CHP lideri Özel, tutuklanan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan için düzenlenen 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinginde çok konuşulacak bir çıkışa imza attı. Özcan'a yönelik soruşturmada savcının baskısıyla şikayetçi yapıldığını belirttiği üç harfli marketlerden birine dikkat çeken Özel, BİM'in ismini meydandaki kalabalığa söyleterek, "Doğru dürüst bir açıklama yapmazsa Bolu ne yapacağını biliyor" diyerek sert bir uyarıda bulundu.
Tutuklanan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’a destek amacıyla Bolu'da düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 95'incisinde konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, soruşturmanın arka planına dair çarpıcı iddialarda bulundu. Özel'in hedefinde, Özcan'a husumet beslediğini iddia ettiği başsavcı ve soruşturmaya dahil edilen zincir marketler vardı.
Soruşturmada bahsi geçen vakıf bağışları konusunda başsavcının işin içinden çıkamayınca "üç harfli marketlerin" yöneticilerini çağırıp baskı yaptığını ve onları zorla şikayetçi konumuna getirdiğini öne süren Özel, sürece dair yeni gelişmeler paylaştı.
Sürecin ardından bazı marketlerin geri adım attığını belirten Özel, "Şok Market, 'biz şikayetçi değiliz' diye açıklama yaptı. A101 CEO’su beni aradı, yana yakıla 'biz şikayetçi değiliz' dedi" ifadelerini kullandı.
Bu iki marketin tutumunu açıkladıktan sonra geriye kalan zincir market için Bolu meydanını dolduran kalabalığa dönen Özel, "Şimdi üç harflilerden bir tanesi kaldı. Kim o?" diye sordu. Meydandaki kalabalığın hep bir ağızdan "BİM" yanıtını vermesi üzerine Özel, ilgili market zincirine şu sözlerle gözdağı verdi: "O da doğru dürüst bir açıklama yapmazsa Bolu ne yapacağını biliyor."

"SAVCI HUSUMET BESLEDİ, BİLİRKİŞİLERİ İSTİFA ETTİRDİ"
Mitingde Tanju Özcan'a yönelik operasyonun asıl nedeninin hukuki değil, kişisel bir husumet olduğunu savunan Özel, geçmişte yaşanan bir yangın olayına dikkat çekti.
Yangın raporunda asıl sorumlunun Turizm Bakanlığı olarak belirlendiğini ancak başsavcının bu duruma itiraz ederek sorumluluğu Bolu Belediyesi'ne yıkmaya çalıştığını iddia eden Özel, "Savcılar buna karşı çıktığında bilirkişileri istifa ettirdi. Tanju Özcan da bu Başsavcı'yı HSK'ya şikayet etti. İşin içinden çıkamayan Başsavcı, Tanju Özcan'a taktı. Hadi bakalım görelim, Bolu Beyi sen mi güçlüsün Tanju mu güçlü?" diyerek tepkisini dile getirdi.
"VAKIF İŞİNİN UZMANLARI ENSAR'DIR, TÜGVA'DIR"
Tanju Özcan'ın BOLSEV Vakfı üzerinden öğrencilere burs sağladığını ve soruşturma nedeniyle 520 öğrencinin bursunun bu ay yatmadığını hatırlatan Özel, iktidarın vakıf politikalarını da eleştirdi. Özel, "Bu vakıf işlerinin uzmanları var. Ensar, TÜGVA, okçuluk vakfı... Zamanında AKP, bu vakıflara para aktardı. O yüzden diyoruz ki burada bu işi bilen bir kişi varsa o da en tepede oturan kişidir" dedi ve vatandaşları öğrencilerin mağdur olmaması için BOLSEV Vakfı'na yardıma çağırdı.
