Ankara Barosu işkenceyi tespit etti: Darp, hakaret, copla tecavüz tehdidi

28.05.2019

 Ankara Barosu, Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlar Soruşturma Bürosu’nda işkence uygulandığı iddialarına ilişkin bir rapor açıkladı. 

İşkence iddiası, HDP Kocaeli Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyesi Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından 26 Mayıs’ta gündeme getirilmişti. 

Gözaltındaki diplomatların avukatlarının da başvurusuyla, işkence ve kötü muamele iddialarıyla ilgili Ankara Barosu Avukat Hakları Merkezi, Cezaevi Kurulu ve İnsan Hakları Merkezi, Mali Suçlar Bürosu'nda 27 Mayıs günü incelemelerde bulundu.

İŞKENCE ‘GİRİLMEZ’ YAZAN ODADA YAPILDI 

Gözaltındaki 6 kişiyle görüşen avukatlar, özetle şu tespitlerde bulundu: 

-Görüşülen 6 kişinin tamamı “mülakat” adı altında görüşmelere götürüldüklerini, itirafçı olmaya zorlandıklarını, tehdit, hakaret ve psikolojik baskıya maruz kaldıklarını ifade ettiler. Mülakatı gerçekleştiren kişileri teşhis edebileceklerini belirttiler.

-Görüşülen 6 kişiden 5’i mülakatlar haricinde işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını ifade etti. Diğer bir kişi ise işkence iddialarını duyduğunu anlattı. Anlatımların işkenceye maruz kalan kişilerin anlatımları ile uyumlu olduğu belirtildi. 

COPLA TECAVÜZ TEHDİDİ

-Gözaltındakilerin anlatımına göre, işkence Mali Suçlar Bürosunun giriş katında bulunan ve kapısında “girilmez” yazılı olan karanlık bir odada uygulandı. Koğuşlarından alınarak ters kelepçe ile buraya getirilen diplomatların gözleri bağlandı ve diz çöktürüldü. Daha sonra bir süre yerde süründürülen diplomatların kafasına coplarla vuruldu. Yüzlerini göremedikleri kişilerce konuşmamaları durumunda copu makatlarına sokmakla tehdit edildiler ve cop vücutlarında gezdirildi.

-3 kişi tamamen, 1 kişi de belden altı soyuldu, 1 kişi ise pantolonun yarıya kadar soyulduğunu anlattı. Ters kelepçelenerek cenin pozisyonuna getirilen diplomatlara copla tecavüz tehditleri bir süre daha devam etti, “Burada cop sokuyoruz, bunları duymuşsundur, hepsi doğru” denildi.

DIŞARIDAN GELEN ‘PROFESYONEL EKİP’

-Gözaltındakiler, işkence uygulayan kişilerin sesinin, yüzlerini gördükleri polisler olmadığını ifade ederken, 1 kişi “biz dışarıdan geldik, profesyonel bir ekibiz” dediklerini anlattı.

-Gözaltındakiler doktor muayenesine çıkarıldı, ancak yanlarında polis bulunduğu için yaşadıklarını doktora anlatamadı. Bir kişinin süründürme nedeniyle dizlerinde meydana morluklar önce doktor raporunda belirtildi, sonrasında “darp cebir izi yoktur” diye rapor yazıldı. Diğer raporun akıbeti bilinmiyor. 

-İşkence gören bir kişi, koğuşuna götürüldükten sonra bayılarak ambulansla hastaneye kaldırıldığını, sonrasında 48 saat boyunca uyuyamadığını anlattı. 

HAKİMİN İŞKENCE ŞİKAYETİNE YANITI: BENİM İŞİM DEĞİL

-İşkenceye maruz kalan kişiler, yaşadıklarını, gözaltı süresinin uzatılması kararını veren Sulh Ceza Hakimine anlattı. Ancak hakim, “ben doktor değilim, bu benim işim değil, doktora anlatın bunları” dedi.

‘İŞKENCEYE MARUZ KALDIKLARINI DOĞRULAMAKTADIR’

Raporun değerlendirme bölümünde, gözaltı dosyalarında kötü muamele kaydı bulunmadığı belirtilirken, ancak doktor raporunun varlığının tek başına işkence ve kötü muamele yaşanmadığının göstergesi olmadığı vurgulandı. Kişilerin, polis nezaretinde doktor muayenesine hukuka aykırı bir şekilde çıkarıldığı belirtildi. 

Raporda, “Dinlenen kişilerin anlatımları birbirleri ile çelişmemekte, aksine uyum göstermektedir. Anlatımlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, kişilerin darp, cebir izi bırakılmayacak şekilde işkence ve kötü muameleye maruz kaldıklarını doğrulamaktadır” denildi. 

Ulusal ve uluslararası yasa ve sözleşmelerdeki işkence yasağına dair maddelerin hatırlatıldığı raporda, “Yukarıdaki tespitler de dikkate alınarak ilgililer hakkında derhal soruşturma başlatılmalı ve işkence suçuna göz yuman ve işkence suçunu işleyen kişiler başta olmak üzere kişilerin maddi ve manevi varlığına saldırıda bulunan kişilerin tespit edilerek cezalandırılması gerekmektedir” ifadeleri yer aldı.

HALA GÖZALTINDALAR

Raporda, gözaltı süreci devam ettiği için soruşturmayı yürüten polislerin derhal soruşturmadan el çektirilmesi ve görevden alınması, polisler hakkında jandarmanın yürüteceği bir soruşturma başlatılması, kamera görüntülerinin toplanması ve gözaltında bulunan tüm şüphelilerin emniyet ifadelerinin tamamlanması beklenmeden savcılık karşısına çıkarılması gerektiği belirtildi. 

Raporda, ayrıca işkence şikayetine “Benim için değil” yanıtını veren Sulh Ceza Hakimi hakkında da yasal işlem başlatılması gerektiği kaydedildi.