Akdoğan Özkan: İran savaşında gerçekliği kavramak, gerçekliği fiyatlamak
Akdoğan Özkan: İran savaşında gerçekliği kavramak, gerçekliği fiyatlamak
30.03.202604:00
Haber Merkezi
86

İran savaşında olup bitenlerin seyrini önümüzdeki günlerde değiştirebilecek nitelikte çok önemli 3 gelişme meydana geldi, son 3 günde. Hepsi de bize İran savaşında hakikati henüz idrak edemediğimizi ve gerçekliği tam olarak fiyatlamadığımızı gösterir cinsten!

Soykırımcı Epstein koalisyonunun İran’a karşı 28 Şubat tarihinde başlattığı ve birinci ayını doldurduğumuz savaşın karakteri son 72 saatte meydana gelen 3 kritik gelişmeyle neredeyse tamamen değişmiş durumda; ancak henüz hiç kimse bu gelişmeleri bir araya getirip değerlendirme yapmış değil. O nedenle, şimdi buyurun, bu yazının kaleme alınışından önceki son 3 günde savaşın seyrini son derece ciddi biçimde etkileyebileceğini düşündüğüm neler oldu, neler değişti, onları sırasıyla aktarıp bir değerlendirme yapalım:

1) Silah ve mühimmat tükenirken - Washington Post, 27 Mart Cuma günü Pentagon yetkililerinin alarmda olduğunu yazdı. Gazeteye konuşan Savunma Bakanlığı görevlilerine bakılırsa, ABD’nin elindeki her biri 1,3 milyon dolar değerinde olan, yenilerinin ise 3,6 milyon dolara kadar ulaşan maliyeti olduğu belirtilen Tomahawk füzeleri tükenme noktasına gelmekte. ABD’nin İran savaşının ilk ayında 850'den fazla Tomahawk füzesi kullandığı biliniyor. Ordunun envanterindeki füze sayısı, kamuoyuna açıklanmasa da, gazete haberinde savaşın başlangıcında ABD’nin 3 bin ya da 4 bin civarında Tomahawk füzesine sahip olduğunun sanıldığı belirtiliyor. Üretimleri 2 yılı bulduğu için stokları yeniden doldurmak çok uzun zaman alacak. Endişenin bir sebebi de, Çin ile Tayvan meselesi yüzünden yaşanabilecek olası bir çatışmada, bu ülkenin erişim engelleme şemsiyesinin gelişkin yapısından dolayı, uzun menzilli mühimmat kullanımının şart olması ve bu nedenle temel silah sistemi olarak Tomahawklara başvurulacağının bilinmesi. Bu nedenle stoklar eridikçe Pasifik’e yönelik endişe de büyüyor.

Pek altı çizilmeyen bir husus da, Benchmark Mineral Intelligence rakamlarıyla, Tomahawk füzelerini fırlatan Arleigh Burke sınıfı destroyerlerin her birinin 2 bin 600 kg nadir toprak elementleri içeriyor olması. Bunlar da tahmin edilebileceği gibi, hammaddenin de çıkarıldığı Çin’de üretiliyor. Körfez'deki uçak gemisi saldırı gruplarını destekleyen Virginia sınıfı denizaltıların her biri de 4 bin 600 kilogram nadir toprak elementleri içeriyor. ABD’nin Patriot hava savunma sistemlerinde kullandığı PAC-3 füzelerinde de yine yüzde 85 ila yüzde 95 Çin'de üretilen, yüksek sıcaklıklara (300°C'ye kadar) ve korozyona dayanıklı, nadir toprak elementli, güçlü kalıcı mıknatıslar olan samaryum-kobalt mıknatısları kullanılıyor.

Bu arada, 24 Mart tarihli bir Royal United Services Institute (RUSI) raporunda, ABD’nin elinin altındaki Terminal High Altitude Area Defense (THAAD) önleyici füzelerinin yüzde 40’ını savaşta şu ana kadar tükettiği, 17 Nisan’da ise tamamını tüketmiş olacağının altı çiziliyor. Aynı raporda, İsrail’in Arrow füze önleyicilerini 27 Mart 2026 tarihi itibarıyla, saldırı amaçlı Blue Sparrow balistik füzelerini 5 Nisan’da, David's Sling Stunner önleyici füzelerini 6 Nisan’da, Terminal High Altitude Area Defense (THAAD) önleyici füzelerini ise 11 Nisan’da tüketmiş olacağı tahmin ediliyor.

Bütün bu bilgi ve veriler, stokların aslında sürdürülebilirlik sınırına geldiğinin ve yerine çok uzun süre konulamayacağının ifadesi.

YAZININ DEVAMI İÇİN LİNKİ TIKLA... İran savaşında gerçekliği kavramak, gerçekliği fiyatlamak


Editör: N. Cingirt
Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Tahran karanlığa büründü
Dünyadan
30.03.2026
Tahran karanlığa büründü