Bakan Gürlek’ten İmamoğlu açıklaması: Soruşturma başladı diye kimse suçlu ilan edilemez
Bakan Gürlek’ten İmamoğlu açıklaması: Soruşturma başladı diye kimse suçlu ilan edilemez
14.02.202607:32
Haber Merkezi
36

Adalet Bakanlığı görevine getirilen Akın Gürlek, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gerçekleşen olaylı yemin töreninin ardından gündeme ilişkin ilk değerlendirmelerini paylaştı. Gürlek, İBB soruşturmasına ilişkin, "Soruşturma başladı diye kimse suçlu ilan edilemez" ifadelerini kullanarak; davanın canlı yayınlanabileceğini belirtti. Öte yandan, 86 milyonun bakanı olduğunu belirten Gürlek, yargı sisteminde gerçekleştirmeyi planladığı projelerini de açıkladı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, göreve başlamasının ardından ilk kez A Haber canlı yayınında gündemdeki başlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürlek, TBMM’deki yemin töreni sırasında yaşanan tartışmalar için “kurumların yıpratılmaması” gerektiğini belirtirken, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturmasına dair “Soruşturma başladı diye kimse suçlu ilan edilemez” dedi ve yargı süreçlerine talimat veremeyeceğini vurguladı. İBB davasının canlı yayınlanması tartışmasına da değinen Gürlek, mevcut mevzuatta buna ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, TBMM’nin bu yönde irade ortaya koyması halinde yayınlamanın mümkün olabileceğini ifade etti; mahkeme salonlarının “siyaset arenası”na dönüşmemesi gerektiğini söyledi.

Gürlek ayrıca Ekrem İmamoğlu ile ilgili yargılamaların farklı mahkemelerde sürdüğünü belirtirken, tutukluların avukatlar ve ziyaretçilerle görüşmeleri ile görüşmeler sırasında not iletimi konusunda uygulamada “mevzuat boşluğu” bulunduğunu, bu alanda yasal düzenleme hazırlanması için talimat verdiğini kaydetti.

"86 MİLYONUN ADALET BAKANIYIM"

Konuşmasına, "86 milyonumuzun adalet bakanıyım. 86 milyon vatandaşımızın hak ve hukuk sorunlarını dinlemek için, çözmek için atandım. Benim kapım herkese, her siyasete açık." ifadeleriyle başlayan Bakan Gürlek, Meclis'te yaşanan gerilime ilişkin de çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Benim için farklı bir ortamdı. Sayın İçişleri Bakanımız ile birlikte Meclis kürsüsüne davet edildik. Ben bunun örgütlü bir iş olup olmadığını bilemem ama... Bir kurum adına yemin ediyoruz. Olayların yaşanması gerçekten beni üzdü. Örgütlü bir yapı olarak yapıldı mı yapılmadı mı bilemem. Metin okunurken birden ortalık karıştı. Ben açıkçası bu kadar karışıklık olduğunu bilmiyordum. Daha önce AK Parti'deki milletvekillerimiz bir karışıklık beklendiğini söyleyerek beni uyarmıştı.Bizim kurumları yıpratmamamız lazım. Orası TBMM. Oradaki şahıs Akın Gürlek değil. TBMM çok saygın bir kurum. Bu tartışmalarla kürsüyü işgal etmek bize, çok saygın milletvekillerine de yakışmadı. Ben de sonra yaşananları televizyondan izledim. Ben 86 milyonun adalet bakanıyım. Kapım tüm partilere açık. Diyalog kapılarını kapatmamalıyız. Ben Adalet Bakanlığı'nı temsil ediyorum. Onların da hakla hukukla sorunu varsa onlarla da görüşürüz.

"KULİSTE HERKESLE EL SIKIŞMIŞTIM"

Gürlek, yemin etmek üzere kürsüye çıkmadan önce herkesle el sıkıştığını ve gayet ılımlı bir atmosferin olduğunu vurgulayarak; daha sonra yaşanan gerilime şaşırdığını söyledi.

