Fehmi KORU
Türkiye yeni yıla hayli karamsarlıkla girdi. Çok yönlü bir kasvet hali bizdeki.
Ekonomi bir kısım insan dışında herkesin ilk şikayet konusu. Yılın ilk günü açıklanan zamlar kasveti daha da artıracağa benziyor. İlan edilen zamlar, güya artırılan asgari ücret ve bu yıl ödenecek maaşların yeni miktarları ile mukayese edildiğinde, daha ilk günden mali açıdan bireysel yenilgi anlamına geliyor.
Sadece ekonomik sıkıntılarla yüz yüze kalınsa neyse…
Dış politik sorunlar ile onların içeriye yansımaları da içimize ferahlık vermiyor. Her alanda bir kuşatılmışlık hissi hepimizi esir almış gibi. Çıkış yolu görmek ve göstermek kendilerinden beklenecek olanlar bunu yapabilecek durumda değiller; zorlanan suskunluk görüşlerin serbest dolaşımının yerini çoktan aldı çünkü.
Zor günlerden geçiyoruz ve çıkış yolu bulmakta zorlanıyoruz.
Bizde durum böyle de yakın ve uzak coğrafyamız sanki farklı bir görünümde mi?
Küresel sorunlarla küresel çözümler üreterek baş edilebileceği yolundaki iyimser yaklaşım iflas etmiş durumda; küresel bir geriye gidiş var ve bu da her ülkeyi etkisi altına alıyor.
“Ne zamandan beri?” sorusuna cevap arayınca küresel bir salgın olan ‘Kovid’ gerçeği karşımıza çıkıyor…
Kovid en sağlam görünen ekonomileri bile sarstı; birlikte hastalandık, ancak sonrasında her ülke Kovid’in tetiklediği dertlere ve sorunlara küresel çözüm yolları arayışına girmek yerine, kendi başının çaresine bakmayı önceledi.
Siyasi alanda daha önceleri denenmiş ve bütün dünyaya kara günler yaşatmış, milyonlarca insanın ölümüne sebep olan savaşlara yol açmış ideolojik saplantılar her ülkede yeniden filiz vermiş gibi…
İlk iki küresel savaşta verilen milyonluk kayıplar üzerine “Bir daha asla” keskinliğinde oluşturulmuş uluslararası kurumların şu andaki hallerine baksanıza…
Başta Birleşmiş Milletler (BM) olmak üzere o kurumların bugün isimleri var cisimleri yok gibi… Kendini karşısındakinden güçlü gören, güçsüz saydıkları karşısında kural tanımaz davranışa bürünebiliyor.
Güçlü ne yaparsa yapsın yanına kâr kalıyor, cezalandırılamıyor.
Ülkelerin sorunlarını, o ülkelerin yönetimlerinin ve halklarının haklarına tecavüz de ederek ve zarar vermekten de çekinmeyerek başka ülkeler çözme yoluna gidiyorlar.
Egemenlik lafta kaldı. Uluslararası hukuk bir anlam taşımıyor.
Karmaşadan en kârlı çıkacağa benzeyen ülke ABD, ancak onun da kurucu babalarının bugüne kadar uygulanan kuralları sayesinde oluştuğu bilinen ‘hür dünyanın lideri’ olma iddiası artık büyük çapta geçersiz…
Avrupa Birliği çatısı altında toplanmış ülkeler bu birlikteliği anlamsız bulmaya başladı. Üye ülkelerin herbiri ayrıştırıcılığı benimsemiş liderlere sahip bugün. KUral aşınması orada da hakim.
NATO derseniz, oradan da bir süredir çatırtılar duyuluyor; Avrupalı üyeler Avrupa dışındakiler karşısında kendilerini yalnız hissettikleri için, farklı askeri ittifaklar oluşturma alternatifi arayışındalar.
Dünya küresel lider olma iddialı üç ülke -ABD, Rusya ve Çin- arasında çıkması beklenen büyük çatışmaya kilitlenmiş durumda. Bu beklenti nüfusu az ama iddiası büyük İsrail’in kendi küçük hesaplarını hayata geçirmede işine yarıyor.
Kuralsızlık genel kural halini alıyor…
Böyle bir ortam dünya tarihinde pek çok kez kendini belli etmiş ve her biri büyük maliyetlere yol açmıştı.
Her coğrafyanın halkları, bu gidişin gidiş olmadığını bilip ona göre kendi haklarının çiğnenmesine müsaade etmez ve kurallı bir dünya idealinden vazgeçmeye “Dur” diyerek temel değerlere yeniden sahip çıkarlarsa, ancak böyle bir yol tutulursa, şimdiki vahim durumun önüne geçilebilir.
Aksi halde, bu dönemin insanları, gelecek dönemlerin insanlarının hayatlarını kendi elleriyle tehlikeye atmış olacak.
Kasvetli bir tablo mu bu?
Evet öyle…
Durdurulamaz mı?
Elbette durdurulabilir.
İnsanların fareli köyün kavalcısı masalındaki gibi körü körüne davranışlar sergilemekten vazgeçip, başta ahlaki/etik normlar olmak üzere temel insani değerlere sahip hale gelmeleri, onları yönetim kademelerine de yansıtarak ülke liderliklerini oluşturmaları ve küresel sorunlara çözümleri birlikte arama refleksine sarılmaları gerçekleşebilirse, bu kötü muhtemel tablonun gerçeğe dönüşmesi durdurulabilir.
Her bir ülkeden başlayacak yeni bir iradeyle…
Zordur tabii, ama 2016 bunu başarma yolunda atılacak ilk adımın gerçekleşeceği yıl pekala olabilir.
Nden olmasın?
Yazarlar
-
Fehmi KORUVenezuela’yı aldı güya, ama para babaları güvence istiyor 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYARojava’dan Ortadoğu’ya Ortak Gelecek Çağrısı; 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUİki ‘dost’: Trump ve Erdoğan 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünBu kadar düşüncesiz olabilirler mi? 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİEmeklinin Türkiye Yüzyılı şimdi başlıyor desenize 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHalep’te “hendek direnişi” kararını kim verdi? 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm Süreci, Halep çatışmasına heba edilir mi? 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarLinç kültürü değil linç sektörü 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUZihniyet akrabası siyasetçiler 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergil“Yerli ve Millî” ahlâk yanılsamasına karşı çağrı 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuDers alınıyor mu? 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENAmbargo ile diktatörlük arasında sıkışan İran 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRTRUMP'A TEMİZ BİR "ÖDÜL" LÂZIM 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNESiyasetin cinselliği 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKaranlık Orman’ nedir? Trump’ın hepimizi soktuğu yerdir 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSuriye’deki tehlike 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANCumhurbaşkanı partili mi partisiz mi? 8.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENİnsan hakları için dış müdahale tartışması 8.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKNormatif çerçeve, pratik ve Türkiye’nin durumu 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanHalkını adalete hasret bırakanların ibretlik hikayesi… 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANMADURO 2014 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciFaizi kim düşürmüyor 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAK Parti'deki Truva Atları... 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRŞov bir kez başladığında… 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasTrump’ın yeni ‘dünya düzeni’ ve Türkiye 6.01.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.01.2026
8.01.2026
6.01.2026
4.01.2026
2.01.2026
30.12.2025
28.12.2025
26.12.2025
25.12.2025
23.12.2025