Oy ve Ötesi: Seçmen 31 Mart'taki belirsizliğe son vermek istiyor

7.06.2019

 Tunca Öğreten

Oy ve Ötesi Derneği Başkanı Mustafa Köksalan, 23 Haziran'daki seçimde sandık başında görev almak isteyenlerin sayısında artış olduğunu söylüyor. Köksalan'a göre seçmen, 31 Mart'taki belirsizliğe bir son vermek istiyor.

Oy ve Ötesi Derneği 2014 yılından beri sandık başlarında gönüllü olarak gözlemcilik yapıyor. Seçim öncesinde dernek tarafından eğitim verilen müşahitler, sandık başlarında görev alarak T3 adını verdikleri mobil uygulamaya ıslak imzalı tutanakları yüklüyorlar. Böylece dernek, elde ettiği tutanakları Yüksek Seçim Kurulu'nunkilerle karşılaştırarak seçimde usülsüzlük yapılıp yapılmadığını teyit ediyor.

Beşinci yılını dolduran dernek, 23 Haziran'da tekrarlanacak İstanbul büyükşehir belediye başkanlığı seçimlerinde de gönüllüleriyle birlikte sandık başında olacak. 31 Mart seçimlerinin yenilenme kararıyla İstanbulluların sandık başında alacağı pozisyon, Oy ve Ötesi'nin seçim güvenliği için nelere dikkat edeceği gibi soruları derneğin başkanı Mustafa Köksalan'a sorduk.

Oy ve Ötesi gönüllüleri 23 Haziran'daki İstanbul seçiminde sandık başında görev alacak mı?

Mustafa Köksalan: Evet, hedefimiz İstanbul'daki 31 bin küsur sandığın her birinde bir gönüllü görevlendirebilmek. Bu yönde çalışmalar yapıyor, gönüllülerimize eğitim veriyoruz.

31 Mart'ta İstanbul'daki her sandıkta bir gönüllünüz var mıydı?

Köksalan: Gönüllünün ilgisi seçimden seçime değişiklik gösteriyor. 31 Mart'ta da, 24 Haziran 2018'deki genel seçimlere göre sandıklarda görev almak isteyen gönüllülerimizin sayısı düşüktü. İstanbul genelinde 31 binden fazla sandık var. Ancak bizde iki bin civarında gönüllü katılımı vardı.

Peki, seçimlerin iptal edilmesi ya da sandık görevlilerinin usülsüzlük yaptığı yönündeki iddialar 23 Haziran için gönüllülerinizi olumsuz yönde etkiledi mi? Bir korkuya neden oldu mu?

Köksalan: Gönüllülerimiz 31 Mart'ın aksine 23 Haziran'da tekrarlanacak seçimler için büyük ilgi gösteriyor, görev almak istiyorlar. Bir de biz müşahitlik yapıyoruz. Sandık kurulunda değiliz. Vatandaş olarak kurulu gözlemleyen, kanuna aykırı bir durum varsa uyaran taraftayız. Dolayısıyla bu tür etkenler gönüllülerimizi çok etkilemiyor.

Peki, gönüllülerinizin sayısı neden arttı sizce?

Köksalan: Kurumsal olarak bir şey söyleyemem ama... Bir önceki seçim iptal edildi. Bu nedenle vatandaş daha fazla katılım göstererek, denetimin içinde yer alarak bu belirsizliğe son vermek istiyor olabilir. Herhangi bir anket çalışması yapmadık. Tam olarak vatandaşı neyin motive ettiğini bilmiyorum. Az önce de söyledim, bir önceki seçimlerde gönüllü katılımı azdı. Ancak 23 Haziran için kayıtları açtığımızda, 31 Mart'ta görev yapan toplam kişi sayısından daha fazla gönüllünün ikinci günde görev talebinde bulunduğunu gördük. İki günde iki bin 600 kişi başvuruda bulundu. Bu demek oluyor ki seçim gününe kadar görev almak isteyenlerin sayısı daha da artacak.

Önümüzdeki seçimde, öncekinden farklı olarak dikkat edeceğiniz, odaklanacağınız bir nokta var mı?

Köksalan: 31 Mart'taki seçimlerde Oy ve Ötesi'ne yönelik eleştiriler oldu. Biz eleştiriye açık bir topluluğuz. Dolayısıyla 23 Haziran'da daha fazla insanla çalışıp, daha erken bir raporlama yapacağız. Ayrıca bu zamana kadar karşılaştırdığımız tutanakları itiraz süreçlerinde siyasi partilerle paylaşıyorduk. Bu defa tutanakları anlık olarak kamuoyuyla paylaşacağımız bir arayüz üzerine çalışıyoruz. 10 Haziran'da bununla ilgili olarak bir test yapacağız.

