Akif BEKİ
Meclis Komisyonu'nun Terörsüz Türkiye raporu çıktı. Kulağa müzik gibi gelecek hukuk ve demokrasi adımları öneriyor. Ekonomiyi düzeltmek için hukuki ve siyasi öngörülebilirlik arayan Mehmet Şimşek de çok sevecek. Tabii eğer arkası gelirse.
Çünkü hep bir ama'sı var.
Dağ fare doğurmadı, fos çıkmadı ama demokratikleşme ve hukuk cephesinde değişen ne olacak?
Okuduklarımdan şunu anlıyorum...
Dağdaki ve cezaevindeki PKK'lıların belli şartlarda hem eve dönüş hem eşit vatandaşlıktan yararlanma yolu açılacak. Demokratik siyasetle yola devam etmeleri sağlanacak. Ama cezasızlık ve af algısına meydan vermeden.
İnfaz mevzuatı değiştirilecek, yeni düzenlemelerle terör mahkumlarına şartlı tahliye imkanı getirilecek. Ama PKK terör örgütünden yatanlarla sınırlandırılacak, diğerlerini kapsamayacak.
Öcalan'a tahliye değil umut verilecek ama AYM ve AİHM kararlarına uymak adı altında. Ve o da şartlı tahliye umudu olacak.
AYM ve AİHM kararlarına eksiksiz uyulması için idare ve yargıdan kaynaklanan engeller kaldırılacak. Ama zaten Anayasa'nın emri bu, engeller yasadan değil uygulayıcılardan kaynaklanıyor. Uysalar sorun kalmayacak.
Evrensel hukuk ilkeleri, AYM ve AİHM içtihatları doğrultusunda tüm yargısal süreçler tutuksuz yargılamayı esas alacak, buna özen gösterilecek. Tutuklu yargılamanın istisna olması için mevzuat gözden geçirilecek...
Ama tutuklu yargılamayı zorlaştırmak için çoktan, kaç kere reform yapıldı. Ev hapsi ve yurt dışı yasağıyla karakolda imza gibi adli kontrol tedbirleri bunun için getirildi. Kanuna göre aslolan zaten tutuksuz yargılama. Mevzuatın daha nesi gözden geçirilecek, sorun yine yasada değil uygulamadaydı.
Terörle mücadele yasası değiştirilerek düşünce, ifade ve eleştiri özgürlüğü genişletilecek. Demokratik yaşamın ayrılmaz bir parçası olarak basın özgürlüğü güçlendirilecek. Her türlü eleştiri suçlaştırılmaktan korunacak. Suç ve cezada kanuni belirlilik gözetilecek. Şiddet içermeyen hiçbir fiil ve düşünce açıklaması terör suçu sayılmayacak...
Bizde hak ve özgürlüğün en âlâsının olduğunu savunanlar, demek ki doğru söylemiyordu. Bunun kabul edilmesi ve iktidar partilerinin de imzasıyla kayda geçirilmesi bir kazanım.
Ama bunlar için gerçekten kanun değişikliğine gerek var mı? Keyfi yorumlanıp yine özgürlükler aleyhine kullanılmayacağı garanti mi? O temin edilse mevcut düzenlemeler de yeterdi.
Doğuştan gelen temel hak ve özgürlüklerin tam ve eksiksiz kullanılmasının önündeki engelleri kaldırmak hedeflenecek, mevzuat bu amaçla elden geçirilecek. Ama engeller zaten kâğıt üstünde kaldırılmamış mıydı?
Gösteri, yürüyüş ve toplantı özgürlüğünü genişletecek, özünü koruyacak şekilde kanun yeniden düzenlenecek. Ama uygulayıcının demokrasi anlayışı ve hukuk zihniyeti yeniden düzenlenmedikçe ne değişecek? Mevcut kanun zaten özgürlükçü, yasakçı olan uygulamasıydı.
UYGULAYICI DÜZELMEDİKÇE KANUN DÜZELSE NE YAZAR
Yasalar, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik amacıyla yeniden ele alınacak. Seçim yargısıyla siyasi yargılamaların bu doğrultuda yürümesi için, uzlaşmayla yeni seçim ve siyasi partiler kanunu hazırlanacak. Hatta siyasi etik kanunu çıkarılacak...
Ama Anayasa'da, yasada yazdığı gibi olmuyorsa suç yasalarda mı? Uygulayıcılar istediğine uyup istemediğine uymadıkça hukuki belirsizlik ve öngörülemezlik nasıl ortadan kaldırılacak?
Yerel yönetimler, demokrasi ve hukuk standartlarını güçlendirecek şekilde yeniden organize edilecek. İdari vesayet yani kayyum yetkisi, demokratik toplumun gereklerine uydurulacak. Görevden alınan belediye başkanlarının yerine kayyum atanmasın, belediye meclisi seçsin diye düzenleme yapılacak. Ama istisnaları olacak mı? DEM belediyelerine ayrı, CHP belediyelerine ayrı mı uygulanacak?
Temel sorun da burada. Terörsüz Türkiye Süreci'ne özgü ayarlamalarsa bunlar...
Meselâ AİHM ve AYM kararları Demirtaş'a uygulanacak da TİP'li Atalay'a, CHP'li Çalık'la Kahraman'a, partisiz Kavala'ya uygulanmayacak mı?
Kimliğine, partisine, hatta örgütüne bakmadan herkesi kapsamayacaksa... Kanun önünde eşitlik ne olacak?
Schrödinger'in Kedisi gibi hem yaşasın hem yaşamasın, hukuk öngörülebilir olsun ama herkese olmasın, suç ve ceza tanımlarında belirlilik sağlansın ama sınırları bazılarına belirsiz kalsın, evrensel hukukla AİHM ve AYM'ye uyulsun ama uygulayıcı mecbur da tutulmasın, istediklerimi hapisten çıkarsın ama siyaseten istemediklerim çıkamasın mı?
Öneriler Komisyon'dan oy çokluğuyla geçti. Bu iyi ama eğer sonu gelirse.
CHP ile DEM oy verdi ama hassasiyetlerini tam yansıtmıyor; karşılanmayan beklentilerini şerh düşüp çekincelerini koydular.
AK Parti'nin İmralı'ya gideyim ama öyle görünmeyeyim, gitmemiş gibi olayım, yöntemi izlenecekse ardı gelmez.
Hem karnım doysun hem kekim ellenmemiş dursun, raporu mu? Umutlarla oynanıp oynanmadığını, iktidarın uygulamaları belirleyecek.
Yazarlar
-
Fehmi KORUOh ne âlâ memleket… 19.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUSilahsız siyaset aşaması 19.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENBöyle olmamalıydı 19.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciZenginleşmenin getirdiği fakirlik 19.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİHukuk ve demokrasi önerileri süper ama uygulanırsa 19.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.02.2026
5.02.2026
4.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
24.01.2026
22.01.2026
16.01.2026
13.01.2026
10.01.2026