DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Halep'te yeni bir Halepçe denemesi yapıldı. Kürtleri 'soykırım kıskacında' tutarak, çürümüş rejimlerinizi ayakta tutamayacaksınız” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Meclis’te partisinin haftalık grup toplantısında gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bakırhan, dünya ve Ortadoğu’daki çatışmalara işaret ederek, kimsenin başını yastığa huzur ve güvenle koymadığını dile getirdi. Dünyanın temelinin çatlamış bir bina gibi sağa sola sallanıp durduğunu belirten Bakırhan, “Dünyada artık kural değil, pazarlık işliyor. Egemenlik bir tapu senedi gibi değil, her an ihlal edilen bir olguya dönüşmüş durumda. Hukuk, iktidarın elinde halkı hizaya sokan bir sopaya dönüşmüş” diye kaydetti.
'Toplumsal barışı büyütmek...'
Bakırhan, “Yeni dönemi doğru okumayan, kendi siyasetini de doğru hayata geçiremez diyor. Bizim görevimiz, korku siyasetine karşı kurucu, demokratik bir siyaset inşa etmektir. Üçüncü Yol'u çok daha fazla sahiplenmek, örgütlemek ve dile getirmektir. İçeride toplumsal barışı büyütmek, dışarıda ise halkların eşitliği ve hukuku için yeni bir dayanışma hattı örmektir” dedi.
“Ülkeyi 'açık hava hapishanesine' çevirmekle kimse sorunlarını çözemez”
Konuşmasın İran’daki gelişmeler de dikkat çekerek, sürdüren Bakırhan, “İran’da sokak, çarşı, esnaf, işçi, kadınlar ve gençler ‘artık yeter’ diyor. Kürt kentlerinde yoğunlaşan baskı, ayrımcılık ve şiddet ise rejimin tekçi, mezhepçi ve merkeziyetçi karakterini bütün açıklığıyla ortaya koyuyor. Yüksek enflasyonun, işsizliğin, ağır yaşam koşullarının altında ezilen halklar ve inançlar barışçıl biçimde itiraz ediyor. Bu itiraz, İran’daki halkların, ezilenlerin en temel ve meşru haktır. Rejim ise dünyanın her yerinde olduğu gibi bildik cevaplarla müdahale ediyor. Copla, topla, gözaltı, cezaevi, idam tehdidi ile müdahale ediyor. Hiçbir iktidar, bu çok iyi bilinsin kendi yurttaşlarının iradesine rağmen kalıcı olamaz. Ülkenin internetini, iletişimini komple keserek sessizlik karantinasına toplumu almakla çözüm getiremezsiniz. Şalterleri indirerek kimse meşruiyet üretemez. Ülkeyi 'açık hava hapishanesine' çevirmekle kimse sorunlarını çözemez” ifadelerini kullandı.
“ İran'ın ve Ortadoğu'nun geleceği; copların ve darağaçlarının gölgesinde asla kurulamaz”
Bakırhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İran'ın ve Ortadoğu'nun geleceği; copların ve darağaçlarının gölgesinde asla kurulamaz. Kürt'ün, Fars'ın, Azeri'nin, Beluc'un kadınlar ve gençlerin eşit yurttaş olduğu demokratik bir zeminde kurulabilir. 21.yüzyılın siyasi formülü şudur: Demokratik rejimler tüm tehditlere rağmen ayakta kalır. Bugüne kadar müdahale edilip de parçalanan, çatışma ve kaos içerisine giren tek bir demokratik rejim söyleyebilir misiniz? Yok ama demokratik olmayan ve iç barışını sağlamayan rejimler ise bu kuralsız dünyada, hukuksuz dünyada darmadağın olma riskini barındırıyor, barındırmaya devam edecek. Bizim DEM Parti olarak safımız da çağrımız da nettir: Halkların ve ezilenlerin her zaman yanındaydık ve yanında olacağız.. Baskının, şiddetin değil, demokrasinin, yasakların yanında değil özgürlüklerin hak ve hukuk arama mücadelesinin yanında olmaya devam edeceğiz.
"Yeni bir Halepçe denemesi yapıldı"
Son 10 gündür hepimizin gözü kulağı Şeyh Maksud ve Eşrefiyê mahallelerindeydi. Dünya Venezuela ve Karayipler'deki haydutlukları konuşurken, yanı başımızda, Halep'te sessiz bir soykırım provası yapıldı, yapılmaya devam ediliyor. Şam rejimi ve Türkiye'nin güdümündeki çeteler, IŞİD'in yarım bıraktığı işi tamamlamak üzere harekete geçtiler Şeyh Maksud ve Eşrefiyê mahallesinde yaşayan yüz yıllık sakinlerine terörist diyenler gerçeği çarpıtıyor. Biz canlı yayınlarda IŞİD'in mahallelere akın ettiğini gördük. Öyle ki üniformaları bile değiştirme gereği duymamışlar.
“Biz bu zihniyeti Enfal'de, Şengal'de, Kobani’de tanıyoruz”
Biz bu zihniyeti iyi tanıyoruz. Enfal'den tanıyoruz, Şengal'de kadınları köle pazarlarında satan, Kobani'de vahşeti dayatan o zifiri karanlıktan tanıyoruz. Biz bunları daha geçen gün esir aldıkları bir Kürt kadın savaşçıyı binadan aşağı attıkları alçaklıklarından da tanıyoruz. Bakın; Halep'te bir binadan aşağı atılan kadın savaşçıya sessiz kalan da, bu vahşeti yapanları destekleyen de gün yüzü görmez.
“Kürde soykırım salık vererek siyasi hesaplarınızı gerçekleştiremeyeceksiniz”
Hiç söz eğip bükmeden net olarak ifade edeyim; Halep'te yeni bir Halepçe denemesi yapıldı. Buradan o karanlık hesapları yapanlara sesleniyoruz; Kürtleri 'soykırım kıskacında' tutarak, çürümüş rejimlerinizi ayakta tutamayacaksınız. Kürde soykırım salık vererek siyasi hesaplarınızı gerçekleştiremeyeceksiniz. Suriye'nin sorunu; topraklarını savunan Kürtler, inançlarını koruyan Aleviler ya da Dürziler değildir.”
Editör: N. Cingirt






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.