Selçuk Bayraktar, Erdoğan'ın yeni kurmaya çalıştığı siyasetinin ‘bayrak taşıyıcısı' mı oldu?
Selçuk Bayraktar, Erdoğan'ın yeni kurmaya çalıştığı siyasetinin ‘bayrak taşıyıcısı' mı oldu?
29.08.202506:09
Haber Merkezi
82

Selçuk Bayraktar daha önce siyasete uzak durduğunu söylüyordu. Ancak düzenlediği etkinliklerden yeni kurduğu sosyal medya platformuna iktidarın kaybettiği kitleyi geri getirebilme anlamında kritik isimlerden biri haline geldi. Belki de Erdoğan ‘yeni hikâyeyi getirecek isim’ olarak kendisini görüyor

2023 yılı başlarıydı. Gazetecilerin katıldığı bir toplantı... Bir önceki yılın ortalarından itibaren Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar’ın mayıs 2023’deki seçimde ‘cumhurbaşkanı adayı’ gösterilebileceği iddiaları konuşuluyordu. Bu toplantıda Bayraktar’a bu iddialar (gazeteci Özlem Gürses) tarafından soruldu. Yanıtı şu oluyor:

"Bu aralar galiba böyle bir tevatür dönüyor. İnsanoğlunun hayal gücünün sınırlarına kimse gem vurmak istemez. İnsanoğlu doğası gereği yaratıcı bir varlık. Hayalleriyle birlikte değişik fanteziler de üretiyor. Ama bunlar tevatürden ibaret. Cumhur İttifakı’nın adayı bildiğim kadarıyla çok uzun zamandır belli. Ben siyasette de değilim. Bir taraftan bana çok kızıyorlar. Niye siyasete giriyorsun diye. Girmiyorum ki; atılan iftiraya yanıt veriyorum. Bir taraftan da 'illa gel'. Ya neden geleyim? Yani işimi yapamıyor muyum, onunla alakalı bir şikayet mi var?’" …

O günden bugüne aradan geçen 1.5 yılı aşan sürede dünyada da Türkiye’de de çok şey değişti. (Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı ve 2028 hedefi değişmedi.) Özellikle Türkiye’nin yakın çevresinde (7 Ekim 2023’ün önemli tetikleyicisi olduğu-elbette geçmişi daha da geriye giden) çatışmalı bir süreç başladı. İsrail’in bölgedeki ‘dizayn çalışmasından’ Gazze’deki soykırıma, siyasetin dilinden, seçmenlerin beklentisine merkezi ‘güvenlik-savunma’ olan bir öncelik durumu gelişti-pekişti. Türkiye’de iki önemli gelişme paralel yürümeye başladı. Ekim 2024’te MHP lideri Devlet Bahçeli’nin (elbette daha önce görüşmeleri süren) Kürt sorununda barışı arayan çıkışı... Erdoğan’ın bu konuda ‘daha yavaş adımlarla’ ilerleyişi... Suriye’deki gelişmelerin yarattığı riskler...

19 Mart 2025 ile ana muhalefeti, partinin cumhurbaşkanı adayı, yakın çevresi ve pek çok belediyesini hedef alan ‘yargısal operasyon’... CHP’nin 19 Mart sonrası bu hamleyle geri çekilmemesi, anketlere göre halkın önemli bir bölümünün konunun yargıdan çok siyaset mühendisliğinin bir ürünü olduğunu düşündüğü yönündeydi.

Erdoğan; kişiliğinde eriyen partisinin Türkiye’yi, siyasi olarak merkezinde ‘yargı’nın ya da ‘din-ümmet üzerinden verdiği mesajların’ ya da sürpriz yeni ittifakların olduğu bir düzlemde yürütmesinin imkanı kalmadığını, giderek imkansız hale geldiğini görüyor. Bu aşamada uzun süredir örülen, bir ayağı ‘güvenlik’ diğer ayağı tabanı ‘teknoloji merkezli genç hareket’ olan Teknofest’ler devreye girdi. Tutmayan ‘dindar-kindar’ nesil projesi yerine ‘örneği Selçuk Bayraktar’da cisimleşen, sadece İslam dünyasına değil kendi kimliğini kaybetmeden dünyanın geneline açılan-iş yapan bir nesil’… Çerçevelenmeye çalışılan bu yeni neslin muhafazakârlar kadar milliyetçileri de hatta yeni vurgularla kimi ulusalcı kendini laik olarak tanımlayanları da kucaklaması bekleniyor. 30 Ağustos’un anlamına vurgudan Atatürk’ün yatı Savanora’nın Teknofest Mavi Vatan’da ana unsurlarından biri haline getirilmesine örnek gösterilebilir.

Erdoğan dün burada yaptığı konuşmada "Teknofest gençliği özellikle bentleri tek tek yıkarak dolu dizgin geliyor. Onca algı çalışmasına ve provokasyona rağmen gençlerimiz kendilerine güveniyor, yarınlara umutla bakıyor" diyecekti.

Selçuk Bayraktar da bu konuda şunları söyledi:

"12-21 Eylül'de TEKNOFEST'in kendisi gerçekleşecek. Bu sadece bir uzantısı gibi düşünelim. Milli eserlerimizi, Mavi Vatan'ı sevdirebileceğimiz özel bir etkinlik olarak düzenleniyor. Donanmamızdan gelen talep doğrultusunda düzenlendi. Bu bir ilk. Cumhuriyet tarihimizde hatta tüm tarihimizde ilk defa bir deniz festivali düzenleniyor. Gök festivalleri olmuş ama denizcilik hiç olmamış. Tam bağımsız ve müreffeh olmanın yolu yüksek teknoloji üretmekten geçiyor. Geçmişten geleceğe bir köprü kurmaktan geçiyor. Bizim amacımız da köklerini unutmadan, geleceğe köprüler inşa eden nesiller geliştirmek. NSosyal’den kayıt yaptıranlar öncelikli giriş yapabilecek."

Elbette burada ‘donanmadan herkese böyle etkinlik talepleri geliyor mu’dan kendi sosyal medya ağının etkinliğin düzenleneceği İstanbul Tersanesi Komutanlığı’na girişte nasıl bir öncelik tanımaya fırsat vereceği tartışılır. Oraya gelene kadar sorulacak pek çok soruyla birlikte. Bir zamanlar Türkiye’de gazeteciler herkesle görüşüp, soruları yöneltebiliyordu.

Bitirirken…

Selçuk Bayraktar daha önce siyasete uzak durduğunu söylüyordu. Ancak düzenlediği etkinliklerden yeni kurduğu sosyal medya platformuna iktidarın kaybettiği kitleyi geri getirebilme anlamında kritik isimlerden biri haline geldi. Belki de Erdoğan ‘yeni hikâyeyi getirecek isim’ olarak kendisini görüyor. Savunma sanayiindeki gelişmeler buradaki yaşananlar iktidarı, ortaklarını, yakın geleceği önemli ölçüde etkileyecek. Ancak her ne olursa olsun demokrasinin, hukukun olmadığı yerlerde hikayeler dönüp dolaşıp duvara çarpıyor. Gün kurtuluyor, diye bakılıyor ama gelecek kayboluyor.  

Murat Sabuncu


Editör: N. Cingirt
Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.