Yıldıray OĞUR
Suriye Savunma Bakan Yardımcılığı görevine atanan SDG’li Sipan Hemo Al Majalla, çok ilginç bir röportaj verdi.
1973 Suriye doğumlu olan ve asıl adı Samir Aso olan Hamo, 1990’da 17 yaşında Şam’da bir teknik meslek okulunda öğrenciyken PKK’ya katılmış.
1991’de 1 Mayıs’ta tutuklanmış. Halep’te hapis yatmış. Sonra Türkiye’ye geçmiş, ardından Gürcistan’a.
1999’da Öcalan yakalanırken Gürcistan’daymış. Rus ordusu tarafından yakalanıp, Türkiye’ye teslim edilmiş.
2004 yazına kadar beş yıl Türkiye’de tutuklu kalmış. Daha sonra Suriye ile Türkiye arasında bir mutabakat kapsamında karşılıklı mahkum takasında Türkiye elindeki tüm Suriyeli PKK mensuplarını
Suriye’ye teslim edince geri dönmüş.
2004’ün sonundan 2005’in başına kadar Fayhaa şubesinde ağır işkence altında hapis yatmış.
“2004 Mart’ında Kamışlı’da yaşananlardan sonra gerilimi düşürmeye çalıştık ve o dönemde şehirde aktif rol aldık. Bu yüzden tutuklandım. Tek kişilik hücredeydim. Gece ile gündüzü ayırt edemiyordum. Bu, Tuğgeneral Muhammed Khlouf dönemindeydi; dünyanın en aşağılık adamıydı. Ondan daha kötüsü yoktur.”
2010’a kadar Suriye’de hapis yatmış. Serbest kaldıktan sonra kendi anlatımıyla “akrabalarının yanında kalmak için Kuzey Irak’a gitmiş.” Muhtemelen Kandil’den bahsediyor.
Çünkü 2011’de örgüt Arap Baharı başlayınca onu da Suriye’ye gönderip YPG’yi kurdurmuş.
Suriye’de Esad rejimiyle iş birliği iddialarını reddediyor:
“Rejim bizi muhalefete itmek istemiyordu. Çünkü bu durumda çatışma çıkabilir ve biz de muhalefetle ittifaka girebilirdik. Bu anlamda yaklaşımı hesaplıydı. Ama devlet bize her şeyi teslim etmedi. Bize, Özgür Ordu’ya davrandığı gibi davrandı. Hatta bizi muhalefet kampına itmemeye çalıştı. Bazı kolaylaştırıcı adımlar oldu ama bunlar müzakereyle değil zorla dayatıldı. Kabul etmedikleri yerlerde savaştık.”
Sonrasında ABD öncülüğündeki koalisyon ve SDG kuruldu. Sonra SDG’nin başına Mazlum Abdi geçti.
2018’de Türkiye’nin operasyonu öncesi Afrin’deydi. Ve Afrin’den savaşmadan çekilmesi çok tartışıldı. PKK onu dört yıl Kandil’e çekti.
2023’de yeniden Suriye’ye geri döndü.
