'Terörsüz Türkiye' sürecinde beklenen rapor açıklandı: 'Af mahiyetinde değil'
'Terörsüz Türkiye' sürecinde beklenen rapor açıklandı: 'Af mahiyetinde değil'
18.02.202620:49
Haber Merkezi
25

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan komisyon raporunun 7 bölümden oluştuğunu açıkladı. Raporun af mahiyetinde olmadığını belirten Kurtulmuş, raporda PKK’nın kendini feshetmesi ve silah bırakması sürecine ilişkin değerlendirmeler ile yasal düzenleme ve demokratikleşme önerileri olduğunu belirtti. Rapor, 47 kabul oyuna karşı 2 ret ve 1 çekimser oyla kabul edildi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un duyurduğu “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan komisyon raporun kabul edildi. TBMM’de yapılan oylamada rapor, 47 kabul oyuna karşı 2 ret ve 1 çekimser oyla kabul edildi.

Kurtulmuş, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun taslak raporunun görüşüldüğü toplantıda, raporun “bundan sonraki süreçte atılacak adımlara istikamet çizen” bir başvuru metni niteliği taşıdığını söyledi. TBMM Tören Salonu’nda yapılan toplantının açılışında konuşan Kurtulmuş, raporun “bir nihayet değil; bilakis atılan ve atılacak kararlı adımların mihenk taşı” olduğunu vurguladı.

Kurtulmuş, raporun “af mahiyetinde algı üretecek başlıklardan uzak duran”, “hukuk düzeninin belirlilik ilkesini merkeze alan” ve “kamu vicdanının hassasiyetini gözeten” bir yaklaşımın ana hatlarını ortaya koyduğunu belirterek, “devlet aklı ile millet vicdanını koruyan demokratik iradenin aynı bütünlük içinde harekete geçtiğinde toplumsal barışın kalıcı zeminini kurduğuna işaret ettiğini” ifade etti. Komisyonun, “toplumsal huzur ve sükunu zedeleyen terör eylemleri ve şiddet iklimini sona erdirme iradesini rapor haline getirdiğini” söyleyen Kurtulmuş, sürecin sadece güvenlik boyutuyla sınırlı olmadığını; siyasal meşruiyet, toplumsal kabul ve demokratik kapasitenin eş zamanlı güçlendirilmesini gerektiren çok boyutlu politikalara ihtiyaç bulunduğunu dile getirdi.

basliksiz-6-001.jpg

Taslak raporun yedi bölümden oluştuğunu aktaran Kurtulmuş; ilk bölümde komisyon çalışmalarının, ikinci bölümde temel hedeflerin, üçüncü bölümde “Türk-Kürt kardeşliğinin tarihî kökleri ve kardeşlik hukukunun”, dördüncü bölümde dinlenen isimlerin söylem analizlerinden çıkan “mutabakat alanlarının” ele alındığını kaydetti. Raporda ayrıca “PKK’nın kendisini feshetmesi ve silah bırakması süreci”, sürece ilişkin “yasal düzenleme önerileri” ile “demokratikleşmeyle ilgili öneriler” başlıklarının yer aldığını belirten Kurtulmuş, raporun sonuç ve değerlendirme kısmıyla tamamlandığını söyledi.

Kurtulmuş, komisyonun yürüttüğü çalışmaları TBMM’nin temsil gücü ve demokratik meşruiyeti içinde “tarihi sorumluluğun yansıması” olarak nitelendirirken, “Bugün terör meselesinde tarihî bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte milli iradenin tecelligahı olan Gazi Meclisimiz üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz biçimde üstlenmiştir” dedi. Yakın çevrede kimlik temelli fay hatlarının diri tutulduğu ve çatışma alanlarının genişlediği bir tabloya işaret eden Kurtulmuş, içerde milli dayanışmanın derinleştirilmesiyle birlikte bölgede barış çabaları, refahın artırılması ve adalet duygusunun güçlendirilmesi gibi sorumlulukların da gündemde olduğunu dile getirdi.