CHP'nin 31 Mart'ta kullandığı sisteme benzer bir şey mi hazırlıyorsunuz?

Köksalan: Bu tür sistemler özeldir ve kimse bir diğerininki nasıl işler, uygulanır bilmez. Dolayısıyla biz de CHP'nin sistemini çok iyi bilmiyoruz. Ancak Oy ve Ötesi, herkesten daha uzun süredir görevlileriyle tutanak teyit eden bir organizasyon. Siyasi partiler de bunun önemini Oy ve Ötesi sayesinde kavradı.

Gönüllüleriniz arasında iktidar partisine oy verenler mi muhalefet partilerine oy verenler mi öne çıkıyor?

Köksalan: Bazıları, yaptıkları haberlerle Oy ve Ötesi'ni baltalamaya çalışsa da biz demokrasi için çalışıyoruz. Çağrı merkezimize gelen telefonlarda kimseye siyasi görüşünü sormuyoruz. Dolayısıyla kimin hangi partinin seçmeni ya da üyesi olduğunu da bilmiyoruz, ilgilenmiyoruz. Gönüllülerimiz arasında Ak Partili de var, CHP'li de, HDP'li, MHP'li de... Müşahitlerimiz, sandık başlarındayken kurul bir hata yapıyorsa, bunu kanuna dayalı olarak düzeltmeye çalışıyor. Tarafsızlık da tam bu arada devreye giriyor zaten. Tek arzumuz seçimlerin demokratik bir şekilde yapılması. Kişisel olarak son seçimlerde dile getirilen usülsüzlük iddialarıyla, iktidar partisine oy veren seçmenin de seçim güvenliğine daha fazla önem vermeye başladığını düşünüyorum.

Gönüllüleriniz arasında AKP'lilerin de olduğunu söylüyorsunuz. Ancak iktidara yakın bazı medya organları, her seçim öncesinde Oy ve Ötesini "seçime şaibe karıştırma çabasındaki organizasyon" olarak niteliyor. Sizce bunun nedeni ne?

Köksalan: Bu yorumu neye dayandırarak yapıyorlar bilmiyorum. Oysa Oy ve Ötesi'nin seçime şaibe karıştırması mümkün değil. Öyle bir organizasyon yapmıyoruz. Bizim gönüllülerimiz sandık kurullarında yer almıyor ki. Gözlemci olarak sandık başında duruyorlar. İsteseler de bir şey yapamazlar zaten.

31 Mart'taki seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na dair usülsüzlükler tespit etmiş miydiniz?

Köksalan: Bu etkin bir seçim organizasyonu yapmakla da doğru orantılı. 31 Mart'ta gönüllü sayımız yeterli seviyede değildi. Dolayısıyla topladığımız tutanaklar üzerinde yaptığımız karşılaştırmalarda seçim sonucunu doğrudan etkileyecek farklar tespit etmedik. Ancak yine de elde ettiğimiz verilerle hazırladığımız analizi siyasi partilerle paylaştık.

Son seçimlerde yeterli sayıda gönüllünün sandık başında görev almamış olması, Oy ve Ötesi'nin toplum nezdinde önemini kaybettiğini mi gösteriyor bize?

Köksalan: Derneğimiz buna dair bir araştırma yapmadı. Ancak yine de öyle demek doğru olmaz.

O zaman neden gönüllü sayınızda düşüş vardı?

Köksalan: 24 Haziran'a göre seçime ilginin daha az olmasını, arka arkaya çok fazla seçim yapıldığı için insanlarda bir bıkkınlık olduğunu, kimilerinin de CHP'ninki gibi farklı organizasyonlarda görev aldığını da hesaba katmak gerekir.

Partilerin müşahitliğe daha fazla önem vermesi, gelecekte Oy ve Ötesi'nin işlevini tamamen yitirmesine sebep olur mu?

Köksalan: Derneğimiz, kurulduğu günden bu yana çok önemli işler yaptı. Evet, artık partiler de kendi içlerinde buna çok önem veriyorlar ama Oy ve Ötesi'nin tek yapacağı şey müşahitlik ve eğitim olarak kalmayacaktır. Biz de zamanın şartlarına göre kendimizi yenileyeceğiz elbette. Beş yıl sonra Oy ve Ötesi'nin, seçimlerde hangi pozisyonlarda görev alacağını şimdiden kestirmek zor. Biz katılımcı demokrasiye inanan insanlarız ve Türkiye'de seçim sistemi içerisinde farklı boşluklar var. Dolayısıyla Oy ve Ötesi o boşlukları gelecekte de doldurmaya devam edecektir.

Haber, değiştirilmeden kaynağından otomatik olarak eklenmiştirDeutsche Welle