Melenağzı köyü esnaflarından merhum Hacı Ahmet Urhan’ın oğlu, Seher Urhan’ın eşi, Emine Elif Aykut’un babası, Yunus Şahin ve Kadem Sarı’nın kayınpeder
Melenağzı köyü esnaflarından merhum Hacı Ahmet Urhan’ın oğlu, Seher Urhan’ın eşi, Emine Elif Aykut’un babası, Yunus Şahin ve Kadem Sarı’nın kayınpeder
21.03.202610:16
Haber Merkezi
53

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı savaş dördüncü haftasına girerken, çatışmaların başında "tarafsız" kalmaya çalışan Körfez ülkelerinde eksen kayması yaşanıyor. Middle East Eye'ın haberine göre; İran'ın füze yağmuruna tuttuğu Suudi Arabistan ve BAE'nin İran'a karşı Washington'a askeri üslerini açma ve Hürmüz Boğazı'ndaki operasyonlara fiilen katılma kararı alma aşamasına geldi. ABD'nin on binlerce kara birliğinin bölgeye kaydırıldığı bildiriliyor.

Savaşın ilk günlerinde topraklarının İran'a karşı bir saldırı üssü (sıçrama tahtası) olarak kullanılmasına karşı çıkan ve Washington'ı bu savaştan caydırmaya çalışan Suudi Arabistan ve BAE, İran'ın doğrudan Körfez'in enerji ve sivil altyapılarını hedef alması üzerine safını netleştiriyor. Middle East Eye'ın (MEE) üst düzey güvenlik kaynaklarına dayandırdığı analizi, Körfez'in ABD-İsrail eksenli savaşa dahil olmak üzere olduğunu ortaya koydu. MEE'ye konuşan yetkililere göre, ABD Savunma Bakanlığı'nın üst düzey yetkililerinden Elbridge Colby ile Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman arasında bu ayın başlarında kritik bir telefon görüşmesi gerçekleştirildi. Bu görüşmenin ardından Riyad yönetimi, ABD ordusuna Batı Suudi Arabistan'daki Taif Kral Fahd Hava Üssü'nü kullanma ve genişletilmiş üst geçiş izinleri verdi.

Taif Üssü, İran'ın kamikaze İHA'larının menzilinden daha uzakta (güvenli) olması ve aynı zamanda Kızıldeniz'deki kritik lojistik merkezi Cidde Limanı'na yakınlığı nedeniyle ABD için hayati önem taşıyor. Eski ve mevcut ABD'li yetkililer, Doğu Asya'dan yola çıkan on binlerce "ABD kara birliğinin" bölgeye ulaştığında uzun süreli bir savaş için Cidde üzerinden ikmal edileceğini belirtiyor.

BAE: "9 AYLIK SAVAŞA HAZIRIZ"

Haberde BAE'nin tutumundaki sertleşmeye de dikkat çekildi. BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayed'in, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yakın zamanda yaptığı bir telefon görüşmesinde, "BAE'nin 9 aya kadar sürecek uzun bir savaşa hazırlıklı olduğunu ve savaşı erken bitirmesi için Washington'a hiçbir baskı yapmayacaklarını" ilettiği ortaya çıktı.

Çatışmaların başından bu yana BAE hava savunma sistemlerinin tam 338 balistik füze ve 1.740 İran İHA'sını engellemek zorunda kalması, Abu Dabi yönetiminin İran'a yönelik "cezalandırma" motivasyonunu artırmış durumda.

KÖRFEZ'DEKİ İKİLEM: İSRAİL İLE AYNI SAFTA GÖRÜNMEK

Uzmanlara göre Körfez monarşileri büyük bir ikilem yaşıyor. Bir yandan "İslam komşusu" İran'a karşı İsrail ve ABD ile aynı safta görünmenin tarihsel ve toplumsal risklerinden çekinen Körfez ülkeleri, diğer yandan İran'ın (Katar'daki Ras Laffan LNG tesisi gibi) devasa enerji altyapılarını tek hamlede yok edebilme ve Hürmüz Boğazı'nı kapatarak tüm bölgeyi rehin alma gücünden derin bir endişe duyuyor.

Princeton Üniversitesi'nden Prof. Bernard Haykel'e göre, Suudi Arabistan ve BAE artık "Hürmüz Boğazı'nı kapatarak bölgeden haraç kesebilen bu sertlik yanlısı rejimle bir arada yaşayamayacaklarını" anladı. Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan'ın İran'a yönelik son açıklamaları da ABD istihbarat çevrelerinde açık bir "savaş sözü/kırmızı çizgi" olarak yorumlandı.

HÜRMÜZ'E ASKERİ MÜDAHALE SİNYALİ

Haberdeki en kritik detaylardan biri ise küresel ekonominin can damarı Hürmüz Boğazı'nın akıbeti. Avrupa (NATO) ve Asyalı müttefiklerinden Hürmüz'ü zorla açmak için destek bulamayan ve onlara "Korkaklar" diyerek tepki gösteren Donald Trump yönetimi, bu desteği Körfez'den alabilir.

BAE Devlet Başkanı'nın diplomatik danışmanı Enver Gargaş'ın, ABD'nin Hürmüz'ü İran'dan geri alma operasyonuna BAE'nin de katılabileceğini sinyallemesi, Körfez'in artık sadece "savunma" değil, Hürmüz özelinde "ölümcül savunma/operasyonel" adımlar atabileceğinin en net göstergesi olarak yorumlanıyor. Uzmanlar, BAE ve Suudi Arabistan'ın askeri gücünün İran'ı tek başına yıkmaya yetmeyeceğini ancak ABD savaş uçaklarının uçak gemileri yerine doğrudan Zahran (Dhahran) gibi İran'a sadece 130 mil uzaklıktaki Suudi üslerinden kalkmasının "savaşın askeri denklemini tamamen değiştireceğini" vurguluyor.


Editör: N. Cingirt
Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.