Bakırhan’dan “Bahçeli” iddiasına cevap: Arayıp özrü dilemedim
Bakırhan’dan “Bahçeli” iddiasına cevap: Arayıp özrü dilemedim
8.02.202611:21
Haber Merkezi
77

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi arayıp Nusaybin konuşması nedeniyle özür dilediği iddialarını reddetti. Bakırhan, “operasyonel haberlerle diyaloğun önüne geçilemeyeceğini” vurgularken, Bahçeli’nin “umut hakkı” çıkışını süreci yeniden gündeme taşıyan kritik bir adım olarak nitelendirdi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi arayıp Nusaybin’deki konuşmadan ötürü özür dilediği iddialarına cevap verdi. "Bu tür operasyonel haberlerle müzakere ve diyaloğun önüne geçilmesi hedefleniyorsa başarılı olamayacaklar" diyen Bakırhan, Bahçeli'nin "umut hakkı" ve Demirtaş'a özgürlük çıkışı hakkında, "Bir süredir Suriye gündemiyle sessiz moda alınan sürecin tekrar esas gündem olmasını sağlayan kritik bir açıklamadır. Vurgu boyutu ile ikinci bir 22 Ekim diyebiliriz" ifadelerini kullandı.

Bakırhan, Independent Türkçe Genel Yayın Yönetmeni Nevzat Çiçek’in sorularını yanıtladı. Söyleşide Suriye’deki gelişmelerden iç barış sürecine, CHP’nin rolünden silahsızlanma tartışmalarına kadar birçok başlık ele alındı.

“SURİYE’DEKİ ANLAŞMA BARIŞ İÇİN FIRSAT”

– Suriye’de 30 Ocak’ta varılan anlaşmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu anlaşmanın başarısı sahada somut sonuçlar üretmesine bağlı. Kobanê, Haseke ve Kamışlo’da entegrasyon adımlarının başlaması umut verici. Türkiye’nin bu süreci askeri boyutun ötesine taşıyarak ticaret, günlük yaşam ve toplumsal ilişkiler alanında da desteklemesi gerektiğini düşünüyorum.
Tekçi yaklaşımların yerini yerel demokrasiye bırakması önemli. Merkez ile yerelin uyumu Suriye’nin birliğini güçlendirebilir. Bu yeni dönemin hızla ilerlemesi toplumun da beklentisi.

“SDG-ŞAM ANLAŞMASI TÜRKİYE’Yİ DE ETKİLER”

– SDG ile Şam arasındaki anlaşma Türkiye’deki süreci nasıl etkiler?
Tarafların anlaşmaya bağlı kalması halinde tüm bölge için olumlu sonuçlar doğacaktır. Rojava’nın Şam ile uzlaşması Türkiye’nin güvenlik kaygılarını azaltabilir. Türkiye’deki Kürtlerle Rojava Kürtleri arasındaki bağlar da sürece güveni artıracaktır. Kaygıların azaldığı ve memnuniyetin arttığı bir tablo Türkiye’nin iç barışına da olumlu yansır.

“BAHÇELİ’NİN AÇIKLAMALARI KRİTİK”

– Bahçeli’nin son çıkışlarını nasıl yorumluyorsunuz?
Umut hakkı, kayyımlar ve Demirtaş’a dair sözleri sürecin yeniden gündeme gelmesini sağladı. Vurgu gücü açısından “ikinci bir 22 Ekim” diyebiliriz. Sürecin hızlanması için iktidarın da somut adımlar atması gerekiyor. Barış çağrılarını destekliyoruz ve üzerimize düşeni yapmaya hazırız.

“Ulusal birlik çağrımız demokratik dayanışma”

– Kürt ulusal birliği çağrınız ne anlama geliyor?
Bu çağrı jeopolitik bir birleşme hedefi değil. Amaç; kimlik, dil ve haklar konusunda ortak bir dayanışma zemini oluşturmak. Çatışmayı değil, diyaloğu ve çözümü büyüten bir birlikten söz ediyoruz.

“DEM PARTİ DÖNÜŞTÜRÜCÜ VE DENGELEYİCİ OLMAK İSTİYOR”

– Partiniz siyasette nasıl bir rol üstlenecek?
DEM Parti “3. Yol”u temsil ediyor. Eşitlik, ekoloji, toplumsal cinsiyet eşitliği ve demokratik dönüşüm odaklı bir politika izliyoruz. Sürecin heba edildiği iddialarını kabul etmiyoruz; barış için çalışmayı sürdürüyoruz.

– Sürecin adı değişirse ne olmalı?
Yaklaşık iki yıldır “Demokratik Toplum ve Barış” başlığıyla çalışıyoruz. “Demokratik Türkiye” ismi uygun olabilir.

“SİLAHSIZLANMA İÇİN ÜÇ EŞİK”

– Silah bırakmanın kalıcı olması için ne gerekli?
Siyaset, hukuk ve güvenlik alanlarında eşiklerin aşılması gerekiyor. Hukuki güvence, ifade ve siyaset özgürlüğü ile kültürel hakların güvence altına alınması kritik.

“BAHÇELİ’Yİ ARAYIP ÖZÜR DİLEMEDİM”

– Bahçeli’den özür dilediniz mi?
Yakın zamanda böyle bir görüşme olmadı. Ancak diyalog siyasetin gereğidir. Operasyonel haberlerle sürecin önü kesilemez.

– CHP’nin rolü nasıl olmalı?
CHP’nin sağduyulu yaklaşımı önemli. Demokrasi ve hukuk alanında atacağı adımlar sürece büyük katkı sağlayabilir. Umut hakkı, toplumsal barış için köprü görevi görebilir. CHP’nin cesur adımlar atarak sürecin taşıyıcı gücü haline gelebileceğine inanıyoruz.


Editör: N. Cingirt
Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.