Fehmi KORU
Venezuela devlet başkanı Nicolas Maduro’nun yatağından kaldırılarak ABD’ye götürüldüğü operasyon, beklenebileceği gibi, günledir haberlere ve yorumlara konu oluyor.
Nasıl olmasın ki… Egemen bir devletin seçimle iş başına gelmiş lideri, uluslararası kamuoyunun gözleri önünde, bir başka ülkenin askerleri tarafından haremine girilerek kaçırıldı.
ABD Maduro’yu ‘uyuşturucu kaçakçısı’ töhmetiyle yargılayacakmış…
Donald Trump bütün operasyonu baştan sona heyecanla izlemiş; övünerek anlatıyor…
“Bunu ancak ben yapabilirdim” havasında Trump. Uzman olan olmayan yorumcular da, genellikle, Trump’ın kişisel özelliklerini öne çıkartarak operasyonu değerlendiriyor…
Oysa bu yanlış bir yaklaşım.
Evet, Trump eskilerin ‘nev-i şahsına münhasır’ dedikleri türden bir özel olay ve ülkesi tarihini kendisiyle başlatma hevesinde olduğunu hiç saklamıyor; ancak ABD tarihi şimdikine benzer örneklerle bezenmiş durumda.
ABD, kendisine kafa tutan liderlere veya göz dikilecek önemli değerlere sahip ve o değerlerden yararlanmasına izin vermeyen ülkelere, geçmişte de, benzer operasyonlarda bulunmuştu.
[‘Johnson mektubu’ ile Kıbrıs konusunda, daha sonra afyon ekimini yasaklatmada ve tabii darbeler ile darbe girişimlerinde bizim tarihimizde de ‘ABD parmağı’ belirgin değil midir?]
Trump’ın özelliği, eskiden gizleme ihtiyacı duyulan ve suçlanıldığında inkar yoluna sapılan türden eylemleri hiç sakınmadan kendi reklamı için kullanabilmesi…
Yaptığından utanmadığı gibi övünüyor da…
Çok eskilere, Avrupalı devletlere “Burası benim çöplüğüm” edasıyla Latin Amerika konusunda kafa tutulan 1817-1825 arasının ABD başkanı James Monroe dönemine gitmeye gerek yok.
[İmzasını taşıyan ‘ABD Ulusal Strateji Belgesi’nde, Monroe doktrinine Trump’ın ek bir yorum yaptığını ve arka bahçe saydığı ‘Batı Yarımküre’ diye anılan topraklarda gözü olduğunu ifade eden geniş bir bölüm bulunuyor.]
Trump Venezuela’nın petrolünü, doğalgazını ve kıymetli madenlerini ülkesinin kullanımına açmak istiyor.
Kanalında gözü olduğunu belli ettiği Panama’yı 1983-1989 yılları arasında fiillen yöneten Manuel Noriega da, bir gece yarısı operasyonuyla ABD’ye getirilmişti.
ABD’nin o zamanki başkanı George H. W. Bush’tu (1989-1993)…
Baba Bush geçmişte (1976) CIA direktörlüğü görevinde de bulunmuştu ve Noriega CIA’nin Panama’daki irtibat ajanlarından biriydi.
Noriega’yı ‘uyuşturucu kaçakçısı’ olarak ve kara para akladığı iddiasıyla yargıladı ABD…
Adamın “Ben o yıllarda ajanınızdım, hedef ülkelerinizdeki ayaklanmalara, silah, teçhizat ve parayı Panama üzerinden eriştirmenizi benim sayemde sağlamıştınız” diye yırtınması fayda etmedi.
Tek olay Noriega olsa neyse…
Noriega ve Maduro ‘uyuşturucu’ işine bulaştıkları iddiasına muhataptılar. Onların etkili olduğu coğrafyada siyaset alanında bulunan sivil-asker insanlar arasında bu alanda eli temizini bulmak pek zordur.
Maduro’dan önceki Venezuela devlet başkanı Hugo Chavez de ABD’nin sürekli hedefindeydi.
