Trump, Beyaz Saray’da Almanya Başbakanı Merz ile yaptığı görüşmede İran’da olası yeni yönetim için Reza Pehlevi yerine “içeriden” bir ismin daha uygun olacağını söyledi. Aynı toplantıda İspanya’nın ABD’ye üslerini kullandırmamasına sert tepki gösteren Trump, Madrid’e ticari yaptırım tehdidinde bulunarak hem İran sonrası senaryoya hem de NATO içindeki gerilime dair dikkat çeken mesajlar verdi.
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında İran'ın geleceğine ve dünya diplomasisine dair açıklamalarda bulundu. İran'da rejim değişikliği sonrası yeni yönetimin kimin eline geçeceği tartışmalarına müdahil olan Trump, Washington lobilerinin desteklediği Reza Pehlevi'yi veto ederek "Bana göre içeriden biri daha uygun olur" dedi. Toplantıya damga vuran bir diğer olay ise İran operasyonlarına destek vermeyen İspanya'yı "berbat bir ülke" ilan eden Trump'ın, "İstersek o üsleri zorla kullanırız" diyerek NATO müttefikine ticari ambargo tehdidinde bulunması oldu.
ABD Başkanı Donald Trump, 3 Mart 2026 Salı akşamı Beyaz Saray'da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile ortak bir basın toplantısı düzenledi. Toplantının ana gündemi İran savaşıydı ancak Trump'ın hedefinde Tahran'dan ziyade İran'ın müstakbel liderlik senaryolar ve NATO müttefiki İspanya vardı.
İRAN'IN YENİ LİDERİ KİM OLACAK?
Basın toplantısının İran'ın geleceğini doğrudan şekillendirecek en çarpıcı mesajı, yeni liderlik denklemi üzerine oldu. Operasyonun ilk gününde ölen ABD askerleri için "kahramanlar" diyerek kendi halkının tepkisini çeken devrik Şah'ın oğlu Reza Pehlevi'nin "İran'ın yeni lideri" olacağı iddiaları sorulduğunda Trump, beklentilerin aksine sürgündeki ismi adeta taca çıkardı.
Washington lobilerinde yeni dönemin lideri olarak pazarlanan Pehlevi'yi "Çok hoş bir insan" olarak tanımlayan Trump, yönetimin kime geçeceğine dair şu tarihi ifadeleri kullandı:
"Çok iyi bir insana benziyor ama bana göre içeriden biri daha uygun olur. Şu anda orada (İran'da) popüler olan biri varsa o daha iyi."
Pehlevi'nin "valilik" hayallerini suya düşüren bu açıklamanın ardından Trump, rejim değişikliği sonrası "en kötü senaryonun Hamaney kadar kötü birinin tekrar başa geçmesi" olduğu uyarısında da bulundu. Trump'ın bu çıkışı, ABD'nin sürgündeki figürler (Pehlevi) yerine, İran'ın kendi iç dinamiklerinden çıkacak yerel bir lidere veya yönetime destek vereceğinin en net ilanı oldu.
İSPANYA'YA AMBARGO VE "ZORLA İŞGAL" TEHDİDİ
Toplantının Avrupa'yı sarsan boyutu ise İspanya'ya yönelik eşi görülmemiş tehditlerdi. Hatırlanacağı üzere İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ve Savunma Bakanı Margarita Robles, uluslararası hukuku gerekçe göstererek İspanya'daki Rota ve Moron üslerini ABD'nin İran operasyonlarına kapatmış ve Amerikan tanker uçaklarını ülkeden göndermişti. Trump'ın bu karara yanıtı kelimenin tam anlamıyla diplomatik bir savaş ilanı oldu.
Trump, kameralar önünde İspanya'ya yönelik şu ağır ifadeleri kullandı:
"İspanya berbat bir ülke. Hatta (Hazine Bakanı) Scott'a (Bessent) İspanya ile tüm ilişkilerini kesmesini söyledim. İspanya da üslerini kullanamayacağımızı söyledi. Ama bu sorun değil. İstersek üslerini kullanabiliriz. Uçup gidebilir ve kullanabiliriz. Kimse bize kullanmamamızı söyleyemez. Tüm ticareti kesiyoruz. İspanya ile hiçbir şey yapmak istemiyoruz."
Trump'ın, egemen bir devletin askeri üslerine gerekirse "zorla inip kullanma" tehdidinde bulunması ve Hazine üzerinden ticari ambargo kararı alması, NATO ittifakının temellerine konulmuş bir dinamit olarak yorumlandı. Almanya Şansölyesi Merz'in ise Trump'ın İspanya'ya yönelik bu ağır tehditleri sırasında sessiz kalması dikkatlerden kaçmadı.
"İSRAİL'İ BEN ZORLADIM"
Trump, basın toplantısında Orta Doğu'daki yıkımın sorumluluğunu da açıkça üstlendi. Bir gazetecinin "Epik Öfke" operasyonunun nasıl başladığına dair sorusu üzerine Trump, İsrail Başbakanı Netanyahu'yu kastederek, "Aslında ben onların elini zorlamış olabilirim (I might have forced their hand)" diyerek, operasyon kararında Tel Aviv'den çok Washington'un (kendisinin) belirleyici olduğunu itiraf etti.
İran'da her şeyin yok edildiğini ve savaşın devam edeceğini belirten ABD Başkanı, Hamaney'in ölümünün ardından Tahran'da geçici bir liderlik konseyi kurulduğu iddialarına atıfta bulunarak, "İran için artık müzakere zamanı geçti, çok geç" diyerek diplomasi kapılarını tamamen kapattı.
Editör: N. Cingirt






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.