Ahmet TAŞGETİREN
Er Ryan’ı Kurtarmak” filmindeki gibi bir iş. Trump sıkıştı. Netanyahu’nun burnundan tutup soktuğu savaş, üç günde bitmedi. İran dirençli çıktı. Bölgede savaşı genişletti, petrol akışı sıkıntıya girdi, dünya ekonomisi sallandı, şimdi çıkmak istiyor. Ama adını “zafer” koyacağı bir çıkış istiyor.
Öte yanda İran var. Okul çocukları üzerine bomba yağdırılan İran. Büyük yıkım yaşayan İran. Tarihten getirdiği bir medeniyet mirası ve gururu olan İran. Bugüne kadar onlarca kere üzerine çullanılmış ve yeniden ayağa kalkmayı başarmış bir İran.
Ayrıca rejimin de bir iddiası var. “Yıkılmama” iradesi. Hele İsrail-Amerika kumpası ile yıkılmama iradesi.
Trump’ın köşeye sıkıştığını görüyor İran. Ona “onurlu – zafer kazanmış” olarak savaşı bitirme şansı tanımaktan yana değil.
Tam burada devreye girmiş belli ki arabulucular. Türkiye, Pakistan ve Mısır’ın girişimlerinden söz ediliyor. Suud ve Körfez ülkeleri Trump’a angaje olmuş durumdalar. Ama savaşın bedelini Trump’tan çok ödüyorlar.
Trump “arabulucular”ın girişiminden umutlu. O yüzden “savaş bitti, bitiyor, İran diz çöküyor” türü savruk açıklamalar yapıyor.
Bu arada en son “kendisinden beklentilerimiz doğrultusunda” notuyla Türkiye ve Erdoğan’ın duruşunu takdir eden ifadelere imza attı:
“Türkiye harika bir iş çıkardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan harika bir lider; Türkiye şahaneydi ve girmemelerini istediğimiz şeylerin dışında kaldılar. Türkiye ve Endonezya gibi ülkelerden aldığımız destek, geleneksel müttefiklerimizin ötesine geçmiştir.”
Arabuluculuk sürecinde belli ki Türkiye adına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da önemli rolü var. Fidan, süreci değerlendirdiği bir TV programında ‘’Savaşın ortaya koyduğu tehdidi diğer aktörlerin de gördüğüne, İran’ın ABD’ye yönelik çok ciddi güven kaybı içinde olduğuna” işaret ettikten sonra bölge için çok önemli bir probleme dikkat çekiyor. Şunu söylüyor:
“Şimdi tabii bizim üzüldüğümüz nokta, maalesef bölgenin adım adım İsrail’in senaryosunu yazdığı bir oyunun içine çekilmekte olmasıdır. Özellikle hatırlayacak olursak 7 Ekim’den hemen sonra biliyorsunuz İsrail’in ilk zamanlarda dillendirdiği ancak sonra vazgeçtiği bir politikası vardı. Yani özellikle Gazze meselesini hallettikten sonra Lübnan’ı, Suriye’yi, arkasından İran’ı ve Irak’ı hedef alan eylemler yapacağını bir müddet deklare etmişti. Sonra o tarafta sessizliğe büründü ve bunları birebir uygulamaya başladı. Şimdi geldiğimiz noktada aslında İran’a savaş açılırken, İsrail yayılmacılığı üzerinden bölgede çok kalıcı bir fitne tohumunun atıldığını görüyoruz. Bu tohum, bölgedeki Müslümanların artık bir daha bir araya gelmesini neredeyse çok zor hale getirecektir. Bizim Türkiye olarak bir numaralı hedefimiz, bir defa bu fitnenin ortaya çıkmasını önlemektir.”
Dileyelim, Netanyahu’nun burnundan tutup sürüklediği Trump’ı çok mutlu eden duruşlar Türkiye’nin bölgedeki rolünü olumsuz etkilemesin.
Fransız Senatör Claude Malhuret’ten Trump için günün sözü: “Bir Türk atasözü der ki: Bir palyaço saraya yerleştiğinde kral olmaz; saray sirke dönüşür.”
MHP ÜST YÖNETİMİNDE DEPREM
Gündem İran savaşı ile doluyken, Bahçeli’nin ilk vuruşu gerçekleştirdiği “Süreç”in nereye evrileceği üzerine tartışmalar sürerken, sürpriz bir gelişmeyle MHP içinde deprem yaşandı.
İzzet Ulvi Yönter, Devlet Bahçeli’nin en yakınlarından sayılıyordu. Genel Başkan Yardımcısı idi. Bir rivayete göre; Bahçeli’nin konuşma metinlerinin yazarıydı.
Zehir zemberek bir açıklama ile görevinden istifa ettiğini açıkladı. X mesajında bir “Ajan”dan bahsediyordu.
