Cihan Tuğal

Öfkenizi yiyin!
30.03.2026
14

İşçi sınıfı uzun bir süredir Cumhuriyetçilere kayıyordu Amerika’da. Trump bunu hızlandırdı. 2024 seçimlerinde, sendikalı işçilerin bile yarısına yakını sağı tercih etti. 2016’daki seçimlerle karşılaştırıldığında, Hispanik ve siyah işçiler arasında dahi Trump’a belirgin bir kayma görüldü.

2025’in sonlarına doğru sağın işçi tabanında aşınma başladı. Son haftalarda tablo iyice netleşti.

Son verilere göre, 2024’te Trump’a oy verenlerin yüzde yirmisi, 2028 seçimlerinde Cumhuriyetçileri desteklemeyi düşünmüyor. Bu değişim, en çok işçi sınıfının saflarında yaşanıyor. Siyahlar, Hispanikler ve en yoksullar, sağa sırtını dönen işçiler arasında en ağırlıklı gruplar. Fakat birçok beyaz işçi bile Trump’tan soğumakta.

Veriler, eğitimsizlikle aşırı sağcılık arasında doğrudan bağ kuran liberal söylemi de çürütüyor. Trump’a sadık kalan seçmen, eğitim ve gelir hiyerarşilerinin en tepelerinde. Sağın kimlere hizmet ettiği açık ve bu seçmen grubu durumu çok iyi anlıyor.

Fakat Trump’tan vazgeçme eğilimi gösteren seçmenler, Demokratlara oy vermek konusunda da isteksiz. Şimdilik ya kimseye oy vermeyeceklerini ya da kararsız olduklarını söylüyorlar. İki sermaye partisi arasında sıkışan işçilerin, siyasete bu kadar yabancı olmasında şaşırtıcı bir şey yok.

Peki Trump 2024’te bazı işçileri nasıl kazanmıştı? Savaşlara son vereceği, istihdam yaratacağı vaatleriyle. Bunlar kadar, göçü durdurma sözü de etkiliydi. Ancak işçi düşmanı liberallerin, “Bakın gördünüz mü, cahil halk çok yobaz” çıkarımlarının aksine, birçok insanın bu vaatten dolayı umutlanmasının sebebi, göç yavaşlayınca istihdamın artacağı düşüncesiydi. Böyle olmadığı görüldü. Şimdi Trump’tan soğuyan seçmenlerin bir kısmı, göçmenlere yapılan muameleyi insanlık dışı bulduğunu da söylüyor anketlerde.

Sermayedarların ve profesyonellerin “edepli” kesimlerinin partisi olan Demokratlar, işçi sınıfının iki asırdır dişiyle tırnağıyla mücadele edip kazandığı hakları 1990’lardan itibaren teker teker elinden almıştı. Bu işçi düşmanlığını göçmen ve azınlık yanlısı söylemlerin arkasında saklama çabası, özellikle beyaz işçiler arasında “sol”a genel bir tepki oluşmasına sebep oldu. Demokratların beceriksizliğinden ve ihanetlerinden dolayı, bu tepki beyaz olmayan işçiler arasında dahi yayılmaya başladı sonradan.

Biden idaresi işçi kazanımlarının bir kısmını geri verme iddiasıyla 2021 Ocak’ta başa gelip, birkaç ay sonra rota değiştirdi. Doğan boşluğa yerleşip 2025 ocakta iktidara gelen Trump, tüm sözlerine rağmen ne gıda ve benzin fiyatlarını düşürdü ne savaşları durdurdu ne de istihdam yarattı. Yine de dünyanın dört bir yanında “sevilmeyen” kesimlere çektirdiği çile, bazı kaybedenlerin gururunu okşamaya devam etti, ediyor.

Hayatın hemen her alanında sömürülen, dışlanan, aşağılanan beyaz işçiler, “düşman”larının kendilerinden daha çok acı çekmesiyle avunuyor. Daha doğrusu, avunmaları bekleniyor. Her şeye rağmen Trump’a sadık kalan işçiler bu beklentiye göre hareket edenler. Ama yine hatırlayalım, Trump’a asıl bağlılık bu katmanlarda değil, en zenginler arasında.

Cumhuriyetçilerin arsız pazarlığını reddeden yığınla beyaz işçi var elbette. Bir o kadar önemlisi, bir seçimde cebine bakarak, diğer seçimde öfkesine bakarak oy verenler.

Başka bir deyişle, Trump destekçisi işçiler ne kandırılmış kuklalar ne de basitçe ırksal ve erkek egemen çıkarlarını her durumda ekonomik çıkarlarının önüne koyan kültür savaşçıları. Sadece ve sadece ırksal, dini, cinsel, vb. ayrıcalıklarından dolayı Cumhuriyetçilere her durumda sadık kalan işçiler, sınıfın küçük bir azınlığı. Sınıfın diğer Trump seçmenleri ya Demokratlara duydukları tepkiden ya çok umursamamaktan dolayı geçici savrulma yaşayan bireyler. Trump’ı bırakıp başka bir yol seçmemelerinin en büyük nedeni “yanlış bilinç” ya da “cehalet” değil, bir alternatif olmaması. Sermayenin utangaç partisi Demokratların, işçilere
-yerine göre- Cumhuriyetçilerden dahi çok zarar veren bir odak olması.

Özetle, sermayenin utanmaz partisi Cumhuriyetçiler, işçilerden “Amerika’nın düşmanları ”na duydukları öfkeyle beslenmelerini, hayat pahalılığını ve ödedikleri tüm bedelleri kafaya takmamalarını bekliyor. İşçilerin önemli bir kısmı buna “Eyvallah” demiş gibi görünse de zamanı gelince sermayenin arsız partisini yayan bırakıyor.

Bu oyunu tamamen bozmanın yolu ise iki sermaye partisine de sırt dönüp, emeğin önderliğinde tüm ezilenlerin partisini örgütlemekten geçiyor.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yazarlar