Meclis'e gelmeden önce Bekir Bey'in odasında bekledik. Muhabbet ettik, tebrik ettiler. CHP'den de tebrik edenler oldu ama... Orası çok sakin ve nezaketli bir ortamdı. Birden kapıdan geçtikten sonra insanlar üzerime geldi. Ben kitapçık fırlatıldığını da sonradan gördüm.Ben naçizane bir insanım ama Meclis bizim göz bebeğimiz. Meclis'in yıpratılmaması gerekiyor.

"ARTIK YARGIYA TALİMAT VEREMEM"

Gürlek, yürüyen yargı süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, artık Adalet Bakanı sıfatıyla mahkeme heyetlerine herhangi bir telkin ya da talimat vermesinin söz konusu olamayacağını söyledi. Soruşturma aşamasına ilişkin bilgi verebileceğini belirten Gürlek, İBB davası sürecinde; Cumhuriyet savcılarının ihbar üzerine harekete geçtiğini, makama ya da mevkiye değil suç unsuru bulunup bulunmadığına baktıklarını ifade etti.

Cumhuriyet Savcıları ihbar üzerine harekete geçer. Makama mevkiiye bakmayız, suç var mı ona bakarız. Bir kısım da kendi içlerinden, CHP'den başvurular vardı. CMK 170. madde uyarınca soruşturma makul şüphe üzerine başlar. Makul şüphe varsa soruşturma başlatılmak zorunda. Şahsın siyasi kimliğinin olması, ünü bizi ilgilendirmiyor. Parti içerisinden başvurular neticesinde biz soruşturmaya başladık.

"BİZ EN BAŞINDAN BERİ TANIKLARLA DEĞİL, DELİLLERLE YÜRÜDÜK"

"Cumhuriyet savcısı ciddi iddialar karşısında ben bunu yapmıyorum diyemez. Para kuleleri dosyasını biz zaten getirmiştik. Sonra bu şahıslar İBB dosyasında şüpheli olarak öne çıktı. Para kulelerinde görüntüye yansıyan kişiler İBB dosyasının da ana karakterleriydi. Bir kısmı yönetici, bir kısmı örgüt üyesi dedik ama ben isim vermeyeyim. Soruşturma başladı diye kimse suçlu değildir. Şahıslarla soruşturmayı karıştırmamalıyız.

Ben artık adalet bakanıyım ve yürüyen yargı süreçleriyle ilgili kesinlikle talimatta bulunamam ama iddianamede deliller açıkça ortada. Tanık beyanına dayanan deliller yok. Biz en başından beri tanıklarla değil, delillerle yürüdük. MASAK raporu var. Aziz İhsan Aktaş da iddialarını delillendirdi. Aktaş diyor ki hesabıma para yattı. Bakıyoruz gerçekten rüşvetten sonra hesaba para yatmış. Şahıslar özelinde anlatmak istemiyorum. Dosya kapsamındaki deliller zaten iddianamede var."

"HER ETKİN PİŞMANLIKTAN FAYDALANALIM DİYENİ BIRAKMADIK"

Gizli tanık beyanlarına ilişkin soruları da yanıtlayan Gürlek, dosyadaki hiçbir tanığa baskı yapılmasının söz konusu olmadığını belirtti.

Gizli tanık beyanı elbette tanık beyanıdır. Mahkeme tanıkları huzurunda da dinleyecek. Sanıkların tanıklara doğrudan soru sorma hakkı var. Tanıkların beyanlarında avukatları da var. Siz şu ana kadar hiç bir gizli tanıdığın bana baskı yapıldı dediğini duydunuz mu?

