Suud’la Mısır’la, Emirlikler’le ipleri koparmanın yanlışlığını anlayıp geri dönmemiz 10 yıl almıştı.
NATO’dan çıkmamakla ne kadar doğru yaptığımızı anlamamız da bir o kadar sürdü. Son İran savaşına dek gözümüz dışarıdaydı.
Batı’yla Atlantik İttifakı’na alternatif aramakla geçti o süre. Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi aldık. Aktive etmedik, duruyor.
Avrasyacılığa bile döndük yüzümüzü. Şanghay Paktı’nda Çin, Rusya ve İran’a katılmayı da seçenek olarak gördük. Ümmetin ordusunu toplamak için Suud, Pakistan, Mısır ve diğerleriyle bir İslam NATO’su kurmayı da.
Başka savunma işbirliklerimizin NATO’ya alternatif olmadığını her seferinde söyledik ama arayıştaydık.
NATO’dan, Batı’dan umduğunu bulamamıştı iktidar. FETÖ’yle kavga patlayınca ulusalcı, Avrasyacı damar içeride de yaslanılacak bir müttefike dönmüştü.
Ne ki projeler gerçekçi çıkmadı, yürümedi hiçbiri.
2025 Haziran’ında ABD’yle İsrail yine İran’ı vurmuştu. Eylül başı da İsrail, Katar’da Hamas liderlerine saldırdı.
İşte o zaman İslam İşbirliği Teşkilatıyla Arap Ligi, Katar’la dayanışmak için Doha’da toplanmıştı.
Heyecan verici haberler gelmişti yine. Pakistan’ın İslam NATO’su kurmaya çağırdığı söyleniyordu.
İran’la Mısır’ın da İslam ordusu gibi, NATO benzeri bir askeri ittifak önerdiğinden bahsediliyordu.
Cengaver medya cenge oturmaya hazırdı, şu gelen İslam ordusu için savaş tamtamları çalıp manşetlerden veriyorlardı mehteri.
İslam NATO’su rüzgarı ilk kez estiriliyor da değildi.
2015’te merkez karargahı Riyad olan bir askeri ittifak duyurulmuştu. Ümmetin askeri ittifakı olacaktı,
Türkiye’nin de başını çektiği 40 kadar İslam ülkesi katılıyordu.
Hani 200 bin seçkin askerle ilk ortak tatbikatını dahi yapmıştı, Kuzeyin Gök Gürültüsü adıyla 3 hafta dostlarına güven, düşmanlarına korku salmıştı...
Manşetler, İsrail’in uykularını kaçıracak bir güç gösterisi olarak sunuyordu. Bir İslam NATO’sunun nihayet doğduğunu müjdeliyorlardı.
Ümmetin ordusu çok beklendi ama Gazze’de gelmedi.
İran, İsrail’e karşı kurulacak İslam NATO’sunda olacaktı ya... Ortak savunma ittifakına gireceği Körfez ülkelerine füze, drone atıyor şimdi. Türkiye’ye yönelen füzesini ise NATO yakalayıp vurdu.
Hani şu üyelikten çıkmaya can attığımız, Haçlı NATO’su diye karalanan ABD liderliğindeki Batı’yla ortak savunma ittifakımız...
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran’dan füze tehdidine karşı işi şansa bırakmadığımızı, NATO müttefikleri ile önlem alıp anında müdahale ettiğimizi bildiriyor artık.
NATO’YA SELAM BATI’YI SUÇLAMAYA DEVAM
Dün İletişim Başkanlığı açıkladı. Fransa Cumhurbaşkanı Macron’la görüşmesinde Erdoğan, NATO üyeleri arasındaki savunma işbirliğini hızlandırıp güçlendirmeye çağırdı.
Beyin ölümünü tartıştıkları NATO’yu nasıl daha da canlandırıp etkinleştireceklerini konuşuyorlar.
Bakmayın siz, “başta Batı olmak üzere uluslararası toplum, İran’a olanları sadece izlemekle yetiniyor” gibi söylemlerine. İktidar da yüzyıllık, binyıllık planlarla uğraşırken onyıllık planlamalarda bazı ufak detayları gözden kaçırdığının farkına varıyor.
NATO’nun kıymeti yeniden bilinmeye, anlaşılmaya başladı. Meğer güvencemizmiş, kapıyı çarpıp çıkmamakla ne iyi etmişiz.
Geçen akşam CNN Türk’te savunma sanayi hamlelerimizi överken biraz kafaları karıştı. NATO olmasa Türkiye’ye yönelen İran füzesini kendi hava savunmamız düşürebilir miydi? Sorup ortada bıraktılar.
CHP lideri Özgür Özel’in etkisi belki. Hava savunma sistemimizin olmadığını, NATO şemsiyesi korumasa İran füzesinin faciaya yol açacağını, NATO’nun bizi büyük bir felaketten kurtardığını anlatıyordu.
CNN Türk’teki iktidara yardımcı gazeteci de NATO’da olmamızın değerini gösterdiğini söylüyordu.
Bir şeyi daha gösteriyor. NATO’yla yakınlaşmaya dönmemizin, NATO karşıtlarımızda bile memnuniyetle karşılandığını.
İspanya, İngiltere, İtalya Trump’ın zorbalığına karşı duruyor ama ne bizi ne de boyun eğmedikleri Trump’ı memnun edebiliyorlar.
Trump’ı niye kızdırdıkları hadi belli de, Batı Avrupa bize niye yaranamıyor, derseniz...
E Trump’a bir şey denmiyor, bu NATO ortaklarımızsa başkası yerine suçlanmaya geliyor. İç kamuoyunu rahatlatmaya da ikiyüzlü bellediği Batı’dan âlâ şamar oğlanı mı bulunur? Yoksa Doğu ülkeleri kadar olamadıklarından değil.



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.03.2026
4.03.2026
27.02.2026
24.02.2026
21.02.2026
19.02.2026
10.02.2026
5.02.2026
4.02.2026
3.02.2026