Yeni anayasa tartışmalarına ilişkin ise Kurtulmuş, bunun komisyonun görev alanında olmadığını belirterek, yine de “tehir edilmeden yerine getirilmesi gereken ortak bir ödev ve sorumluluk” olduğunu söyledi; siyasi partilerin daha önce kamuoyuyla paylaştığı metinlerde de “daha demokratik, sivil, özgürlükçü, katılımcı ve kapsayıcı yeni bir anayasaya ihtiyaç duyulduğunun” ifade edildiğini hatırlattı. Konuşmasında komisyonun çalışmalarına katkı sunan kurum, kuruluş ve isimlere de teşekkür eden Kurtulmuş, taslak raporun 6. ve 7. bölümlerinin okunmasına geçileceğini belirtti.

12996904.jpg

Komisyon raporunun yedi bölümden oluştuğunu ifade eden Kurtulmuş, rapora ilişkin şunları kaydetti:

“Komisyon çalışmaları başlıklı birinci bölümde komisyonun çalışmalarıyla ilgili süreç anlatılmakta; ikinci bölümde, komisyonun temel hedefleri üzerinde buradaki tartışmalarımız çerçevesinde vurgular yapılmakta; üçüncü ana başlığımız, Türk-Kürt kardeşliğinin tarihi kökleri ve kardeşlik hukuku; dördüncü başlığımız, komisyonda dinlenen kişilerin yaptıkları söylem analizlerinden hareketle buradaki konuşmalardan ortaya çıkan mutabakat alanları; beşincisi, PKK’nın kendisini feshetmesi ve silah bırakması süreci; altıncısı, sürece ilişkin yasal düzenleme önerileri; yedincisi ise demokratikleşmeyle ilgili önerilerdir. Rapor, sonuç ve değerlendirme kısmıyla sona ermektedir.

Bu ana raporun eki olarak da beş ek yapıldı bugüne kadar. Bunlardan birisi Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’muzun üyeleri, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışma usul ve esasları, komisyondaki siyasi partiler tarafından sunulan raporların dijital nüshalarının web sitesi linkleri QR kodlarıyla kamuoyuyla paylaşılması, şimdiye kadar ki toplantıların özetleri, dinlenen kurum, kuruluş temsilcileri, kişilerin listesi. Bu 21. toplantımızda partiler adına söz alacak değerli arkadaşlarımızın konuşmalarını da içeren tutanak tam şekliyle bu 21. toplantının özeti olarak ekin sonunda yayınlanacaktır.”

12996916.jpg

“BİZİM CEVABIMIZ, DAHA FAZLA KARDEŞLİK VE BÜTÜNLEŞMEDİR”

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarının, TBMM’nin temsil gücü ve demokratik meşruiyeti içerisinde yürütülen, toplumsal barışın, birliğin ve milli dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik tarihi sorumluluğun yansıması olduğunu belirten Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Halkımızın uzun yıllar boyunca ağır bedeller ödeyerek karşı karşıya kaldığı sorunlar, Gazi Meclisimizin yasa yapıcı ve denetleyici niteliğiyle ele alındığında kalıcı bir çözüm ufku kazanmaktadır. Bugün terör meselesinde tarihî bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte milliiradenin tecelligahı olan Gazi Meclisimiz üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz biçimde üstlenmiştir.

On yıllardır ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını tüketen ve ülke olarak ağır bedeller ödediğimiz terör eylemleri, kalkınma ufkunu daraltmış, sosyal bağları örselemiş ve siyaseti sadece güvenlik reflekslerine sıkıştırmıştı. Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte, terör örgütleri, artan bir biçimde, bölgemizde bölünme ve parçalanmanın, vekalet savaşlarının aparatı olarak kullanılmış; yerel sorunlar küresel hesapların aracı haline getirilerek toplumsal fay hatları bilinçli biçimde derinleştirilmiştir. Coğrafyamızı bir asır önce etnik, mezhebi ve dini farklılıklar üzerinden bölmeye çalışanların, yine aynı hedef peşinde koşmalarını engellemek için terörün tamamen ortadan kaldırılması, tam manasıyla kalıcı barış ve huzur ortamının sağlanması, tarihi bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır.