Özel, şunları kaydetti:
"Bolu, siyasi partisi yıllardır oy vermediği bir parti olmasına rağmen kendisine sahip çıkanı, evladını bildi. Onun sayesinde Bolu ile CHP arasında gönül köprüsü kuruldu. O günden bugüne Bolu'da bambaşka bir hikaye yazıyoruz. Tanju Başkan, emeklinin evladıdır, gencin ağabeyidir, yetimin hamisidir. Tanju masumdur, Tanju Bolu'nundur, Tanju Bolu için çalışmıştır, Bolu da ona sahip çıkmıştır. Elinizdeki ay yıldızlı al bayrağa gönülden bağlı, Atatürk'ün kurduğu partinin bir evladı Tanju'ya sahip çıkan Bolu'ya selam olsun.
Tanju Özcan geldiğinde, AK Parti'den aldığında Bolu Belediyesi'nin geliri 44 milyon dolar, borcu 82 milyon dolar. Bolu'nun geliri yedi yıl sonra tam iki katına çıkmış, 95 milyon dolar. Borç, yedi yıl sonra 15 milyon dolara düşmüş. Bolu, dolar bazında yüzde 107 büyümüş. Helal olsun Tanju Başkanıma. Bu yaptıkları için hepiniz adına onayınız varsa onu alnından öpeceğim.
"ASIL SUÇU AK PARTİ'Yİ YENMESİ"
Tanju Başkan'ın suçu ne? Asıl suçu bu şehirde AK Parti'yi yenmesi, en büyük suçu da AK Parti'yi AK Parti'den, MHP'den aldığı destekle yenmesi. Kimseyi ayırmadan hizmet etmesi, insanlara dokunması. Uydurdukları bir suç var, Tanju Başkan bir vakıf kurmuş, adı BOLSEV. Bu vakıf Bolu'nun yoksul çocuklarına burs vermiş. Parayı Bolulu hayırseverlerden almış. Birdenbire bir soruşturma açılmış Tanju Başkan'a husumet duyan biri tarafından. Kartalkaya yangınından bakan kurtaran Bolu Cumhuriyet Başsavcısını HSK'ya şikayet etti Tanju Başkan. Bu başsavcı kafayı Tanju'ya taktı. Bakıyor Tanju'da bir açık bulamıyor, bu vakfın bağış yapan şirketlerin temsilcilerini tekrar tekrar çağırıyor, baskı yapıyor, orada iki kişi bir şeyler söylüyor. Ben buraya çıkarken ŞOK market 'Şikayetçi değiliz' dedi, açıklama yolladı. Ben buraya gelirken, A101'in CEO'su bizi arıyor yana yakıla, dediği şu, 'Biz şikayetçi değiliz'. Şimdi üç harflilerden bir tane kaldı. Şimdi ona bakacağız, o da açıklamasını doğru düzgün yaparsa... Başsavcının baskılarına boyun eğerse Bolu ne yapacağını bilir. Bolu Beyi'nden yana taraf olan karşısında Köroğlu'nu bulur, o kadar söylüyorum. Bolu Beyi'ni anladınız mi kim? Hadi bakalım Bolu Beyi, sen mi güçlüsün Bolu mu güçlü?
Şunu söylemezsem eksik olur. Hani vakfa bağış işi var ya. Vakfa para toplanıyor, 527 gariban Bolulu okutuluyor. Bu vakıf işlerinin uzmanı var bir tane. TÜGVA, TÜRGEV, Okçuluk, İlim Yayma, Ensar. Bu vakıfların her birinde bir oğlan, bir damat, aileden biri. Bu vakıflar parayı 2019'a kadar İstanbul Büyükşehir'den alıyor. Kamunun parasını, evladın vakfına koydular. Şimdi çıkmışlar Tanju'ya kusur buluyorlar. Bir vakfa para aktarılması yoluyla bilmem ne yapılması işinin patenti varsa, bunu bilen kişi, en tepede oturan kişi, başka biri değil.