Gürlek, etkin pişmanlık başvurusunda bulunan ve kabul edilmeyenin olup olmadığına yönelik yöneltilen soruya ise, "Etnik pişmanlık örgüt suçlarında önemli, ceza indirim sebebi. Bakın, etkin pişmanlık hakimin takdirine göre ceza indirim sebebidir. Biz de artık anlatalım ki faydalanalım dediler. Biz her etkin pişmanlıktan faydalanalım diyeni bırakmadık. Bilgilerin teyit edilmesi gerekiyor. HTS ve baz kayıtları ile doğruluyoruz." şeklinde cevap verdi.

Etkin pişmanlıkta bulunulduğu zaman ve hakim ve savcının samimiyete inanması, bilgileri teyit etmesi gerekiyor. İndirim oranını da mahkeme belirliyor. Etkin pişmanlıkta bulunan şahıs doğrudan beraat edecek denilmesi yanlış.

"MAHKEMELER SİYASİ ŞOV YERİ DEĞİLDİR"

Bakan Gürlek, ana muhalefet partisi CHP'nin İmamoğlu davasının canlı yayınlanmasını talebinin yerine getirilip getirilemeyeceği hakkında, "Mevzuatta böyle bir düzenleme yok ama yüce Meclis bu konuda bir irade gösterirse yayınlanabilir. Mahkeme salonları siyaset arenası değildir, siyasi propaganda yapılamaz. Hakimler de propagandalardan etkilenmez. Siyasi şov yeri değildir mahkemeler. Maddi delillere göre hakimler Türk milleti adına yargılar ve karar verir." ifadelerini kullandı.

"TUTUKLU-AVUKAT MEVZUATINDA DÜZENLEMEYE GİDİLECEK"

Mahkeme salonundan görüntü alınması ve paylaşılması gündemine ilişkin de konuşan Gürlek, "Görüntü kaydetmek TCK'da suç. En son Bakırköy Başsavcılığımız soruşturma başlatmıştı. İçeriye telefonun sokulmaması gerekiyor başta. Görüntü alınamaz ve dışarıya verilemez. Bunlarla ilgili de gerekli hassasiyeti göstereceğiz." dedi.

Tutuklularda yasal mevzuat boşluğu var. Ben Adalet Bakanlığı sürecimde talimat verdim, yasal düzenleme yapacağız. Tutuklu ve hükümlü ayrımı var. Gece üçte avukat da gitse görüşebilir tutuklu. Kanunda düzenleme yapılması gerekiyor. Cezaevlerine saat sabah sekizde gelip gece çıkıyorlar. Mevzuatta bir eksiklik var. Avukatlarla görüşülmesi ve not verilmesi konusunda eksiklik var. Yargılama işlerini mahkemeler yapıyor. İmamoğlu'nun davaları ayrı ayrı mahkemelerde. Delil durumu ve suç vasfı da değişebilir. Yargılamada bunlar olur.

"MİLLETİMİZE SÖZ Kİ YASA DIŞI BAHİSİ KURTARACAĞIZ"

Başsavcı olduğu andan itibaren yasa dışı bahisle mücadele ettiğini belirten Gürlek, şike soruşturmalarının daha da genişleyeceğini duyurdu.

Ben yasa dışı bahisle mücadele ettim. Bunu çözdük. Şu anda bakan olarak da bu sorunu çözmeyi düşünüyoruz. Bu bahis şirketlerinde sürekli yöntem değişiyor. Biz bir siteyi kabul ediyoruz ama sitenin sonuna bir nokta koyulup siteler yeniden açılıyor. Futbolda şikede de önemli operasyonlar yaptık. Şikenin yapılmaması lazım. Bu konuda hassas çalışmalar yürüttük. TFF'nin tüzükleri var ama bizim kriterimiz farklıydı. Bir futbolcunun bahis oynaması bizim kanunlarımıza göre suç değil. kendi maçta olması lazım. İstanbul Adliyesi bu konuda çalışıyor. Ben bakan olarak söz veriyorum yasa dışı bahsin kökünü kazıyacağız.