İnkar etmesine rağmen o da ‘uyuşturucu’ ile irtibatlanıyordu.
Doğru muydu bu ithamlar?
ABD için ithamların doğru olması önemli değildir. Gerektiğinde yalan dolanla da istedikleri sonucu alabiliyor Amerikalı siyasiler…
Örnek mi?
Evet, Saddam Hüseyin tabii…
George H. W. Bush, başkan olduktan hemen sonra Noriega’yı yerinden ettiği gibi, Kuveyt’e girmesini teşvik ettirdiği Irak lideri Saddam Hüseyin’i de devirmeyi kafasına koymuştu.
İlk Körfez Savaşı öyle çıktı…
Onun yarım bıraktığı işi tamamlamak oğlu George W. Bush’a (2001-2019) düştü.
El-Kaide terör örgütünün arkasındaki finans gücü olmak, Irak’ın elinde kimyasal silah bulunduğu ve nükleer silah peşinde koştuğu ithamları Saddam için gerekçe olarak kullanıldı.
Bunların hepsinin yalan olduğu bilindiği halde…
Yalan işe yaradı ama; Saddam devrildi…
Görüyorsunuz, ABD’nin emperyal kolları yalnızca Donald Trump tarafından başka ülkelere uzanmıyor, yalanı sonuç almada kullanan tek başkan da Trump değil.
Öncesindeki kayda geçmiş açıklamalarına bakılarak henüz ne yapacağı belli olmadığı halde ‘Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmüş bir başkanı da var ABD’nin. Adı Barack Obama…
Ülkesinin en saldırgan başkanlarından biri oldu Obama. Irak, Afganistan, Pakistan, Somali, Libya, Yemen ve Suriye’ye yönelik askeri operasyonlar onun döneminde gerçekleşti. Aynı dönemde insansız hava uçaklarıyla 390’dan fazla saldırı düzenlendi. Bush döneminin 8 katıydı Obama’nın talimatıyla gerçekleştirilen saldırılar.
Sözün kısası şu: Trump utanması gereken eylemleriyle övünen bir tip; aslında onun kendisinden önceki başkanlardan fazla farkı yok.
Bakalım nerede duracağını bilecek mi?
Trump’ın hırsının sınırsız olduğunu düşündüren emareler bol.
[Şimdiden altı ülke sıraladı.]
Yazarlar
-
Fehmi KORUVenezuela’yı aldı güya, ama para babaları güvence istiyor 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYARojava’dan Ortadoğu’ya Ortak Gelecek Çağrısı; 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUİki ‘dost’: Trump ve Erdoğan 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünBu kadar düşüncesiz olabilirler mi? 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİEmeklinin Türkiye Yüzyılı şimdi başlıyor desenize 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHalep’te “hendek direnişi” kararını kim verdi? 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm Süreci, Halep çatışmasına heba edilir mi? 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarLinç kültürü değil linç sektörü 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUZihniyet akrabası siyasetçiler 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergil“Yerli ve Millî” ahlâk yanılsamasına karşı çağrı 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuDers alınıyor mu? 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENAmbargo ile diktatörlük arasında sıkışan İran 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRTRUMP'A TEMİZ BİR "ÖDÜL" LÂZIM 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNESiyasetin cinselliği 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKaranlık Orman’ nedir? Trump’ın hepimizi soktuğu yerdir 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSuriye’deki tehlike 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANCumhurbaşkanı partili mi partisiz mi? 8.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENİnsan hakları için dış müdahale tartışması 8.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKNormatif çerçeve, pratik ve Türkiye’nin durumu 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanHalkını adalete hasret bırakanların ibretlik hikayesi… 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANMADURO 2014 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciFaizi kim düşürmüyor 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAK Parti'deki Truva Atları... 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRŞov bir kez başladığında… 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasTrump’ın yeni ‘dünya düzeni’ ve Türkiye 6.01.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.01.2026
8.01.2026
6.01.2026
4.01.2026
2.01.2026
30.12.2025
28.12.2025
26.12.2025
25.12.2025
23.12.2025