Fehmi KORU
Uzun yıllardır uluslararası gelişmeleri yakından izlerim, İsrail de gözlem alanımda bulunan ülkelerdendir; bu sebeple bir genelleme yapmaya hakkım olduğunu sanıyorum…
O genelleme şu: Şu birkaç yıl boyunca İsrail’i hedef alan, kırıcı, kıyıcı ve müthiş rahatsız edici üslup ile, o ülkenin kurulduğu 1948 yılından bu yana hiçbir dönemde karşılaşmadım.
İsrail her zaman eleştirilecek yönleri bulunan bir ülke oldu; ancak şimdiki kadar yaygın bir ayıplayıcı retorik saldırısına uğradığını hatırlamıyorum.
Yalnız İsrail’i Filistin işgalcisi ve Gazze soykırımcısı olarak tanımlayan yakın coğrafya ülkelerinde değil, Avustralya’dan ABD’ye ve Latin Amerika’ya kadar uzanan dünyanın dört bir köşesinde bir ‘nefret objesi’ne dönüştü İsrail…
Dünyanın en kalabalık kentlerinden, global finans merkezi konumundaki New York’ta, halk, İsrail karşıtlığını saklamayan bir Müslüman politikacıyı, ‘sosyalist’ olma iddiasına rağmen, kentlerine belediye başkanı seçti.
Zohran Mamdani de, Kur’an üzerine el basarak yemin etmesi sonrasında, ilk iş olarak, selefinin İsrail’i mutlu etme amacıyla çıkarttığı kararnameleri iptal etti.
New Yorklular mutlu görünüyor.
Bir sorum olacak: İsrail’in ‘nefret objesi’ haline dönüştüğü son yıllarda meydana gelen global sarsıntılardan en fazla yararlanan ülke hangisidir?
Evet, bildiniz, o ülke İsrail…
En sonuncusu 1973 yılında olmak üzere üç savaşın muhatabıydı İsrail. Birleşmiş Milletler genel kurulunda alınmış yüzlerce aleyhinde karar bulunuyordu. Her zaman ve her zeminde kuşkuyla karşılanan bir ülkeydi İsrail…
Bugün durum ne?
Etrafında ‘düşman’ diye yaftalayabileceği neredeyse hiç ülke kalmadı.
Irak 11 Eylül (2001) eylemleri ile dünya gündemine giren ‘İslamcı terör’ dalgası sonrası dünyada, ABD’nin saldırılarına muhatap oldu. Bugünkü Irak kendi derdine düşmüş, farklılıkların ağır bastığı bir ülke…
Her şey bir tarafa, İsrail’e ciddi bir tehdit değil Irak…
Mısır, Ürdün, Libya, Suriye, Yemen gibi ülkeler üç Arap-İsrail savaşına askerleriyle katılmışlardı; 2000’lere kadar o ülkelerde resmi söylem İsrail’den ‘aduv sohyoni’ (Siyonist düşman) olarak söz edilmesini gerektiriyordu.
Önce Mısır (1978), sonra Ürdün (1994) İsrail ile düşmanlık ilişkisini anlaşmalarla bitirdi.
Anlaşmalarla İsrail’in varlığını kabul edenler arasına yakın zamanda Körfez ülkeleri de katıldı.
Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Sudan, Fas, ‘Abraham Accords’ (İbrahim Mutabakatı) çerçevesinde İsrail’le yakınlaşma sürecine girdi. Suudi Arabistan da mutabakatın sessiz ortağı sayılabilir.
Ahmed el-Şara’nın cumhurbaşkanı olduğu Suriye de diğerlerine katılma yolunda…
Geriye ne kaldı?
Libya?
Yemen?
Lübnan?
Her üç ülke var olma - yok olma mücadelesi veriyor günümüzde…
Çevresinde kendisine düşman ülke bulunmasını stratejik açıdan katlanılamaz sayan İsrail bu amacına büyük çapta erişmiş görünüyor.
Evet, biliyorum, bu tablo içerisinde değerlendirilmesi gereken iki ülke daha var: İran ve Türkiye…
Zaten bu yazımın amacı da bu iki ülkede şu sıralarda yaşananlara dikkat çekmek…
İran’da halk hareketleri başladı. Fransa’da sürgün yaşayan Ayetullah Humeyni’yi Tahran’a döndüren ‘devrim’ ateşi ile şimdiki hareketlenme arasında paralellik kurulmaya başlandı bile…
Devrim ‘Bazari’ denilen çarşı esnafının kepenk indirmesiyle başlamış, üniversite öğrencilerinin öncülük ettiği gençlerin sokağa inmesiyle zirveye çıkmıştı.
Şimdilerde olan gerçekten o dönemde yaşananları andırıyor.
Bir adım ötesi rejim değişikliği…
Neredeyse yarım asırdır ülkeye hakim rejimin sokaklara kolayından teslim olmayacağını, kanlı bir direniş süreci yaşanabileceğini düşündüğümüzde, bugünkü karmaşanın İran’ı iç hesaplaşmalarla güçsüzleştirebileceğini hesaba katmamız gerekir.
Irak, Libya, Suriye ve Yemen’de yaşandığı gibi…
Türkiye?
Ülkemiz ‘Terörsüz Türkiye’ genel başlığı altında köklü bir sorununu çözme amaçlı bir sürecin içerisinde.
Arkasında yaygın bir halk desteği bulunan bir süreç bu. Ancak, Türkiye kendi iç dengeleri yanında komşu ülke Suriye’den de etkilenmeye açık.
Nitekim, süreç Suriye’den olumsuz etkilenmeye başlayalı beri, resmi ağızlardan en çok dökülen sözcük ‘savaş’…
Bu arada IŞİD/DAEŞ hücreleri de kıpırdanmaya başladı.
Terörden kurtulup barışa gidilirken birden bire havanın terör ve savaşa dönüşmesi ile karşı karşıyayız.
Hayra alamet mi bu durum?
Bir yanda, Ukrayna’yı postallarıyla ezen Putin…
Diğer yanda, Venezuela ile takışmasında Vahşi Batı standartlarına inen Trump…
Bizim buralarda ise, cirminin çok ötesinde bir azgınlık ile bölgeyi kendi çıkarları doğrultusunda dizayn etmeye çabalayan Netanyahu…
Dünyamızı bu üçlünün insafına terk edemeyiz.
Yazarlar
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUCHP ve Özel buna hazır olmalıydı 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENMuhafazakârlar ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
25.01.2026
23.01.2026
22.01.2026