Mahfi Egilmez
Türkiye ekonomisinin 2025 yılında yüzde 3,6 büyüdüğü açıklandı. Potansiyel büyüme oranı olarak kabul edilen yüzde 5’in altında. Buna karşılık, dalgalı bir yıl için makul sayılabilir.
Sektörel dağılıma baktığımızda işler karışıyor: Tarım ve hayvancılık yüzde 8,8 küçülmüş. Aynı dönemde gıda fiyatları artmış. Arz yasasına göre bir malın arzı talebi karşılayamazsa fiyat yükselir. Bu nedenle tarımdaki küçülme ile gıda enflasyonu arasındaki bağ şaşırtıcı değildir. Hava koşulları etkili olabilir; ancak esas sorun uzun süredir biriken yapısal eksikliklerdir. Sanayi yüzde 2,9, inşaat ise yüzde 10,8 oranında büyümüş. Tarımın küçüldüğü, sanayide kapasite kullanım oranının düşük kaldığı, buna karşılık inşaatın çift haneli büyüdüğü bir ekonomi, büyümenin niteliği açısından soru işareti taşır. Kapasite kullanım oranları ve sanayi üretim endeksi zaten bu zayıflamayı önceden işaret ediyordu.
Şimdi gelelim verilerin arkasındaki gerçekleri değerlendirmeye. Bunu bir tablo üzerinden yapalım (tablo, TÜİK verileri kullanılarak tarafımızdan hazırlanmıştır):
2024’te GSYH nominal olarak yüzde 64,6 artmış. 2025’te artış yüzde 41,3. GSYH zımni deflatörünü arındırdığımızda büyüme oranları sırasıyla yüzde 3,3 ve yüzde 3,6 oluyor. Teknik olarak tutarlı bir görünüm var. Asıl dikkat çekici olan dolar cinsinden GSYH: 2024’te dolar bazında artış yüzde 18. 2025’te de yüzde 18. Reel büyüme değişiyor, deflatör değişiyor ama dolar bazındaki artış oranı değişmiyor.
GSYH Türk Lirası cinsinden ve cari fiyatlarla hesaplanır. Sonra ortalama kurla dolara çevrilir. Eğer enflasyon kur artışının üzerinde kalırsa, yerli para reel olarak değer kazanmış görünür. Son dönemde yüksek faiz politikası ve sermaye girişleri kur artışını sınırlarken, enflasyon görece yüksek kalmış ve bunun sonucu olarak dolar cinsinden GSYH hızla artmış görünüyor.
Burada kritik soru şudur: Bu artışın ne kadarı üretimden, ne kadarı fiyat-kur ilişkisinden kaynaklanıyor? Dolar cinsinden GSYH’de iki yıl üst üste aynı oranda artış oluyorsa bu durum büyümenin kaynağına dair tereddüt yaratır. Eğer kur enflasyonun gerisinde kalmaya devam ederse, dolar cinsinden büyüklük artışı sürebilir. Fakat bu artışın refaha bire bir yansıması söz konusu olmaz.
Aslında mesele tam da burada düğümleniyor: Kurla büyüyen ekonomiyle üretimle büyüyen ekonomi aynı anlama gelmez. Asıl soru şudur: Büyüyor muyuz, yoksa yalnızca daha büyük mü görünüyoruz?
Bu durum, yıllar önce izlediğim Tanrılar Çıldırmış Olmalı II filmindeki bir sahneyi hatırlatıyor. Sırtlan tarafından kovalanan çocuk, bulduğu bir ağaç parçasını başının üzerinde tutarak kendisini olduğundan büyük göstererek bir illüzyon yaratır. Sırtlan duraksar.
GSYH’deki bu hızlı artış eğer üretim ve verimlilik artışıyla desteklenmiyorsa, sadece ölçü biriminin yarattığı bir büyüklük etkisi olarak kalır.
Not: Bu yazı yazarın izni ile mahfiegilmez.com'dan alınmıştır
Yazarlar
-
İbrahim KahveciSiyasi riski düşürmek zorundayız 4.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTrump’a kızıp acısını CHP’den çıkaranlara sözüm 4.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur Akgünİran Savaşı… 4.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUÜlkelere ‘kayyım’ atama dönemi mi başlayacak yoksa? 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZİran savaşı çözüm sürecinin yükünü ağırlaştırdı 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTahran’ı vuruyorum ama hedefim Çin! 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİran’ın gücü, rejimin zaafları 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezGSYH nasıl böyle yükseldi? 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyolİki haydut 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYADemokratik Toplum Paradigması ve Bölgesel Savaş Dinamikleri: ABD’nin İran’a Yönelik Saldırıları 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaABD ve İsrail'in hedefleri 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNİran’daki Teokratik Rejimin Çöküşü ve Ortadoğu’da Muhtemel Domino Etkisi 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANTrump usulü savaş! 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya küresel ara buzul dönemde: Türkiye’nin geleceği nasıl belirlenecek? 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanModern eşkıyalar artık her ülkenin kapısını çalabilir 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞDİLE GETİRİLMEYENLER… 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞOkullarda laiklik tartışmaları ve nesil yetiştirme gayretleri 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANYeni dünya düzensizliği 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm sürecinin Öcalan kanadından son haberler 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜstü çizilmiş kadınlar 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİOrtadoğu Batının Eseri ama Batıyı da Ortadoğunun kaderi bekliyor 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUHatırlama: 28 Şubat dönemi… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERUmut hakkı muhalefeti böler mi? 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURTürkiye’nin en iyi giden işi 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçTanıl Bora ve 'Cereyanlar'… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALAB üyeliği hayalinden vize kuyruğunda bekleme gerçeğine… 1.03.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
1.03.2026
11.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
26.01.2026
21.01.2026
5.01.2026
2.01.2026
12.12.2025
9.12.2025