Komisyon çalışmaları kapsamında dinlenen Cumartesi Anneleri, raporda ne yaşadıkları hakikatlerin ne de dile getirdikleri taleplerin yer aldığını belirtti.
Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanmasını talep etmek için 1995’ten bu yana İstanbul’daki Galatasaray Meydanı’nda oturma eylemi yapan Cumartesi Anneleri, TBMM’de süreç kapsamında kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı taslak rapora tepki gösterdi.
PKK’nin fesih süreci sonrası atılacak yasal adımların planlanması amacıyla hazırlanan komisyonun raporu, 2 ret ve 1 çekimser oya karşı 47 oyla kabul edildi. Komisyon çalışmaları kapsamında dinlenen Cumartesi Anneleri, raporda ne yaşadıkları hakikatlerin ne de dile getirdikleri taleplerin yer aldığını belirtti.
‘Hakikatimiz ve taleplerimiz yok sayıldı’
Cumartesi Anneleri tarafından yapılan açıklamada, Meclis’te kurulan komisyonda dinlendikleri, yıllardır Galatasaray Meydanı’nda dile getirdikleri acıyı ve adalet taleplerini bu kez Meclis kürsüsünde anlattıkları hatırlatıldı.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Ancak büyük bir hayal kırıklığıyla gördük ki Komisyon’un hazırladığı raporda ne hakikatimize ne de dile getirdiğimiz taleplere yer verilmiş. Demokratikleşme ve toplumsal barış iddiasıyla hazırlanan bir raporda, zorla kaybetmeler gibi ağır, sistematik ve süreklilik arz eden insan hakları ihlallerinin yok sayılması; bu iddianın kendisiyle açık bir çelişki içindedir.”
Kayıp yakınlarının beyan ve taleplerinin resmi kayıtlardan dışlanmasının, acıyı derinleştiren ve adalet talebini bastıran bir anlayışın devamı olduğu vurgulanan açıklamada, bu tutumun cezasızlığı büyüttüğü ifade edildi.
‘Toplumsal barış inkârla değil, hakikatin kabulüyle mümkündür’
Açıklamada, toplumsal barışın ancak hakikatle yüzleşmeyle mümkün olacağı belirtilerek şu değerlendirmeler yapıldı:
“Toplumsal barış inkârla değil, hakikatin kabulüyle mümkündür. Dayanışma mağdurların sesini kısmakla değil, onların adalet talebini sahiplenmekle güçlenir. Demokrasi ise eleştirel hafızayı dışlamakla değil, geçmişle cesurca yüzleşmekle kök salar.”
Cumartesi Anneleri, söz ve taleplerinin resmi bir raporda yer almamasının yalnızca kendilerine değil, adalet arayan tüm topluma yönelik bir haksızlık olduğunu ifade etti.
‘Mücadelemiz resmi onaylara ihtiyaç duymayacak kadar meşru’
30 yılı aşkın süredir sürdürdükleri mücadeleye dikkat çeken kayıp yakınları, açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:
“Komisyon raporunda yer verilmemiş olabilir. Ancak mücadelemiz resmi metinlere, resmi onaylara ihtiyaç duymayacak kadar meşru ve güçlüdür. 30 yılı aşan ısrarımızla söylüyoruz: Biz buradayız. Kendi tarihimizi, kendi hafızamızı ve kendi hakikatimizi yazmaya devam edeceğiz. Kayıplarımızı unutturmayacağız.”
Cumartesi Anneleri’nin açıklamasının tamamı şöyle:
“Cumartesi Anneleri olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda dinlendik. Yıllardır Galatasaray Meydanı’nda taşıdığımız acıyı, hakikatimizi ve adalet taleplerimizi bu kez Meclis kürsüsünde dile getirdik. Kayıplarımızın isimlerini, hikâyelerini ve geride bırakılan hayatları anlattık.
Ancak büyük bir hayal kırıklığıyla gördük ki Komisyon’un hazırladığı raporda ne hakikatimize ne de dile getirdiğimiz taleplere yer verilmiş. Demokratikleşme ve toplumsal barış iddiasıyla hazırlanan bir raporda, zorla kaybetmeler gibi ağır, sistematik ve süreklilik arz eden insan hakları ihlallerinin yok sayılması; bu iddianın kendisiyle açık bir çelişki içindedir.
Kayıp yakınlarının beyan ve taleplerini resmi kayıtlardan dışlamak; acıyı derinleştiren, yas hakkını gasp eden ve adalet talebini bastıran anlayışın sürdürülmesidir. Bu tutum, kayıplarımızın akıbetini karanlıkta bırakan şiddetin yalnızca geçmişte kalmadığını; inkâr ve yok sayma yoluyla bugün de devam ettiğini göstermektedir. Görünmez kılınan her söz, uzatılan her sessizlik, cezasızlığı büyütmektedir.
Biz biliyoruz:
Toplumsal barış inkârla değil, hakikatin kabulüyle mümkündür.
Dayanışma mağdurların sesini kısmakla değil, onların adalet talebini sahiplenmekle güçlenir.
Demokrasi ise eleştirel hafızayı dışlamakla değil, geçmişle cesurca yüzleşmekle kök salar.
Sözlerimizin ve taleplerimizin resmi bir raporda yer bulmaması, yalnızca bize değil; adalet arayan, hakikat talep eden tüm topluma yapılmış bir haksızlıktır.
Komisyon raporunda yer verilmemiş olabilir. Ancak mücadelemiz resmi metinlere, resmi onaylara ihtiyaç duymayacak kadar meşru ve güçlüdür.
30 yılı aşan ısrarımızla söylüyoruz: Biz buradayız. Kendi tarihimizi, kendi hafızamızı ve kendi hakikatimizi yazmaya devam edeceğiz. Kayıplarımızı unutturmayacağız.”
Editör: N. Cingirt






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.