Eski HDP Kocaeli İl Eş Başkanı Alçınkaya; Barış için artık bekleme zamanı değil
Eski HDP Kocaeli İl Eş Başkanı Alçınkaya; Barış için artık bekleme zamanı değil
7.12.202510:55
Güncelleme: 7.12.2025 - 10:58
Haber Merkezi
150

Türkiye’de barışın ve kardeşliğin sağlanması konusunda verdiği mücadeleyle tanınan ve bu uğurda uzun süre cezaevinde yatan eski HDP Kocaeli İl Eş Başkanı Marmara Yerel Haber köşe yazarı Mehmet Ali Alçınkaya, Özgür Kocaeli gazetesine yaptığı açıklamada; “Terörsüz Türkiye” projesi hakkında gazetemize önemli açıklamalarda bulundu. Alçınkaya, “Artık bekleme zamanı değil” dedi.

Türkiye, Kürt meselesinin barışçıl ve demokratik çözümü konusunda kritik bir eşiğe yaklaşıyor. Son gelişmeler, hem ülke içinde hem de bölgesel ölçekte demokratik dönüşüm potansiyeline işaret ederken, uzmanlar sürecin başarısının yalnızca Türkiye için değil, daha geniş bir coğrafya olan Ortadoğu’nun demokratik geleceği açısından da hayati önem taşıdığını vurguluyor.

TÜM SİYASİ PARTİLER BU PROJEYİ SAHİPLENMELİ

27 Şubat 2025’te Abdullah Öcalan’ın yaptığı barış ve demokratik toplum çağrısı, demokratikleşmenin derinleşmesi, çatışmaların sonlandırılması ve Rojava’daki kazanımların güvence altına alınması açısından “yol haritası” niteliğinde değerlendiriliyor. Siyasi gözlemciler, sürecin ilerlemesi için yalnızca siyasi iradenin yeterli olmayacağına; tüm siyaset kurumunun süreci şeffaf, kararlı ve sorumlulukla sahiplenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

TÜRKİYE’DE ÇATIŞMA DÖNEMİ KAPANMIŞTIR

Kamuoyunda yakından takip edilen PKK’nin gündemindeki olası “fesih kongresi”, çatışmalı dönemin kapanması ve demokratik siyasetin güçlenmesi bakımından kritik bir aşama olarak görülüyor. Uzmanlara göre toplumsal barışın kurumsallaşması, hem örgütsel dönüşümlerin hem de devletin demokratik reformlarının eş zamanlı olarak hayata geçirilmesini gerektiriyor.

CHP’NİN İMRALİ KARARI TARTIŞMA YARATTI

Öcalan ile yapılan komisyon görüşmesi siyasal çevrelerde “tarihî” değerlendirmeleri beraberinde getirirken, CHP’nin İmralı’ya gitmeme kararı kamuoyunda tartışma yarattı. Bazı uzmanlar, bu tutumun sürecin ilerleyişini olumsuz etkileyebileceğini belirterek şu uyarılarda bulunuyor; Toplumsal çözüm iradesi zayıflayabilir, demokratik toplum inşa süreci gecikebilir. Türkiye’nin barış odaklı, cesur ve toplumun beklentilerine yanıt veren demokratik bir çizgiye ihtiyaç duyduğu ifade ediliyor.

DEMİRTAŞ VE DİĞER SİYASİ TUTUKLULAR

AİHM kararlarına rağmen Selahattin Demirtaş’ın tahliye edilmemesi ve diğer siyasi tutukluların durumu, hukuk devleti ve demokratikleşme tartışmalarını yeniden gündeme taşıyor. Uzmanlar, kalıcı barış için hukuki ve siyasi adımların birlikte atılmasının zorunlu olduğunu dile getiriyor.

İMRALI BARIŞ VE ÇÖZÜM ADASI OLDU

İmralı’daki koşullar da sürecin merkezindeki konulardan biri. Tecridin kaldırılması ve “İmralı’nın tecrit adası değil, barış ve çözüm adası olması gerektiği” yönündeki değerlendirmeler, sürecin güvenilirliği ve toplumsal meşruiyeti açısından önem taşıyor. Öcalan’ın fizikî özgürlüğü ve siyasi tutukluların serbest bırakılması talepleri, demokratik dönüşüm tartışmaları içinde öne çıkıyor.

SURİYE’DEKİ GELİŞMELER TÜRKİYE’YE ETKİLİYOR

Rojava ve Suriye’deki gelişmelerin Türkiye’deki süreci doğrudan etkilediği belirtiliyor. Bölgesel barışın güçlenebilmesi için demokratik entegrasyon yasaları ve özgürlük yasalarının gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Sürecin başarıya ulaşmasının yalnızca siyasetçilerle sınırlı olmadığı, toplumsal aktörlerin aktif katılımını zorunlu kıldığı vurgulanıyor.

TÜRKİYE İÇİN HAYATİ BİR PROJEDİR

Akademisyenlerden gazetecilere, kadın örgütlerinden ekolojistlere, sendikalardan STK’lara kadar geniş bir kesimin barışın toplumsallaşmasında rol üstlenmesi gerektiği belirtiliyor. Siyaset bilimciler bu durumu şu sözlerle özetliyor: “Türkiye’nin geleceği açısından bu sürecin başarılı olması hayati önemdedir. Başarı, siyaset kurumunun süreci şeffaf ve kararlı biçimde sahiplenmesi; toplumsal düzeyde barışı güçlendirmek için birlikte çalışmasıyla mümkün olacaktır.”

GÖZLER MECLİSE ÇEVRİLDİ

Toplumun farklı kesimleri, siyasi partilerin tarihî bir sorumlulukla hareket ederek barışı kurumsallaştıracak adımları hızla atmasını bekliyor. Uzmanlara göre Türkiye, demokratik cumhuriyetin inşasında cesur bir çizgi izlerse hem iç barışını sağlayabilir hem de bölgesel demokratikleşmeye öncülük edebilir.

ARTIK BEKLEME ZAMANI DEĞİL

Sürecin destekçileri, her bireyin ve toplumsal gücün demokratik dönüşüm için aktif sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguluyor. “Mücadele büyüdükçe özgürlük görünür hâle gelir; görünür özgürlük ise halkın ortak kazanımıdır” görüşüyle, barış ve demokrasi çağrıları giderek güçleniyor. 

Kaynak Özgür Kocaeli


Editör: N. Cingirt
Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.