Bölgemizde bugün yaşanan istikrarsızlık, adaletsizlik ve demokratikleşme sorunları, emperyalmüdahalelerin bıraktığı derin izlerin birer sonucudur. Bu müdahalelere bizim cevabımız, daha fazla kardeşlik ve bütünleşmedir.”

“MİLLETİMİZ, BOZGUNCU EMELLERDEN DAHA GÜÇLÜ BİR BİRLİK, KARDEŞLİK VE BÜTÜNLEŞME İRADESİNE SAHİPTİR”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye’nin, küresel emperyal güçlerin hilafına, bölgede bütünleştirici politikaların öncüsü olmaya devam edeceğini ifade ederek, “Güç dengelerinin değiştiği, jeopolitik risklerin arttığı bir ortamda Türkiye’nin, iç kalesini tahkim ederek, bölgesinde kalıcı barış ve istikrarı sağlaması hem kendi güvenliği hem de bölgesel düzen açısından yeni imkan ve fırsatları ortaya çıkaracaktır.” dedi.

Türklerin, Kürtlerin, Arapların, bölgede yaşayan diğer kardeş halklarla birlikte oluşturacağı doğal ittifakın, bölgede emperyalistlerin kurguladığı dağılma ve parçalanma senaryolarını bozacak, planlarını etkisiz hale getirecek bir dönemi başlatacağını vurgulayan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Milletimiz; dağılma ve parçalanmayı durduracak, bozguncu emellerden daha güçlü bir birlik, kardeşlik ve bütünleşme iradesine sahiptir. Türkiye’de terör meselesinin kalıcı biçimde çözülmesi sadece güvenlik boyutuyla sınırlı olmayan, çok boyutlu, çok yönlü, çok katmanlı ve çok taraflı politikaları zorunlu kılmakta, siyasal meşruiyet, toplumsal kabul ve demokratik kapasitenin aynı anda güçlendirilmesini gerektirmektedir.

Öte yandan dünyamız uluslararası kurumların meşruiyet tartışmalarıyla çöküşe geçtiği, kural bazlı uluslararası sistemin yerine sadece güçlülerin kural dayattığı bir döneme doğru hızla ilerlemektedir. Böylesi bir dönemde devletlerin egemenliğini, güvenlikleri ile toplumsal bütünlüğü aynı irade çizgisinde tutabilme kudreti üzerinden değerlendirmek gerekir. Küresel sistemin her krizinde ne yazık ki en fazla yıpranan alan insan onuru ve hukukun üstünlüğü olurken, adaleti sağlama gücü zayıflayan her yapı, toplumda umut yerine yeni kırılganlıklar meydana getirmektedir.

Yakın çevremizde ve bölgemizde kimlik temelli fay hatlarının diri tutulması ve çatışma alanlarının genişlemesi ülkemize çok yönlü sorumluluklar yüklemektedir. İçeride millidayanışmamızı derinleştirirken, bölgemizde barış sağlamaya yönelik çabalar, refahın artırılması ve adalet duygusunun güçlendirilmesiyle birlikte üstlenilmesi gereken yeni vazifeler olarak önümüzde durmaktadır.”

basliksiz-5.jpg

“TERÖRÜN ÜLKEMİZİN GÜNDEMİNDEN ÇIKARILMASI TARİHİ BİR SORUMLULUKTUR”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye’de kardeşlik, esenlik ve toplumsal barışı büyüten her sözü ve adımı en güçlü şekilde desteklediklerini, bu meselenin, farklılıkları derinleştiren ezber kalıplarla değil, basiretli bakış, samimi yaklaşım ve kararlı adımlarla çözüme kavuşacağının altını çizdi.