"İLK BAĞIŞI MUHARREM İNCE YAPTI"
Muharrem İnce Başkan, Tanju'yla konuşmuş. 'Bir tek üzüntüm var' diyor Tanju. 'Bizim vakıftan burs alan çocukların bu ay bursları yatmadı, bunlar mani oldu.' Muharrem Başkan da dedi ki, 'İlk bağışı ben yapıyorum, Türkiye'yi BOLSEV'e bağışa davet ediyorum.' Ben de sözüme kıymet veren başta Bolulular ve Bolu'yla dayanışma göstermek isteyen herkese pazartesiden itibaren BOLSEV'e ve Bolu'nun Belediye Başkanı Tanju'nun emaneti 527 öğrenciye sahip çıkmaya davet ediyorum.
Bu ülkede kötülükten yana saf tutanla, iyi insanlardan yana saf tutanlar artık ayrışacaklar. Ama herkes şunu bilsin ki, kötülüğe karşı iyilik kazanır. Karanlığa karşı aydınlık kazanır, korkaklara karşı cesurlar kazanır. En sonunda bu meydanlar kazanır, bu millet kazanır.

"AK PARTİ'NİN KARA DÜZENİ MİLLETİ BÖLMEYE DEVAM EDİYOR"
Hem dünya hem bölgemiz çok kritik bir eşikten geçiyor. Türkiye, tüm tehditlere karşı birlik, beraberlik halinde güçlü olması gereken bir dönemde. Ama AK Parti'nin kara düzeni milleti bölmeye, insanlarımızı kutuplaştırmaya devam ediyor. Bu darbeci anlayış, hem milletin huzurunu bozuyor, hem toplumsal barışı zedeliyor hem de ekonomik krizi derinleştiriyor. Böyle bir dönemde Tanju Başkan'ın hapiste olmasının kime ne yararı var. Ekrem Başkan'ın, 14 belediye başkanının hapiste olmasının kime ne faydası var. 19 Mart darbesiyle bu milletin bölünmesinin kime ne faydası var. Kadınlara, gençlere ne faydası var. Güvenliğimize ne faydası var. Böyle bir süreçte birlik, beraberlik gerekirken, iç cephenin kuvvetli olması gerekirken, bunun önündeki tek engel AK Parti'nin kara düzenidir. Buradan kendilerini uyarıyorum. Eşle inatlaşılır, kardeşle inatlaşılır, herkesle inatlaşılır, milletle inatlaşılmaz.
Bu kadar bir şehirle bütünleşmiş, onun sevgisini kazanmış ve tam olarak o şehirde yaşarken yaptığı hizmetlerle efsaneleşmiş bir belediye başkanını, alıp da bu kadar sudan bir işten içeri koymanın kimseye bir faydası yok. Kötülükle iş tutanlara söylüyorum. 'Tanju Başkan'ı bu bahaneyle aldık, milleti ikna edemedik, başka bir kulp takmaya kalkalım.' Biz bu filmleri çok gördük. Kötülüğün yanında duranlar, saf tutanlar, Tanju gibi birisine kara çalmaya kalkışanlar, namuslu belediye başkanlarımıza, cumhurbaşkanı adayımıza kumpas kurmaya çalışanlar, size adaleti hatırlatıyorum. Adalete olan inancımla söylüyorum. Ya bu kötülüğü siz bitireceksiniz, ya da bu millet sizin defterinizi ilk fırsatta dürecek.
"KUMPASLARI KURANLAR ELİMİZDEN KURTULAMAYACAK"
O gün geldiğinde, and olsun ki asla geçmişte AK Parti'ye oy verene, üye olana, AK Parti'de siyaset yapana ya da MHP'de üyelik yapana, oy verene değil, onların hepsini bağrımıza basacağız. Ama bu kumpasları kuranlar elimizden kurtulamayacaklar. Onlar kanun önünde hesap verecek. Geçmişte bu millete kötülük yapan savcılar ne olduysa, bunların da sonu o olacak. Bu millet haklıyı haksızı bilir, doğruyu eğiriyi bilir. İftirayı da bilir, o iftiraya verilecek cevabı da bilir. Savcısına, iddiasına, iddianamesine güvenen, gelsin canlı yayında tüm duruşmaları versin. Ekrem Başkan da Tanju Başkan da sorulara cevabı milletin huzurunda versin, Hodri meydan.