Başsavcıyken mücadele ettiği konuların üzerine bakanlık göreviyle de gitmeye devam edeceğini söyleyen Gürlek, "Yasa dışı bahis şirketleri tether üzerinden parayı yurt dışına kaçırıyor. 460 milyon lira ve diğer şahısta 500 milyon dolar paraya el koyduk ve Türkiye'ye getirip hazineye kazandırdık. Yasa dışı bahis paralarının hazineye kazandırılması lazım. Yoksa bu paralar mafyaya gidiyor. Zaten yasa dışı bahis konusunda komisyon da kuruldu. Ben başsavcıyken bu işin sonuna kadar gitmiştim, bakan olarak da gideceğim. Bizim bunu tamamen kurutmamız gerek." ifadelerini kullandı.

"GRİ LİSTEDEN ÇIKMA NOKTASINA GELDİK"

"Tüm Türkiye'de HSK büro kurdu. Çok büyük aracı kurumlar var, yöntemler sürekli değişiyor. Çok fazla detay anlatabilirim, bu konuya vakıfım. Papara'ya el koyduk mesela. Yasa dışı bahsi bitirmek istiyoruz. Bu mesele yurt dışında da kanayan bir yara. Yeni dönemde de çalışmalar yapacağız. Biz 2025 yılında aklama bürosunun yaptığı operasyonlardan 80 milyar TL kamu zararını ortaya çıkardık. Diğer verileri, tüm Türkiye verilerini henüz alamadım yeni bakan olduğum için.

Suç varsa bütün cumhuriyet savcıları üzerine gitmek zorunda. Eğer bir ülkede kamu düzeni, adalet güvenliği varsa Türkiye kalkınır. Şu anda gri listeden çıkma noktasına geldik."

"EN BÜYÜK SORUNUMUZ UYUŞTURUCU"

Gürlek, sanat ve medya dünyasından birçok isime yönelik de yürütülen uyuşturucu operasyonları hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Ben başsavcıyken de kesinlikle taahhütte bulunmuştum. Bu ülkenin en büyük sorunu uyuşturucu. Anneler, babalar bana geliyordu. Bu uyuşturucu illetinden kurtulmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Kanunda "içicilik", "ticaret", "bulundurma" var. TCK 191 var. içicilikte iki yıldan beş yıla ceza var. Bir defaya mahsus olmak üzere ceza ertelenebilir ama tekrar kullanırsa, tedavi olmazsa hapse girer. İçmek suçtur.

"HEDEFİMİZDE UYUŞTURUU BARONLARI VAR"

Operasyonların sadece kullanıcılara yönelik olduğu iddialarını reddeden Gürlek, topyekün bir mücadelenin verildiğini ve verileceğini vurguladı. Gürlek, "Torbacı var, onun altında da dağıtan bir kişi var. Biz içicilerden dağıtana, oradan torbacıya ve ana üreticiye ulaşmıştık. Dört tane İstanbul'un en büyük ana dağıtıcıya ulaştık. Dağıtıcı, torbacı ve İstanbul'a tamamen dağıtan...Hepsine vakıfız." dedi.

Çetin Gören bir baron. Bu operasyonlar rastgele yapılmıyor. Ülkeler de uyuşturucu suçlarından iade sürecine başladı. Aileler de memnun. Hepimizin çoluk çocuğu var. Gerekli adımları atacağız. Topluma da bu insanların rehabilite edilerek kazandırılması gerekiyor. Kocaeli'de pilot bir rehabilitasyon merkezi uygulaması var. Biz bu işten kurtuluruz, onda sıkıntı yok. Şahısların mesleklerine ünvanlarına bakmadan çalışıyoruz. Eski bakanımız zamanında da çok önemli operasyonlar yapıldı. Biz bu işten kurtuluruz, onda sıkıntı yok. Şahısların mesleklerine ünvanlarına bakmadan çalışıyoruz. Eski bakanımız zamanında da çok önemli operasyonlar yapıldı. Talep olunca yurt dışından getiriliyor.

