Mehmet TEZKAN
AKP Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2002, 2007, 2011 seçimlerini aldı. 2011’de ise yüzde 49,8 ile rekor kırdı. Ne olduysa o yıldan sonra oldu. Erdoğan kendini ülkenin tek sahibi görmeye başladı…
Takdir edilecek stratejiyle oyun planını uygulamaya koydu, ağır ağır hedefine ulaştı…
2017 yılında Bahçeli’nin hala bilinmeyen nedenle tam destek verdiği Anayasa değişikliğiyle rejim değişti…
Erdoğan ülkenin tek söz sahibi, tek yetkilisi oldu…
Seçmen hem rejim değişikliğine (mühürsüz oyların geçerli sayılmasıyla şaibeli de olsa) onay verdi. Bir yıl sonra 2018 yılında Erdoğan’ın hem devlet başkanı aynı zamanda tek kişilik hükümet olmasını onayladı…
Aslında seçmen bilmeyerek kuvvetler ayrılığının ipini çekti. Kuvvetler birliğine onay verdi. Kısaca Erdoğan’a ülkenin tabusunu veriyorum ne yaparsan yap dedi…
O günün rakamlarını hatırlayalım mı?
Dolar; 4 lira 70 kuruş.
Gram altın; 194 lira…
Çeyrek altın; 312 lira…
Benzin; 6,2 lira…
Simit; 1,5 lira…
Bir kilo kıyma; 41 liraydı…
Seçmenin Erdoğan’a her istediği şeyi verdiği gün Türkiye’nin hali buydu. Bugünü söylemeye gerek yok. Herkes her şeyin fiyatının kaç lira olduğunu biliyor.
Erdoğan ülkeyi şirket gibi yöneteceğim dedi ülke şirketi büyüdükçe büyüyor ama onun yönettiği topraklarda yaşayanlar küçüldükçe küçülüyor…
Erdoğan’a Cumhurbaşkanlığı, tek kişilik hükümet, parti başkanlığı yetmedi ülkenin en büyük şirketlerini topladığı, kamu bankalarının yer aldığı Varlık Fonu’na da kendini yönetim kurulu başkanı tayin etti…
Evet, evet kendi kendini atadı.
Türkiye Cumhuriyeti holdinginin de patronu oldu… Bu da yetmedi Merkez Bankası’nı kendine bağlayarak piyasalarında tek hakimi konumuna geldi…
(Bir parantez açmama izin verin. Trump ABD Merkez Bankası, FED’i kontrolü altına almaya çalışıyor. Eski ABD hazine bakanları, eski FED başkanları ayağa kalktı, Venezüella gibi, Arjantin gibi, Türkiye gibi oluruz dediler. Kapattım parantezi)
Kısaca seçmen Erdoğan ne istediyse verdi. Meclis çoğunluğu elinde olduğu için bir dediği iki olmadı.
Sonuç…
Sonuç ortada; ekonomik buhran, derin ve kalıcı yoksulluk, her geçen gün fakirleşen milyonlar…
Bugün Meclis’e torba yasa gelecek içinden en düşük emekli ücreti var ama bir şey daha var. Erdoğan’ın yönetim Kurulu başkanı olduğu Varlık Fonu’na olağanüstü yetki verilmesini içeren yasa da var…
Varlık Fonu veya kurduğu şirketler veya satın aldığı şirket ve fonlar, bağlı olduğu ortaklıklar kamuya ait düzenlemelere tabi olmayacakmış.
Bunu anlamı şu; kişi şirketi, aile şirketi gibi yönetilmesi isteniyor. Sayıştay denetimine tabi olmayacaklar, ihale yasasına uymayacaklar…
Kafalarına göre takılacaklar…
Gerekçe; rekabet edebilmeleri için özel şirket gibi yönetilmeleri gerekiyormuş…
Soruyorum…
Ülke 2018 yılının yaz ayından beri şirket gibi yönetiliyor, çok iyi oldu yararını gördük diyen var mı?
Ne iyi oldu rejimi değiştirdik refaha kavuştuk diyen var mı?
Ne güzel oldu demokrasiden otokrasiye geçtik böylece çağ atladık diyen var mı?
İktidardan memnun olan var mı?
Hayatından memnun olan, mutlu olan var mı?
Gördüğüm şu; millet Erdoğan’a ne istediyse verdi.
Erdoğan ise o millete yüksek enflasyon, hayat pahalılığı, kalıcı yoksulluk verdi.
Yazarlar
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUCHP ve Özel buna hazır olmalıydı 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENMuhafazakârlar ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
3.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
20.01.2026
16.01.2026
15.01.2026
12.01.2026