"19 MART DARBESİNİN FATURASI 160 MİLYAR DOLAR"
Ekrem Başkan'a atılan iftiraların 9 Mart Pazartesi günü başlayacak yargılamada nasıl teker teker rezil oldukları görülecek. Cesareti olan gelsin milletin önünde hesap versin. 19 Mart darbesinin faturası tam 160 milyar dolar. 86 milyona bölünce kişi başı 10 çeyrek altın aldı bizden 19 Mart darbesi. Borsa çöktü, faiz yükseldi, yatırımcılar kaçtı ve para kalmadı. Para kalmayınca maalesef en düşük emekli maaşı 20 bin TL'de, asgari ücret 28 bin TL'de kaldı. Emekli, emekçi, çiftçi yoksul kalınca esnaf siftahsız kaldı. Kendinden sonraki cumhurbaşkanına darbe yapan Recep Tayyip Erdoğan, ülkenin geleceğini düşünmedi ve ülke bu zor durumda kaldı.
Amerika ve İsrail'in yaptıklarına sessiz kalarak, Trump'tan destek alarak iktidara tutunmaya çalışıyorlar. Amerika ve İsrail, yeni bir düzen kurmak istiyorlar, orada da Erdoğan'a kendilerince bir rol veriyorlar. Kendine ait planı olmayan başkasının planının parçası olur. Erdoğan'ın Türkiye lehine bir planı yoktur. Trump planının parçasıdır, tek hedefi Trump'tan alacağı destekle koltuğunda kalmaktır. Oysa Amerika ve İsrail, istedikleri her ülkeye saldırabilsin istiyorlar, her yeri işgal etmek istiyorlar. İran olsa da fark etmez, Suriye olsa da fark etmez, Amerika ve İsrail'in planları değil, o ülkenin halkının kararı önemlidir. Suriye'nin de İran'ın da toprak bütünlüğünü savunuyoruz. Demokratik birer cumhuriyet olmalarını, insan haklarına, kadın haklarına saygılı olmalarını istiyoruz. Bunu sağlayacak ne Trump'ın füzesidir, ne Netanyahu'nun kanlı elleridir, ne de onlarla birlikte iş tutup Irak Savaşı'na tezkereyle destek isteyen, İran saldırılarına suskun kalan Erdoğan'dır.
Buradan geçtiğimiz günlerde üslerini Amerika'ya kapadığı için Trump'ın hedefi olan dostum Pedro Sanchez'e Bolu'nun yiğit insanlarınadn bir selam yolluyoruz. AK Parti iktidarını ilkeli olmaya davet ediyorum. Sayın Erdoğan'ı Oval Ofis merkezli değil Ankara merkezli siyaset yapmaya davet ediyorum. Geçmişte Pennsylvannia'da aranan meşruiyetin 15 Temmuz'da Meclis'e bomba olarak yağdığını hatırlatıyorum. Washington'da aranan meşruiyetle Türkiye'de iktidar olunmaz. Trump'tan değil, milletten yetki almaya, Trump'tan değil Allah'tan korkmaya davet ediyorum. Kimse enseyi karartmasın. Tanju Başkan da çıkacak, Ekrem Başkan da çıkacak. Tanju Başkan da Ekrem Başkan da Bolu'ya da Türkiye'ye de çok büyük hizmetleri yapacaklar. Ona güveniyoruz. Evladı evladımızdır. Bolu'nun bütün evlatları Tanju Başkan'ın yolunu gözlemektedir."
Editör: N. Cingirt






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.