Fehmi KORU
Yazıma göz gezdirecekler arasından çıkabilecek kötü niyetlileri peşinen uyarayım: Hayatımın hiçbir döneminde, kendimin veya uzak-yakın çevremin, ‘uyuşturucu’ sözcüğü ile ifade edilen maddelerle hiçbir ilişkimiz olmadı.
Uyarım şu: Uyuşturucuyla mücadele adıyla yürütülen ve hemen her gün bir yenisiyle karşılaşılan operasyonların, bu haliyle devam edilmesi halinde, tam aksine bir sonuç doğurabileceği endişesindeyim.
Mücadele edilen illetin bu yüzden daha da yaygınlaşabileceği endişesi bu.
Ülkenin hiç tereddütsüz yarısı, ulusal ekranlarda gündüz-gece yayınlanan dizilerin müptelası, diğer yarısı da stadyumları tepeleme dolduracak veya ekran başında geceleyecek kadar futbol hastası…
Operasyonlarda gözaltına alınıp Adli Tıp’a sevk edilen, kan veya saç örnekleri pozitif çıktığı için cezaevine gönderilen isimlerin büyük çoğunluğu bu iki alandan insanlar: Ya dizi-film oyuncusu ya da futbol camiasından…
Muhafazakar kesimler, ilk gençlik yıllarından itibaren, şu uyarının muhatabıdırlar: “Bâtılı tasvir, saf zihinleri idlâl eder.”
‘Kötü şeylerden fazlaca söz edilmesi, konudan habersiz masumların zihinlerini bulandırır’ anlamına geliyor bu uyarı…
Her biri kendi alanında ünlü oyuncuları, iş ve medya dünyasından, sosyal medyadan isimleri, operasyon yapılacak kadar ciddi kötülükler içerisinde görüp göstermeye yarayan mücadele, onları seven veya beğenen pek çokları için özendirici bir reklama dönüşmeye başladı.
Yalnız içtikleriyle değil yapıp ettikleriyle de medyada sergileniyor bu kişiler…
İyi mi oluyor, uyuşturucuya yakın duranları uzaklaştırmaya mı yarıyor dersiniz bu operasyonlar, yoksa aralarında sevip beğendikleri kişiler de bulunan bu kitlenin giyim kuşamlarına, hayat tarzlarına özenen ama onların son zamanlarda sergilenen alışkanlıklarından habersizlerin bu konuya ilgi duymalarına mı yol açıyor?
Ha, ne dersiniz?
Operasyonlar başladığında, devlet adına yürütülen mücadelenin kullanıcılarla sınırlı kalmayacağı, kullananlara bunu sağlayan torbacıların üzerine gidilmeye evrileceği ve uluslararası arenada ticaretini yürüten baronlara kadar işin peşine düşüleceği beklentisi içerisindeydim.
Ulusal boyutu da bulunan uluslararası bir ağ söz konusu uyuşturucu ticaretinde ve o ağın önemli bir yerinde bizim ülkemizden insanlar var…
‘Kara para’ diye adlandırılan ve ekonomiye olumsuz etkileri bulunan, nereden geldiği bilinmeyen milyarlarca doların en önemli kaynağı uyuşturucu ticareti…
Uyuşturucu yalnızca sağlığı olumsuz etkilemiyor, ticareti içerisinde yer alanların bu sayede edindikleri servetler toplumsal dengeleri de yerle bir ediyor.
Görünen o ki, konuya medyatik ilgi daha önemli görülüyor ve bu da ‘ünlüler’ diye adlandırılan tiplerin üzerine gidilmesini yeterli kılıyor.
Dünyanın bir yerlerinde Türk bayrağı taşıyan veya mürettebatı Türk olan ve madde taşıdığı anlaşılan gemiler ele geçirildiğinde -ki böyle olaylar yakınlarda oldu- pek ilgi görmedi.