“Bu konu, varlığımızı ve yarınımızı ilgilendiren niteliğiyle, dar siyasi çıkarların veya risk hesaplarının çok ötesindedir.” ifadesini kullanan Kurtulmuş, değerlendirmesini şu ifadelerle sürdürdü:

“Kalıcı sükunetin sağlam temeller üzerinde yükselmesi, güvenliğin yanında hukuk devleti pratiğini, demokratik siyaset ahlakını ve milli dayanışma iradesini aynı anda kuvvetlendiren birliği gerektirmektedir. Terörün ülkemizin gündeminden çıkarılması her birimiz için tarihi bir sorumluluktur. Ortak geleceğimize dönük her adım, Gazi Meclis’in denetimi ve toplumsal meşruiyetle ilerlediğinde, alınan tedbirler hukukla tahkim edilmiş bir istikamete doğru sağlam bir şekilde ilerleyecektir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, milli iradenin tecelligahı olarak milletimizin geleceğini ilgilendiren her meselenin meşru çözüm adresidir. Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, tarihi sorumluluğun Meclis zeminine taşınması için teşekkül ettirilmiş bir komisyondur. Bu çatı altında; açık diyalog ve karşılıklı saygı içinde kardeşliğimizi güçlendiriyoruz. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, acılarımızı inkar etmeden geleceği birlikte kurma kararlılığımızın açık bir ifadesidir. Bu çerçevede zaman geçse de acıları geçmeyen kayıpları unutmadan hatıralarına saygıyla sahip çıktığımızı vurguluyoruz.

Komisyonumuz, milletimizin her türlü düşünceyi baskıdan, önyargıdan ve çekincelerden ari biçimde ifade edebilecek kabiliyete, irfana ve olgunluğa sahip olduğunu da göstermiştir.

Ortak akıl ve asgari müşterekleri önceleyen bir yaklaşım benimseyerek, uzlaşı zemininden uzaklaşmadan meseleler derinlikli biçimde tartışılabilmiş, ele alınabilmiştir. Siyasal hayatın son dönemde ürettiği temaslar, kamu vicdanında büyüyen huzur talebi ve örgütün silah bırakmasına dönük gelişmeler, Meclis’imizin temsil gücünü daha görünür kılan bir istişareyi gerekli kılmıştır.”

12996915.jpg

“RAPOR, KOMİSYON ÇALIŞMALARININ OLGUNLAŞTIRDIĞI MÜŞTEREK İDRAKİ BELİRGİNLEŞTİRME AMACI TAŞIYOR”

Hazırlanan raporun, komisyon çalışmalarının olgunlaştırdığı müşterek idraki belirginleştirme amacı taşıdığını, partilerin ekte yer alan raporlarının okunmasını kolaylaştıracak kavramsal bir çerçeve sunduğunu kaydeden Kurtulmuş, “Komisyona katkı sunan partilerimizin raporları, her bir partinin kendi siyasal duruşlarını bir tutum belgesi şeklinde kamuoyu ile paylaşan birer politika belgesidir. ‘Türkiye Modeli’ olarak adlandırılan yaklaşımın kurucu ilkeleri, milli iradeye dayanan siyasal bir metin disiplini içinde kayda geçirilmekte; kamu düzeninin korunması, hak ve hürriyet alanının genişlemesi, toplumsal bütünleşmenin güçlenmesi ve demokrasinin ilerlemesi ve refahın kalıcı biçimde büyümesi birbirini tamamlayan tek bir bütünün parçaları olarak ele alınmaktadır.” şeklinde konuştu.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Komisyonun ortaya koyduğu yaklaşımın, örgütsel yapının feshi ve silah bırakmanın güvenilir biçimde teyidiyle birlikte yürürlüğe alınması düşünülen idari ve hukuki düzenlemelere rehberlik edecek ilkeleri belirlemeyi, tespit ve takip mekanizmalarında öngörülebilirlik sağlamayı, toplumla uyum adımlarını özgürlük ile güvenlik dengesini koruyan bir çerçevede tasarlamayı hedeflemektedir.

