Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonunun 4’üncü gününde gündeme dair açıklamalarda bulundu. İran’ın misilleme olarak Körfez ülkelerini hedef almasını “yalnız ve yanlış bir strateji” olarak nitelendiren Fidan, “Ocak ayında savaşı durdurmak için tarihi bir diplomasi yürüttük ancak İsrail’in baskısı ve taraflar arasındaki güven bunalımı aşılamadı” dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TRT Haber canlı yayınında bölgedeki sıcak çatışmaları ve diplomasi trafiğinin perde arkasını değerlendirdi.
Fidan, İran’ın saldırıya uğradığı anda “Ben gidersem bölgeyi de beraberimde götürürüm” yaklaşımıyla hareket ettiğini ve bunun dünya ekonomisi ile enerji güvenliği için büyük riskler barındırdığını vurguladı.
Savaşın iki senaryosu: Askeri tasfiye mi, rejim değişikliği mi?
Saldıran tarafların amaçlarına göre savaşın seyrinin değişeceğini belirten Fidan, masada iki ana senaryo olduğunu söyledi:
“Birinci kümede; İran'ın sahip olduğu askeri yeteneklerin ortadan kaldırılmasına odaklanan bir perspektif var. Diğer tarafta ise doğrudan bir rejim değişikliğini hedefleyen bir yaklaşım söz konusu. Bu iki hedefe göre savaşın süresi ve yayılma tarzı değişir. Biz, işin daha kötüye gitmesini engellemek için müttefiklerimizle görüşmelerimizi sürdürüyoruz.”
“Ocak ayında tarihi bir eşikten dönüldü”
Savaşın patlak vermesinden önce yürütülen gizli diplomasiye dair detaylar paylaşan Fidan, Ocak ayı sonunda gerilimin zirveye çıktığını hatırlattı.
Fidan, “27 Ocak günü Cumhurbaşkanımızın Sayın Trump'la yaptığı görüşme tarihi bir görüşmedir. Amerika o günlerde saldırı kararı verme arefesindeydi. 30 Ocak’ta İran Dışişleri Bakanı Arakçi’yi İstanbul’da ağırladık. Amerikalıların dört meseleyi aynı anda dayatmasına karşı bir ‘görüşme mimarisi’ önerdik. Amerikalılar buna ‘tamam’ dedi, İranlılar ise kendi içlerinde değerlendirmek için zaman istedi. O günlerde 1-2 gün içinde çıkması muhtemel savaşı bir müddetliğine durdurmayı başarmıştık” dedi.
“İran’ın Körfez’i bombalaması inanılmaz yanlış”
Körfez ülkelerinin savaşın çıkmaması için İran lehine büyük çaba sarf ettiğine şahitlik ettiğini belirten Fidan, Tahran’ın bu ülkelere yönelik saldırılarını dille eleştirdi.
Fidan, “Katar Başbakanı, saldırıdan bir saat öncesine kadar savaşın çıkmaması için uğraşıyordu. İran’ın hiçbir ayrım yapmadan Umman, Katar, Kuveyt, Bahreyn, BAE ve Ürdün’ü bombalaması inanılmaz derecede yanlış bir stratejidir. Kendisine zararı dokunmayan, hava sahasını açmayan ve tarafsızlık politikası izleyen bu dost ülkeleri hedef alması, İran’ın tehdit algısının ne derece ciddi olduğunu ama stratejisinin de bir o kadar ‘yalnız’ olduğunu gösteriyor. Bu, ‘Eğer ben batacaksam bölgeyi de batırırım’ stratejisidir” ifadelerini kullandı.
İsrail’in baskısı ve Trump’ın karar süreci
Müzakerelerin neden tıkandığına dair analizini paylaşan Fidan, İsrail faktörüne dikkat çekti.
Hakan Fidan, “İranlılar, Başkan Trump'ın karşı karşıya bulunduğu karar baskısını iyi okuyup onun eline daha önceden bir uzlaşı kozu verselerdi, İsrail'in muazzam baskısı bu kadar işe yaramayabilirdi. Ancak farklı değerlendirdiler ve 28 Şubat itibarıyla savaş başladı. Şu an itibarıyla operasyonel yoğunluğun azalması tek temennimiz ancak hava sahası şu an tamamen silahlı dronlar ve uçaklarla kaplı, sivil trafik imkansız” dedi.
Sınır güvenliği ve göç dalgası riski
Olası bir göç dalgasına karşı Türkiye’nin hazırlıklı olduğunu belirten Fidan, sınır hattındaki önlemlere ilişkin, “En kötü senaryoda bir göç dalgası yaşanabilir. Ancak sınır güvenliğimiz şu an çok iyi durumda. Suriye tecrübesinden ders çıkararak İran sınırı boyunca ördüğümüz duvarın ne kadar yerinde bir karar olduğunu bugün görüyoruz. İran bu duvarı birkaç kez protesto etmişti ama şu anki güvenlik ihtiyacımız bunu zorunlu kılıyor” değerlendirmesinde bulundu.
“Yeni liderlik bir fırsat olabilir”
İran Dini Lideri Ali Hamaney’in ölümünün ardından oluşacak yeni döneme dair de konuşan Bakan Fidan, “İran’daki yeni liderliğin savaşı durdurmak için bir fırsat olabileceğini değerlendiriyorum. İranlıların aşağılanmayacağı, başkalarının da güvenlik endişelerinin karşılanacağı bir denkleme gidilmesi lazım. Savaşın uzaması, verilecek her türlü tavizden daha ağır sonuçlar doğurur” diye konuştu.
Editör: N. Cingirt






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.