenlenen anma etkinliği, Müşküle Köyü'nde bulunan vasiyetindeki çınar ağacının altında gerçekleştirildi. Etkinlikte saygı duruşunda bulunuldu, Nazım Hikmet'in şiirleri seslendirildi.

Anma etkinliğinde Nazım Hikmet'in Bursa Cezaevi'nde tanıştığı, kendisinden 20 yaş küçük ünlü ressam İbrahim Balaban da vefatından dolayı anıldı. Balaban için "Işıklar içinde uyusun" dileklerinde bulunuldu. 

Dünya şairi olduğu vurgulanan Nazım Hikmet'in Bursa'da cezaevinde kaldığı süreç etkinlikte anlatıldı.

Araştırmacı- yazar Güney Özkılınç, 10 yıl Bursa Cezaevi'nde kalan usta şairin cezaevini bir enstitüye çevirdiği ve 2. Dünya Savaşı'nın zorlu dönemlerinde cezaevinde bile kendi ekmeklerini kazanabilmek için çaba sarfettiklerini anlattı. Özkılınç, Nazım için vasiyet edilen çınarın hikayesini de anlattı.

Araştırmacı- yazar Güney Özkılınç

Nazım Hikmet, vasiyet ettiği çınarı altında anıldı

Fehmi Enginalp'ın Bir Çınar Üyküsü- Nazım Çınarı kitabı

Müşküle köyü ve Nazım'ın çınarının hikayesi

Çeşitli davalardan yargılanan Nazım Hikmet, 1940-50 yılları arasında Bursa Cezaevi'nde yatmıştır. Cinayetten hükümlü İsmail Başaran cezaevinde Nazım'la tanışır. İsmail Başaran doğma-büyüme Müşkülelidir. Nazım'ın yönlendirmesiyle şiir yazmaya başlayan İsmail Başaran cezaevinden çıktıktan sonra herkese Nazım'ı anlatır. Bunlardan biri de daha sonra Müşküle köyünün ve Türkiye'nin ilk sosyalist köy muhtarı ve Türkiye İşçi Partisi Genel Yönetim Kurulu üyeliği ve Bursa milletvekili adaylığı yapmış Fevzi Kavuk'tur.

Nazım Hikmet'in birinci ölüm yıl dönümü olan 3 Haziran 1964 tarihinde İznik'in Müşküle Köyü'nde O'nun vasiyetini yerine getirmek üzere 5-6 kişi bir araya gelir ve İznik Gölü'ne nazır bir zeytinliğin içine bir çınar dikerler. Nazım Hikmet'in mezarı bir gün Türkiye'ye getirilirse Nazım oraya gömülsün diye. Bursa Hapishanesinde Nazım Hikmet'i tanıyan Müşküleli İsmail Başaran, köyün genç muhtarı Fevzi Kavuk, çınarın dikildiği zeytinliğin sahibi Rıfat Talan ve Bursa'dan gelen yine Nazım Hikmet'in hapishane arkadaşı ressam İbrahim Balaban ve Mimar Emin Canpolat.

Çınarın namı ülkeye yayılmaya başlayınca 12 Eylül yönetimi jandarmaları gönderir ve çınar 1980 öncesinde kesilir. 5 yıl sonra bir çınar daha dikilir ancak bu sefer uzun süre yeri kimseye söylenmez. 1990'lı yıllarda çınar ağacı yeniden kesilip yakılır. Tekrar dikilen Nazım Çınarı artık koruma altındadır. Nazım Çınarına Moskova'daki mezarından toprak getirilir. Moskova'daki mezarına gidemeyenler ölüm yıldönümünde bu çınarın altında toplanır.