Rapor, af mahiyetinde algı üretecek başlıklardan uzak duran, hukuk düzeninin belirlilik ilkesini merkeze alan ve kamu vicdanının hassasiyetini gözeten yaklaşımın ana hatlarını ortaya koyarken, devlet aklı ile millet vicdanını koruyan demokratik iradenin aynı bütünlük içinde harekete geçtiğinde, toplumsal barışın kalıcı zeminini kurduğuna işaret etmektedir.Terörsüz Türkiye hedefi, daha geniş bir ufukla terörsüz bir bölge tasavvuruna açılmakta; iç huzuru pekiştiren her adım, bölgesel ve küresel adalet arayışında Türkiye’nin gücünü artırmaktadır.

Meclisimizin görevi, müşterek hayatın hukukunu kurmak, farklılıkların sesini ortak geleceğin sesine katmak, her yurttaşın kendini eşit, güvende ve saygın hissettiği demokratik yapıyı güçlendirmek ve hürriyet ufkunu genişletmektir. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, toplumsal huzur ve sükunu zedeleyen terör eylemleri ve şiddet iklimini sona erdirme iradesini rapor haline getirmiştir.

Raporun giriş bölümü ve değerlendirmeler, kavramsal bir çerçeve sunmayı, Komisyonun çalışması boyunca oluşan ortak idraki ortaya çıkarmayı ve çatışma çözümleri konusunda uluslararası literatürde ‘Türkiye Modeli’ olarak tanımlanacağına inandığımız komisyon çalışmalarının ilke ve hedeflerini siyasi bir metin disiplini içinde kayda geçirmeyi amaçlamaktadır.”

12996906.jpg

“KOMİSYONUMUZUN SERGİLEDİĞİ YAKLAŞIM; YARININ GÜÇLÜ TÜRKİYE’SİNE UZANAN SAĞLAM BİR ÇERÇEVE ORTAYA KOYMUŞTUR”

Kurtulmuş, şeffaf ve açık yaklaşımları sayesinde komisyon toplantılarının kamuoyu tarafından ilgiyle takip edildiğini, çalışmalara ilişkin gelişmelerin medya organlarında geniş yer bulduğunu ve sürecin milletin denetimine açık bir biçimde ilerlediğini belirtti.

Yaptıkları çalışmaların, gelinen aşamayla sınırlı ve tamamlanmış bir süreç olarak değerlendirilemeyeceğinin altını çizen Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Komisyonumuzun sergilediği sağduyulu, kapsayıcı ve çözüm odaklı yaklaşım; yarının güçlü, etkili ve huzurlu Türkiye’sine uzanan sağlam bir çerçeve ortaya koymuştur. Komisyonumuz tarafından titizlikle hazırlanan rapor, bundan sonraki süreçte atılacak adımlara istikamet çizen ve ortak hedefler doğrultusunda yol gösteren kıymetli bir başvuru metni olma özelliğinitaşımaktadır. Komisyon raporumuz bu anlamda bir nihayet değil; bilakis atılan ve atılacak kararlı adımların mihenk taşıdır.

Yeni bir anayasa hazırlama konusu ise komisyonumuzun görev alanında olmamakla birlikte, ülkemiz için tehir edilmeden yerine getirilmesi gereken ortak bir ödev ve sorumluluk olarak önümüzde durmaktadır. Komisyon çalışmalarının neticesinde, raporda bahsedilen düzenlemeler ve önerilere ek olarak siyasi partilerimizin daha önce çeşitli vesilelerle kamuoyuyla paylaştığı raporlarda ifade ettikleri daha demokratik, sivil, özgürlükçü, katılımcı ve kapsayıcı yeni bir anayasaya ihtiyaç duyulduğu da aşikardır. Ayrıca TBMM İçtüzüğü, Siyasi Partiler Kanunu ve seçim kanunlarında yapılacak demokratik değişiklikler de Yüce Meclisimizin sorumlulukları arasındadır. Komisyonumuzun adını oluşturan ‘Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi’ hedefi, bu adımların da atılmasıyla birlikte nihayete erecektir.”

