Murat Sabuncu: Eski savcı, yeni Adalet Bakanı; Kasım 2027 öncesine alınacak bir seçimin mi habercisi?
Murat Sabuncu: Eski savcı, yeni Adalet Bakanı; Kasım 2027 öncesine alınacak bir seçimin mi habercisi?
12.02.202606:20
Haber Merkezi
107

Türkiye adalet mekanizması hiçbir dönem tam bağımsız olmadı. Ancak son dönem ‘bağımsız olmadığının açıkça gösterilmesinden çekinilmediği süreç' olarak da hatırlanacak

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yemin töreni sırasında CHP’li vekillerin kürsüdeki engelleme çabalarıyla ilgili ‘anti demokratik ve faşizan muameleleri hiçbir açıdan haklı ve maruz görülemeyecektir’ dedi ve ekledi:

‘Bir yanda yürürlükteki Anayasa’nın amir ve havi hükümleri kapsamında, diğer yanda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin doğası ve doğrusal nitelikli hükümleri dahilinde Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nde görev değişikliği yaşanmıştır. Bu demokratik takdir ve tercih son derece hukuki ve meşru bir çizgide gerçekleşmiştir.’

Bahçeli’nin ‘yürürlükteki Anayasa’nın amir ve havi hükümlerine’ atıf yaparken mesela 153. Maddenin fiilen ortadan kalktığını da biliyor elbette. Neydi 153. Madde? ‘Anayasa Mahkemesi'nin kararları kesindir. Anayasa Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.'

Bu madde uygulanıyor olsa Can Atalay da Tayfun Kahraman da şu an özgür olurlardı. Ya da yine yürürlükteki Anayasa’ya göre Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları uygulanıyor olsaydı Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ çoktan tahliye olmuştu. Yürürlükteki Anayasa’nın uygulanmayan ‘amir ve havi hükümleri’ ya da kişiye-duruma göre uygulanma hali say say bitmez ama konu yeni Adalet Bakanı elbette.

Ekim 2024’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na atandığı ilk andan itibaren merkezi ana muhalefet partisinin belediye başkanları ve cumhurbaşkanı adayı olan soruşturmaları, tutuklamaları yapmış bir isim olarak Adalet Bakanlığı’na getirilişi elbette tartışılıyor-tartışılacak. Herkesin aklında aynı soru? Şimdi ne olacak? Operasyonlar Türkiye geneline yayılarak genişleyecek mi? Başta İstanbul ve Ankara yapılacak başsavcı atamaları ve bunun sonuçları da bir işaret olacak. Muhalefetin kritik isimlerine mesela Mansur Yavaş’a ya da yine-yeniden CHP’nin kurumsal yapısına yeni davalar açılacak mı? İktidarın ‘çözüm süreci’ ile ilgili çıkarmak istediği, zaman zaman muhalefetle de görüştüğü kimi yasalar için, Adalet Bakanı ve muhalefet milletvekilleri-temsilcileri yan yana gelebilecek mi? Yemin töreni sırasındaki görüntüler bunun pek mümkün olmadığını gösterdi.

Bu arada yapılan atamanın ‘9 Mart’ta başlayacak İBB Davası’nın siyasi olduğunun iktidar eliyle kanıtlanması’ olarak da okunmasına kim yanlış diyebilir? Nitekim CHP Genel Başkanı Özgür Özel dün benzer bir konuşma yaptı Adalar’daki mitingde:

Adalet Bakanlığı'na böyle biri atandığı için kendi davamız için son derece memnunum. Dün Erdoğan attığı imzayla kendini yalanlamıştır. Yalanın büyüğü, Türkiye hukuk devleti yalanıdır Koltuğun taşımaya utandığı bir Adalet Bakanı'nı bu milletin sırtına yük edemezsiniz. Dün yaptığı atamayla bizi doğrulamıştır. Akın Gürlek siyasidir. Tüm davalar siyasidir.’

Konunun tekrar altını çizmek istiyorum. Ekim 2024’ten beri başta İBB dosyası çok kritik davaların başsavcısı, iddia makamı, davaları karara bağlayacak olanların-yargıçların  HSK Başkanı sıfatıyla başındaki isim. Şimdi Akın Gürlek’in açtığı davalara bakan yargı mensuplarının tam bağımsız olarak o davalara baktığı ileri sürülebilir mi?  

YAZININ TAMAMI İÇİN LİNKİ TIKLA

https://t24.com.tr/yazarlar/murat-sabuncu/eski-savci-yeni-adalet-bakani-kasim-2027-oncesine-alinacak-bir-secimin-mi-habercisi,53775


Editör: N. Cingirt
Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.