İbrahim Kahveci
Bazı şeyleri anlatmak gerçekten çok zor. Ama yılmadan usanmadan anlatmaya devam edeceğim.
Ülkemizde derin bir buhran ve süreklileşen yoksulluk yaşanıyor. Lakin aynı zamanda çılgın bir zenginlik…
Yani bir tarafta yoksulluk derinleşiyorken diğer yanda çılgın zenginliğin görülmedik şımarıklıkları.
Hani Boğaz yalılarındaki partiler var ya… İşte onlar sadece durumun özet birer yansıması.
Ön caddede lüks araba kuyruğu varken arka caddede ucuz ekmek kuyruğu. Ya da fakir semtlerde kepenkler kapanırken zengin semtlerde mekanlarda yer yok.
Gelin durumu izah etmeye çalışalım.
Grafiklerde 3 ayrı çizgi var.
Önce genel durumu söyleyelim: Açlık Sınırı (Türk-İş Gıda fiyatları) grafiğinde gördüğünüz gibi ülkemizde fiyat seviyesi dolar bazında adeta patlamış durumda. 2021 yılında 298,3 dolara satın alınan aynı gıda ürünleri için 2026 Şubat ayında 740,8 dolar ödemek zorundayız.
4 yılda dolar bazında fiyat artışı 2,5 kat…
Dolar bazında fiyatların 2,5 kat arttığı yerde gelirinizin de dolar bazında aynı oranda artması sizi sadece aynı alım gücünde tutar. Eğer geliriniz dolar bazında 10 binden 20 bin dolara çıkarak 2 kat artmışsa siz zenginleşmemiş tersine fakirleşmişsiniz demektir.
İşte tüm mesele burada yatıyor.
2021 yılında 9.727 dolar olan gelirimiz şimdi 18.588 dolara çıkıyor. Fakat Türk-İş’in gıda fiyatı ölçümü olan “Açlık Sınırı” fiyatlarına göre bu gelir artışı tamamen fiyat şişmesinden geliyor. Hatta fiyat şişmesi o kadar fazla ki, gelir artışı bu fiyatlara yetmiyor.
Dolar bazında 1,91 kat artış bizi zenginleştirmedi, fiyat şişmesine karşı daha da fakir durumdayız.
***
Gelelim emeklilere…
TÜİK ve İTO fiyatlarını dolar bazında görüyorsunuz. Nisan 2022 sonrası fark açılıyor. Farkın durumunu daha net ortadaki grafik veriyor. 2016 ve sonrası fark yüzde 3-5 civarında artı ve eksi seviyesinde giderken Nisan 2022 sonrası fark yüzde 38,3’e kadar çıkıyor.
Tek soru: TÜİK-İTO fiyat farkı tam da TÜİK’in madde sepeti listesini yayından kaldırmasından sonra nasıl bu kadar açılmış olabilir?
Mart 2022’den Şubat 2026’ya gelirken TÜİK fiyatları 4,5 kat artış gösterirken İTO fiyatları 6,2 kat artış göstermiş.
Peki, emekli ve memur neye göre zam alıyor derseniz elbette TÜİK fiyatlarına göre… Yani bugün bir emekli İTO fiyatlarına göre zam almış olsaydı mevcut maaşından yüzde 35-40 arası daha yüksek maaş alacaktı.
Mesela bugün 23 bin lira emekli maaşı olan birisi aslında 31-32 bin lira maaş alacaktı.
Bu farklar ne oldu?
Emekli sayısı artarken bütçeden SGK’ya giden payın azalışı tam da bu durumdan kaynaklanıyor.
Emeklinin alım gücü inanılmaz düşmüş durumda. Hele Açlık Sınırına göre durum daha da kötü…
Ya çalışanlar…
2021 yılına göre asgari ücret dolar bazında 1,69 kat artış gösterdi. Oysa aynı dönemde açlık sınırı 1,97 kat artış gösterdi.
Yani asgari ücretli gıda fiyatındaki (Türk-İş Açlık Sınırı) artışa göre ciddi bir refah kaybı yaşıyor.
Bugün açlık sınırı 32.365 TL ama asgari ücret 28 bin lira. Hele mart sonu açlık sınırı gelince farkın çok daha fazla açıldığını zaten göreceğiz.
Şimdi buna rağmen gelir dağılımı nasıl düzeldi diyeceğiz?
Oysa Mehmet Şimşek gelir dağılımının düzeldiğini söylüyor.
Keşke rakamlara daha derinden bakılsa da bu cümleyi öyle kullansaydı… Mesela TÜİK verilerinin doğruluğunu bu gösterdiğim grafikler üzerinden bir inceleyip öyle açıklama yapsaydı…
Çünkü TÜİK’in açıkladığı enflasyon verisinin gerçekliği sorgulandığında tüm veriler yeni baştan ele alınmak zorundadır. Şu anda düzelmiş denilen gelir dağılımı gerçeği yerine daha da kronikleşmiş bir fakirlik-yoksulluk durumu ile karşı karşıyayız.
Yazarlar
-
Eser KARAKAŞAKP hangi temel hatayı yaptı? 23.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBir çağ kapanırken İslam 23.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞAMAN PETROL, CANIM PETROL… 23.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezSavaş Sırasında Altın Niçin Değer Kaybediyor? 23.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYoksulluk… 23.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanTrump’ın aptallıkları ABD’yi İsrail’in maskarası yaptı... 23.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRHer şeyin verilerle ölçüldüğü bir dünyada gerçeklikle bağımız nasıl kopuyor? 23.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026 Özgürlük ve Demokrasi Newroz’u; Umuttan Gerçeğe, Sembollikten Pratiğe Özgürlük Newroz 'udur... 23.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURÖzgür, şenlikli, Türkiyeli ve Kürdi bir Newroz 23.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENBazı konulara çok özel bakış 22.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTrump’a cevap Belçika’nın Anvers kentinden… 22.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayABD kaybederse 22.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolAmerikan imparatorluğu çatırdıyor 22.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç12 Eylül sonrası üniversite tasfiyesi ve bir 'devlet dairesi' olarak üniversite 22.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKSüreç: Suriye'ye yönelik bir operasyon mu, yoksa Türkiye'ye dönük bir barış mı? 22.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanPeki bu savaşta Türkiye nerede duruyor? Hayır, İran’ın yanında değil 21.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİBu CHP niye AK Parti’yle bayramlaşmıyor? 21.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kiras‘Türk Sünniliği’ ve İran karşıtlığı 21.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENOrtadoğu’da savaşın üç siyasi hesabı 21.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALİran savaşı hangi aşamada? 21.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERT“Yeni resmi tarih” tartışmasına devam 20.03.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSilivri’de duruşmada… 20.03.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBakan Gürlek’in babası da üzülmesin İmamoğlu’nun babası da… 20.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERDünyanın tek umudu: Impeachment 20.03.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKMezhep tartışmasının değil ABD ve İsrail’in dayattığı savaşa karşı İran halkının yanında durmanın gü 20.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUYeni dünya düzeni ile 19 Şubat’ın görüntüleri 19.03.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.03.2026
17.03.2026
16.03.2026
11.03.2026
9.03.2026
6.03.2026
4.03.2026
2.03.2026
26.02.2026
23.02.2026