"AİLELERDEN ÇOK HAYIR DUASI ALIYORUZ"

"Kasım Garipoğlu İstanbul'un göbeğindeki yalıda üç gün parti yapıyordu. İki, üç kilo kokain içiliyor, münasebetsiz ilişkiler yaşanıyor. Ben buna müsaade edemem. Soruşturmada şoförler, barmenler itirafçı oldu biliyorsunuz zaten." ifadelerini kullanan Gürlek, operasyonların çok başarılı olduğunu söyledi.

Uyuşturucuyu artık dünya kabul ediyor. Dubai'den iade edilenler oldu. Bu sadece benim değil, bir devletin politikası. Önceki dönem içişleri ve adalet bakanlarımıza da teşekkür etmek istiyorum. Biz de üzerine koyarak gideceğiz. Ben uyuşturucu ve fuhuş operasyonlarından memnunum. Anadolu'dan kızlarımız burada özel bir hayat varmış gibi buraya geliyor ve bağımlı oluyor. Artık partiler verilemiyor, ünlüler rahatça satın alamıyor. Genç kızlarımız da özeniyor, bu bataklığa düşüyor. Biz ailelerden çok hayır duası alıyoruz.

"SOSYAL MEDYAYLA YARGILAMAYI ETKİLEMEYE ÇALIŞIYORLAR"

Gürlek, Sosyal medyada linç var. Sosyal medyada bir şahıs yorum yapacaksa kesinlikle kimliği belli olacak. Herkes itibar suikastına uğruyor. Yargılamayı etkilemeye çalışıyorlar. Şahıs açıklama yapınca kimliği belli olduğu için cezalandırılacak. Ben de bu konuyu önemsiyorum." şeklinde konuştu.

"FETÖ İLE MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK"

"FETÖ ile mücadele devam edecek. Büyük davalara bakmak bana nasip oldu. Devlet ve ülke için tehdit. Yeni yapılanmanın üzerine de gidiliyor. Mücadelede sonuna kadar gidilecek. Sürekli şekil ve isim değiştiriyorlar. FETÖ bizim kırmızı çizgimiz. Bu konuda mücadelemiz devam edecek."

"TÜM TİCARET MAHKEMELERİ TEK BİNADA TOPLANACAK"

Yargı sistemine ilişkin çeşitli projelerinin olduğunu belirten Gürlek, "Boşanma, kadastro davaları çok uzun sürüyor. Benim dönemimde şu şekilde bir sistem kurmayı düşünüyorum. Alo Adalet hattı kuracağız. Örneğin 17 celsedir boşanma davası bitmemiş ya da bir kira davası 8 celsedir devam ediyor, hattı arayacaklar. Yargıdaki mağduriyetleri inşallah en kısa sürede çözeceğiz." dedi.

Ticaret mahkemeleri de çok önemli mahkemeler. İzmir, İstanbul ve Ankara'da kurmayı düşünüyoruz ama öncelikle İstanbul'da ticaret mahkemelerinin hepsini bir araya toplamak istiyoruz. Bütün ticaret mahkemeleri orada bir kompleksin içerisinde olacak ve ticaret hakimlerimiz bu binalarda göreve yapacak. Avukatların da işleri kolaylaşacak. Farklı kararlar da çıkmayacak. Ticaret önemli. Ticarette güven sağlanırsa şirketler de yatırım yapar."

"CUMHURBAŞKANIMIZ DA ÇOK ÜZÜLDÜ"

"Cumhurbaşkanımız da yaşananları izledi. Meclis'teki görüntüler nahoştu. Tekrar söylüyorum. Ben basit bir insanım. Şahıslar önemli değil. Kurumlarımızın yıpratılmaması lazım. Cumhurbaşkanımız da üzüldü. Tekrardan kendisine şükranlarımı sunuyorum.