Şara ile daha idlib’den çok iyi ilişkileri olduğunu anlatıyor:
“Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’dan, el-Kahtani’ye, İçişleri Bakanı Enes Hattab’a kadar hepsiyle çok iyi ilişkilerim vardı. Afrin döneminde de ilişkilerimiz iyiydi. 2013’te, Şara’nın liderliğini yaptığı El Nusra ile Afrin sınırları boyunca bir anlaşma imzalamıştık. Bu yüzden yeniden yapıcı anlaşmalar yapılabileceğini düşündüm ve böyle bir formül aradım. Ancak geri döndüğümde işlerin farklı bir yöne gittiğini gördüm; sahaya başka güçler girmişti. Artık Suriye’de herkesin bir varlığı var. Bugün ortaya konan programlara bakınca, sanki yine çıkarları örtüşen iki tarafız ve 2013’te olduğu gibi anlaşabiliriz”
SDG’nin Şam yönetimiyle çatışarak hata yaptığını söylüyor:
“Açıkçası hatalar yaptık. Uluslararası toplumun bizim yanımızda olduğunu ve bir anlaşmazlık çıkarsa bizi destekleyeceğini düşündük. Bu yanlış çıktı. Suriye’de durum değişmişti ve rejimin çöküşü Sykes-Picot düzeninin tamamen sona ermesi anlamına geliyordu. Yeni bir döneme giriyoruz ve durumu daha iyi okumalıydık. IŞİD’e karşı birlikte savaştığımız için bazı tarafların bizi terk etmeyeceğini düşündük, ancak onların çıkarları Şam’a yöneldi ve uluslararası kamuoyu genel olarak Şam’dan yana oldu. Bunu doğru okusaydık daha iyi müzakere edebilirdik. Son çatışmalar gereksizdi” Evet, belki İsrail’e ya da Amerika’ya güvenenler vardı. Bazıları durumu yanlış okudu. Şimdi açıkça görülüyor ki İsrail güney Suriye’ye odaklanmış durumda ve neredeyse tam kontrol sağlamış durumda. Daha fazla genişlemek istemiyor.”
“Şu anda güçler sizin kontrolünüzde mi yoksa Mazlum Abdi’nin mi?” sorusuna şöyle cevap vermiş:
“Kesinlikle benim kontrolümde. Abdi hâlâ var ama rolü denetleyici. SDG resmen henüz sona ermediği için adı hâlâ geçiyor. Süreç tamamlanınca SDG’nin sona erdiği açıklanacak.”
Suriye’nin geleceğinden umutlu:
“Kürtler düşman değil. Aynı dinin ve vatanın kardeşleridir. Eğer kapsayıcı bir Suriye kimliği kurulursa Kürtler yine ülkenin merkezinde yer alır. Allah bizi mahcup etmesin.”
Türkiye’yi ve çözüm süreci sarsan 10 günlük çatışmadan sonra son durum bu.
Yazarlar
-
İbrahim Kahveciİhracatçı batıyor 30.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünKritik günlerden geçerken... 30.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYORTADOĞU VE KÖRFEZ ÜLKELERİ SAVAŞ SARMALINA SÜRÜKLENİYOR… 30.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİnsan olan böyle bir savaşta nasıl davranır? 30.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYACemre Toprağa Düştü, Newroz’un Ateşi Yüreklere; Şimdi 4 Nisan’ın Özgürlük Müjdesiyle Taçlandırma Zam 30.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRSadece orta direk değil, iyi bir gelecek kurma hayali çöküyor 30.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİREN“Başkan Trump’ı kurtarmak” 30.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞUÇAKTA AĞIR TÜRBÜLANS… 30.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMOğuzhan Müftüoğlu vesilesiyle Türk solu 30.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÜlkenizi bir otokrat yönetiyorsa... 30.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURDirenişten ‘Allah bizi mahcup etmesin’e 30.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYargı güce boyun eğiyor mu? 30.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİİslam ve düşüncede yerlilik 29.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRCHP’ye yakın araştırma şirketinden sürpriz sonuç 28.03.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENSAMER raporu ve saha 28.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezTrump'ın Manipülasyon Çabaları 28.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın umudu: Türkler bu sefer de bayrağın altında toplanır mı? 28.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUDezenformasyon felaketi 28.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKÇözüm süreci: Suriye’de hareket var, Türkiye’de söz çok icraat az 28.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİşte Şişli'nin bir gecede silinen tapuları 28.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZOsman Kavala 3070 gündür haksız yere hapiste yeter bu zulüm... 28.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERFransız seçmenin mesajları 27.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçKaranlık Akademi: Üniversiteler Nasıl Ölür? 27.03.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden mutsuzuz? 27.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN12 Yıl Önceki O Açıklama: “Önce Hukuk” 25.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİYargıya kim haber verecek bunları? 24.03.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.03.2026
23.03.2026
22.03.2026
19.03.2026
11.03.2026
9.03.2026
5.03.2026
1.03.2026
25.02.2026
23.02.2026