Akif BEKİ
Ünlülere uyuşturucu, fuhuş ve kumar soruşturması da aynı soruya gelip dayandı:
Suçla mı mücadele ediliyor, suçlananların kendisiyle mi; maksat ne?
Savcılık, uyuşturucu ve fuhuşla mücadele ederken... Bir koyundan iki post çıkarmaya çalışanlar, soruşturmayı siyasi ajanda ve çıkarlarına göre kullanıp yansıtma peşinde.
Nasıl başladığını unutturacaklar neredeyse...
Habertürk’ün imam hatipli ekran yüzleriyle başlamamış, Ankara’da İletişim Başkanlığı yöneticilerinin paçasına kadar hiç sıçramamış gibi...
Hani şu pudra şekerci genel merkez elemanına ne olduğunu bile AK Parti’lilere sorduran operasyon dalgasıydı, çok konuşulmuştu.
İktidar dindarlarının ikiyüzlü ahlâkçılığı, ele talkını verirken kendilerinin salkımı yuttuğu üzerine bir tartışmaya ve hatta muhafazakârlara yönelik haksız genellemelere yol açmıştı.
Şimdi daha çok konuşulacak bir operasyon dalgası gündemde. İBB soruşturmasındaki firari bir hafriyatçının etrafında gelişiyor.
İktidarın bayraktar televizyonunda program sunan çok ünlü bir oyuncu ve düzenle epey barışık bir emekli şarkıcı alınıp adli kontrolle bırakıldı.
Onların dost halkasından az ünlü magazin figürleri de aynı işlemden geçti. İfadelerinde hafriyatçıyla ilişkileri ve ne haltlar karıştırdıkları soruldu. ‘İtiraf et, kurtul’ yoluna sapmayı deneyenler çıktı.
En başarılıları, hafriyatçının öfkeli eski sevgilisiydi. Anlaşıldı ki onun etkin pişmanlığı sürüklüyor bu dalgayı. Zaten yoz ilişkiler ağını direkt İmamoğlu’na ve İBB’de yolsuzluk iddialarına bağlamayı bilmişti.
Kumar, uyuşturucu, fuhuş ve toplu âlem organizasyonlarına katıldıklarını, özel jetle Kıbrıs’a uçtuklarını anlatırken İmamoğlu’nun adını geçirmesi yetti. Kabak, döndü dolaştı İmamoğlu’nun başına patladı.
Gerçi allem kallem adını karıştıran tanıklar, ortamlarında İmamoğlu’nu ne görmüş ne karşılaşmıştı, hiç tanışmıyorlardı.
Ama bindikleri o kiralık jet bir anda İmamoğlu’nun oldu, sapkınca ezdiklerini söyledikleri o paralarsa İBB’nin. Jet yolcularını savcılık ifadesinde tanımayan o voleybolcu kadın da hemen İmamoğlu’na yamandı.
Bel altı çalışmaya bayılan yaygara bandosu durur mu, aldı sazı eline, bu kesin bilgileri köpürte köpürte yaymaya koyuldu.
Aranan baron yakalanmış gibi İmamoğlu’na uzanmasın mı!
Soruşturmanın sulandırılmasını, inandırıcılığına gölge düşürülmesini geçtim. E hani dindarların iyi insan olduğu yargısını bozan hâller düzeltilecekti. Böyle mi düzeltilecek?
KARŞITINIZI KÖTÜ GÖSTERMEK SİZİ İYİ YAPMAZ
Yahu, siz hiç dedikodu mu, iftira mı, aslı astarı var mı; umursamayan iyi insan gördünüz mü?
Yalanı gerçeklerden daha kolay söyleyen düzgün insan, duyulmuş şey mi?
Dindarların iktidarını savunmak adına siyasi rakibini karalar mı hakiki dindar? Kuldan utanmasa dahi Allah’tan da mı korkmaz?
Toplumda ‘dindarlar iyidir’ algısı nasıl kötüleşti, diye bakmaya ilk başlanacak yer oysa burası.
Bilal Erdoğan’ın yerinde olsam meseleyi, 2019’daki İstanbul seçimi öncesinden ele alırım.
Hocaların hocası Hayrettin Karaman, ikinci İstanbul seçiminden önce Yeni Şafak’ta ne fetvalar yazmıştı? Dindarların iktidarına zarar verecekse doğruları söylemeyi dinen sakıncalı, bu uğurda yalan propagandayı ise caiz görüyordu.
Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan edecekse kurtlu bulgura talim etmeye çağırmıyor muydu Hoca?
Çürüme, yozlaşma, rüşvet, yolsuzluk, kayırmacılık, hak yemek gibi doğruları konuşmayı yanlış buluyordu. Hoca’ya göre, başkaları gelse hırsızlık yapmayacak mıydı, bin yıldır vardı...
İşte dindarların imajına ne olduysa “harp hiledir” hadisini böyle iç siyasete uyarlayanlar yüzünden oldu.
Seçimi din savaşı, siyasi rakibi de din düşmanı gösterip her hileyi, her türlü kara çalmayı kendine hak görür mü iyi insan?
Kendisine yapılmasını istemediği haksızlığı, hukuksuzluğu, ayrımcılığı başkasına reva gören bir davadan ve fedâilerinden iyi insan çıkar mı?
İş şuraya geldi, çoğu kimseyi artık uyuşturucu ve fuhuş gibi operasyonların aslında muhalefeti itibarsızlaştırmak için yapılmadığına ikna edemiyorsunuz.
Diyelim öyle, bu çürümeden de sorumlu gösterip muhalefeti kötülemek iktidar dindarlarını iyi yapar mı?
Kaldı ki, öyleyse bile ters sonuç üretiyor. Ortaya saçılan ahlâsızlıklar kimden beklenmezdi?
Dindarların iktidarında para, güç, makam imtihanını veremeyenleri, ne oldum delisi yeniyetmeleri daha çok teşhir eden bir fotoğraf var. İktidar ve dindarların itibarına muhalefetten daha mı az zarar veriyor sanki.
Yazarlar
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUCHP ve Özel buna hazır olmalıydı 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENMuhafazakârlar ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.02.2026
4.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
24.01.2026
22.01.2026
16.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
8.01.2026