Yargının sorunlarını ben çok iyi biliyorum. Bütün adalet personelimize huzurlarınızda şükranlarımı sunuyorum. Dışarıdan göründüğü gibi değil. Bazen sabah üçe dörde kadar sabahlanıyor."

"YAŞ ARALIKLARIYLA İLGİLİ DE DÜZENLEME YAPACAĞIZ"

"Ben başsavcı olarak görev yaparken Daltonlar'a, Casper'lara bütün operasyonları yaptık. Teşvik ediliyor. Kanun olarak eksiklerimiz var ama 11. Yargı Paketi'nde buna yönelik düzenlemeler yapıldı. 12. paket çalışmalarımız da devam ediyor, buna yönelik düzenleme yapacağız.

Ben Minguzzi ailesinin de hep yanında oldum, aradım. 18 yaşa kadar yasada çocuk sayılıyor. Yaş aralıklarıyla ilgili de düzenleme yapacağız. Suça sürüklenen çocuk olarak geçiyor ceza kanununda. kavramlar değişebilir. Üzerine çalışma yapacağız.

Ben makamın sahibi değil emanetçisiyim. Adalet ülkenin namusudur. İnsanların ideolojisine bakmadan herkesin yanında olacağım."

"SİYASİ PARTİLERİN KAPATILMASI SÖZ KONUSU OLAMAZ"

"Ben siyasi değilim. 86 milyonun adalet bakanıyım. Kapım adalet peşinde olan herkese açık. Dosyanın kapağında ne yazdığı bizim için önemli değil. Suçun olup olmaması. Siyasi partilerin kapatılması olmaz. Bunu zorlaştıran da zaten AK Parti. CHP'nin kapatılması ihbarı tamamen yanlış bilgi.

Hakim ve savcı dosyanın kapağına bakmaz. Dosyada tamamen delillere göre karar verilir. Uygulamadaki eksikliği konuştuk, şahıs bazında konuşmadık.Güçlüden yana değiliz. Halktan yana, mağdurun yanındayız. Adalet çok önemli bir kavram. Biz adalet hizmetçisiyiz.

Şahısları eleştirmemek lazım. Onlar beni eleştirdi, ailemi hedef gösterdi, çocuklarımı tehdit etti diye ben işimi yapmayacak değilim. Birilerinin gönlü olacak diye bir savcı dosyadaki delilleri görmezden gelemez."

"15 BİN KADRO ALDIK, ATAMALARI YAPILACAK"

"İstanbul'da çalışan meslektaşlarımızın yaşam şartları çok zor. Lojman sorunu çok şükür şu anda 60 ilde çözüldü. Ben Yılmaz bakanımıza buradan teşekkür ediyorum bunun için. Yargı camiasının ne kadar fedakarca çalıştığının ben tanığıyım.15 bin kadro aldık, atamalar yakın zamanda başlayacak."

"MAKAMLAR VE MEVKİLER GELİP GEÇİCİDİR"

Gürlek, özel hayatına ilişkin de paylaşımlarda bulunarak "Makamlar, mevkiler gelip geçicidir. Önemli olan hoş bir seda bırakmak." ifadelerini kullandı.

Maalesef biz tarafsızlığımıza gölge düşmesin diye görev süresince canlı yayınlara katılamadık ve açıklama yapamazdık. Ben öncelikle bir aile babasıyım. İnsan ilişkilerine ve dostluklara önem veriyoruz. Makamlar, mevkiler gelip geçicidir. Önemli olan hoş bir seda bırakmak. Ailemle vakit geçirmek, futbol maçları izlemek ve kitap okumak hobilerim diyelim. Şahıslar gider. Yerimize gelecek arkadaş da görevimize kaldığı yerden devam edecektir. İstanbul'da görev yapan tüm arkadaşlarımıza özverileri ve fedakarlıkları için ayrı ayrı teşekkür ediyorum.


Editör: N. Cingirt
Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.