Herkesin dilinde olduğu halde fazla önemsenmeyen bir gerçeği de burada hatırlatayım: Kendi ülkelerinde uygulanan mücadele politikaları yüzünden oralarda barınamayan baronların, son zamanlarda ülkemizi tercih ettikleri, emlak satın alana tanınan TC vatandaşlığı hakkından yararlanarak vatandaşlık kazandıkları gerçeğini…
Uyuşturucu tehdidi altındaki tek ülke Türkiye değil. Bizde şimdiki yaygınlığa henüz kavuşmamışken ciddi tehlike teşkil ettiği başka ülkeler vardı ve oralarda yürütülenlerden mücadelenin hiç de kolay olmadığını biliyoruz.
En son, ABD’nin bir yıl önce göreve yeniden başlayan başkanı Donald Trump’ın, ‘arka bahçe’ saydığı Latin Amerika’da, gözünü diktiği ülkelere karşı başlattığı ‘Donroe’ politikasının temelinde de ‘uyuşturucu trafiğini yok etme’ gerekçesi bulunuyor.
Venezuela’nın başkanı Nicolas Maduro’ya girişilen operasyon ve ardından Kolombiya’ya yönelik tehditleri Trump’ın, hep uyuşturucu mücadelesi iddiasıyla ilişkili.
Türkiye de çoktandır ABD kadar uyuşturucunun yaygınlaşması tehdidine muhatap. Bu sebeple bir mücadele yürütülüyor. Ancak mücadele sırasında tehdidin esas kaynağı olan ticari boyutunun ihmal edildiği, daha ziyade en zayıf halka üzerinde durulduğu anlaşılıyor.
İşin o boyutunu, kullanımının ne kadar yaygın olduğunu şimdiye kadar yürütülen operasyonlardan anladık. Artık olayın büyük tehlike teşkil eden boyutlarının üzerine gidilmesi zamanı geldi.
Ağın tam merkezinde bulunması gereken ‘baronlar’…
Toplumun kılcal damarlarına kadar uyuşturucuyu ulaştıran sağlayıcılar ve en son halka olan torbacıların da üzerine gidilmeli…
Gidilmeli, ama saydığım sırayla…
Önce baronlar…
Sonra dağıtımı sağlayıcılar…
En sonra da torbacılar…
Haklarında operasyon yürütülen kullanıcılar da mücadelenin reklam malzemesi olmaktan çıkarılmalı…
‘Bâtılı tasvirle saf zihinleri idlâl etmemek’ için…
Umarım, maruzatım anlaşılmıştır…
Yazarlar
-
İbrahim KahveciSiyasi riski düşürmek zorundayız 4.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTrump’a kızıp acısını CHP’den çıkaranlara sözüm 4.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur Akgünİran Savaşı… 4.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUÜlkelere ‘kayyım’ atama dönemi mi başlayacak yoksa? 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZİran savaşı çözüm sürecinin yükünü ağırlaştırdı 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTahran’ı vuruyorum ama hedefim Çin! 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİran’ın gücü, rejimin zaafları 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezGSYH nasıl böyle yükseldi? 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyolİki haydut 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYADemokratik Toplum Paradigması ve Bölgesel Savaş Dinamikleri: ABD’nin İran’a Yönelik Saldırıları 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaABD ve İsrail'in hedefleri 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNİran’daki Teokratik Rejimin Çöküşü ve Ortadoğu’da Muhtemel Domino Etkisi 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANTrump usulü savaş! 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya küresel ara buzul dönemde: Türkiye’nin geleceği nasıl belirlenecek? 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanModern eşkıyalar artık her ülkenin kapısını çalabilir 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞDİLE GETİRİLMEYENLER… 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞOkullarda laiklik tartışmaları ve nesil yetiştirme gayretleri 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANYeni dünya düzensizliği 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm sürecinin Öcalan kanadından son haberler 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜstü çizilmiş kadınlar 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİOrtadoğu Batının Eseri ama Batıyı da Ortadoğunun kaderi bekliyor 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUHatırlama: 28 Şubat dönemi… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERUmut hakkı muhalefeti böler mi? 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURTürkiye’nin en iyi giden işi 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçTanıl Bora ve 'Cereyanlar'… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALAB üyeliği hayalinden vize kuyruğunda bekleme gerçeğine… 1.03.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
1.03.2026
27.02.2026
26.02.2026
24.02.2026
22.02.2026
19.02.2026
15.02.2026
14.02.2026
12.02.2026
10.02.2026