“MHP’ye sızan ajan seni her cihetten izliyoruz. Sen doğruluktan ne anlarsın! Merak etme seninle mutlaka hesaplaşacağız. Paran da işe yaramayacak dümenci alçak…”
Yönter’in öyle beri benzer bir “AJAN” yüzünden istifa etmeyeceği açıktı. Ajan her kimse sonuçta partinin selâmeti için onun atılması, temizlenmesi daha kolay değil miydi? “Lider”e ulaşmak daha mı zordu Yönter için?
Kısa süre sonra “Ajan” işaretinin Bahçeli’nin danışmanı diye nitelenen Eyüp Yıldız’ı hedef aldığı iddiaları geldi. Eyüp Yıldız sosyal medyasından şu mesajı paylaştı:
“Söz çoktur, hakikat az… İnsanı yücelten, söylediği değil; yaşadığıdır. Nefsini terbiye edemeyen, başkasına nasihatle yol gösteremez. Biz, söze değil hâle bakarız. Doğru olanın, dosdoğru duranların yanında olmayı tercih ederiz. Rabbim; kalbiyle dili bir olanlardan eylesin…”
Eyüp Yıldız’ın Bahçeli’ye ne zaman, nasıl danışman olduğu, tepedeki gerilimin hangi saiklerle böyle bir “Ajan” suçlaması noktasına evrildiği, konunun neden Bahçeli ile konuşulup çözülemediği ayrı konu.
Ama tepede başlayan sancı diğer kademelere de sirayet etmiş durumda. Sosyal medya mesajları tam bir “savaş” dilini yansıtıyor. “FETÖCÜLÜK” suçlaması da devrede.
Meselâ MHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Engin Akyüz, işin uç noktalarını ortaya koydu: “Cansa can kansa kan sonuna kadar sorgulamadan sadece işaret et dümencilerin alayını ezmeyen şerefsizdir..”
Sinan Ateş’in ablası Selma Ateş’in “Nefsini, koltuğundan büyük sanan birinin istifası ancak bu kadar olur. Kalk derler kalkar, otur derler oturur” şeklindeki mesajı hariç, genelde MHP içinden gelen destekler Yönter’in yanında.
Ancak tabii ki asıl duruş Bahçeli’den bekleniyordu. Çünkü “AJAN” diye işaretlenen ismin onun yanında durduğu iddia ediliyordu. Bahçeli ilk açıklamasında “Ajan” konusuna hiç girmedi, İzzet Ulvi Yönter’in akademik hayata devam için ayrıldığını söylemekle yetindi. Tabii ki gerilim bitmedi.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTOkçunun Önünde Kıvançla Eğilin… 30.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÜlkenizi bir otokrat yönetiyorsa... 30.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünKritik günlerden geçerken... 30.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİnsan olan böyle bir savaşta nasıl davranır? 30.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kahveciİhracatçı batıyor 30.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMOğuzhan Müftüoğlu vesilesiyle Türk solu 30.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYORTADOĞU VE KÖRFEZ ÜLKELERİ SAVAŞ SARMALINA SÜRÜKLENİYOR… 30.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞUÇAKTA AĞIR TÜRBÜLANS… 30.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYargı güce boyun eğiyor mu? 30.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNStratejik hesaplar boğazlanırken… 30.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİREN“Başkan Trump’ı kurtarmak” 30.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURDirenişten ‘Allah bizi mahcup etmesin’e 30.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRSadece orta direk değil, iyi bir gelecek kurma hayali çöküyor 30.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYACemre Toprağa Düştü, Newroz’un Ateşi Yüreklere; Şimdi 4 Nisan’ın Özgürlük Müjdesiyle Taçlandırma Zam 30.03.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalÖfkenizi yiyin! 30.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİİslam ve düşüncede yerlilik 29.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİşte Şişli'nin bir gecede silinen tapuları 28.03.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENSAMER raporu ve saha 28.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZOsman Kavala 3070 gündür haksız yere hapiste yeter bu zulüm... 28.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKÇözüm süreci: Suriye’de hareket var, Türkiye’de söz çok icraat az 28.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezTrump'ın Manipülasyon Çabaları 28.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahmut ÖVÜRCHP’ye yakın araştırma şirketinden sürpriz sonuç 28.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUDezenformasyon felaketi 28.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın umudu: Türkler bu sefer de bayrağın altında toplanır mı? 28.03.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden mutsuzuz? 27.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçKaranlık Akademi: Üniversiteler Nasıl Ölür? 27.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERFransız seçmenin mesajları 27.03.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2026
19.03.2026
17.03.2026
13.03.2026
12.03.2026
8.03.2026
5.03.2026
27.02.2026
24.02.2026
22.02.2026