12996908.jpg

KATKI SUNAN İSİMLERE TEŞEKKÜR ETTİ

TBMM Başkanı Kurtulmuş, sorunun çözümü için ilk ve önemli adımları atarak meseleyi bir devlet politikası olarak benimseyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti.

Kurtulmuş, yaptığı kritik ve yol gösterici çağrılarla sürecin başlamasını sağlayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye, komisyona başta milletvekillerinin temsilini sağlamak üzere samimi destek veren CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları Oruç’a, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’a, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’a, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’na, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Muhammed Ali Fatih Erbakan’a, TİP Genel Başkanı Erkan Baş’a, EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan’a, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal’a ve Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’a da şükranlarını ifade etti.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, komisyona katkıda bulunan isimlere de şükranlarını ifade ettiği konuşmasında şunları kaydetti:

“Geçmiş dönem TBMM başkanları, bakanlar ve ilgili kamu kurumlarından temsilciler, Milliİstihbarat Teşkilatı Başkanı, şehit aileleri ve gaziler, sivil toplum temsilcileri, baro başkanları ve hukuk çevreleri, insan hakları örgütleri, işçi ve memur sendikaları ile işveren temsilcileri, akademi camiası, düşünce kuruluşları, emekli güvenlik mensuplarımızın temsilcileri, gençlik ve kadın sivil toplum kuruluşları gibi alanlardan 137 kişi dinlenmiş ve bu dinlemelerin her birisi rapora büyük katkı sunmuş, raporun ufkunu genişletmiştir. Büyük bir demokratik olgunluk ve titizlikle çalışmalarını sürdüren komisyon üyesi milletvekillerimize, fedakar gayretleriyle çalışmalarımızı kolaylaştıran idari teşkilat mensubu arkadaşlarımıza ve milletimizin doğru bilgiye erişmesi için büyük bir sorumluluk bilinciyle çalışan değerli basın mensubu arkadaşlarımıza bu tarihi görevdeki katkıları nedeniyle teşekkür ediyorum. Sorumlu ve yapıcı tutumları sebebiyle, katkı sunan herkese ayrı ayrı teşekkürlerimi ifade ediyorum.Uzlaşı ve diyalog kültürünün bundan sonraki süreçte de aynı kararlılık ve samimiyetle yürütülmesini temenni ediyorum.

En büyük teşekkürümüz, desteklerini her daim yanımızda gördüğümüz ve hissettiğimiz aziz milletimizedir. Son olarak, komisyonumuz teşekkül etmeden hemen önce aramızdan ayrılan; sürecin sükunetle yürümesi, güven zemininin korunması ve ortak aklın güçlenmesi için büyük emek veren TBMM Başkanvekilimiz, değerli dostum Sırrı Süreyya Önder’i rahmet ve minnetle yad ediyorum. Komisyon çalışmalarımız kapsamında görüşlerine başvurduğumuz; sahada insan hayatına dokunmayı kendisi için vazife bilmiş insani yardım gönüllüsü, eğitimci Vahdettin Kayğan kardeşimi de rahmetle anıyorum.

12996911.jpg

Milletimizin huzuru, bölgemizin istikrarı ve toplumsal barış ülküsü için sivil toplumda, siyasette ve halkımıza hizmetin farklı alanlarında emek veren her bir kıymetli insanımızı şükranla, ortak vatanımızın esenliği uğruna canını veren şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi hürmetle yad ediyorum. Aziz hatıraları, atacağımız her adımın insan onuruna, adalete ve ortak geleceğimize karşı taşıdığımız sorumluluğu hepimize daha güçlü biçimde hatırlatmaya devam edecektir.”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, partilerin temsilcileriyle yapılan görüşmelerde herkesin üzerinde ortaklaştığı somut öneriler kısmının kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti. Kurtulmuş, taslak raporun 6. ve 7. bölümlerini okumak üzere TBMM Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Bozkurt’a söz verdi.

12993221.jpg


Editör: N. Cingirt
Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Üniversitede aile boyu kadrolaşma!
Düzce Üniversitesi
18.02.2026
Üniversitede aile boyu kadrolaşma!