Figen Çalıkuşu
Ekim 2024’deki Devlet Bahçeli’nin çağrısından bu yana 15 ay geçti… Ve içerde hiçbir demokratik adım atılmadığı gibi süreç de garip bir şekilde SDG’ye kilitlendi.
Halep’te de şiddet yaşandı. Vahşi kareler belleklere kazındı. Üstelik Fırat’ın batısı maalesef gene çok karışık.
Bu ortamda “Terörsüz Türkiye” diye bir süreç kaldı mı, kaldıysa “nasıl yürüyecek” soruları baş köşeye yerleşti.
Resmi ağızlar Halep’i atlayarak “sürecin yürüdüğünü” söyleseler de siyasal iktidar kanatları ile Kürt siyasal temsilcileri arasında ağır polemikler başladı bile…
Bir zaman önce meydanda urgan atan Bahçeli salı günü övgülerle tek adres olarak gene Öcalan’ı gösterdi, Kandil’i suçladı, Mazlum Abdi’yi de İsrail ajanı ilan etti, yakın zamana kadar sıcak resimler verdiği DEM Parti’ye de Halep sonrası söylenenler için sitem etti.
AKP Sözcüsü de Halep’teki kanlı gelişmelerin sebebini SDG’ye bağladı ancak öne sürülen şartların yerine getirilmesi halinde SDG heyeti ile görüşebileceklerini eklemeyi de unutmadı.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise grup toplantısında tonunu sertleştirirken, Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da “Halep’e Kürt halkına yapılan saldırı barış sürecine sıkılan bir kurşundur” dedi.
“Terörsüz Türkiye”nin son resmi bu…Ancak Türkiye kendi ağır ve derin sorunlarını bir yana bırakarak sabah akşam Suriye konuşmaya devam ediyor.
Baskı ve sefalet ortamı yokmuş gibi davranmak isteyenlerin ağızlarından eksik etmedikleri bir de “10 Mart Mutabakatı” amentüsü var.
Zaten Halep’teki şiddete de “10 Mart Mutabakatı” neden gösterilmedi mi?
Herkes birbirini bu mutabakata uymamakla suçluyor… Bu da Türkiye’deki liste başı konularımızdan biri…
“10 Mart Mutabakatı”nın ilk iki maddesinde;
“Tüm Suriyelilerin siyasi süreçte temsil edilme ve devlet kurumlarına katılım hakkı, dini ve etnik kökenlerinden bağımsız olarak liyakat esasına göre güvence altına alınacaktır” ve
“Kürt toplumu, Suriye devletinin asli bir unsuru olarak kabul edilecek ve vatandaşlık hakları ile anayasal hakları güvence altına alınacaktır” yazıyor.
Okuyunca kendi kendime sordum “böyle bir durum” var mı?
13 Mart’ta Şara, 5 yıl yürürlükte olacak geçici anayasayı imzaladı. Geçici anayasada, 10 Mart mutabakatına uygun bir düzenleme yer almıyor.
Mutabakat denilirken Esad rejiminin devrilmesinin ardından sonra yapılan “seçime” alkış tutmaktan mı söz ediliyor acaba?
Yapılan bu seçimde, Suriye’nin yeni anayasasını hazırlayacak ve Suriye’nin siyasi kaderini belirleyecek 210 kişilik meclisin sadece127 vekili seçildi.
Meclisin geri kalan 3’te biri ise Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından atandı.
Ayrıca Süveyda ve Fırat’ın doğusunun Suriye hükümeti kontrolünde olmaması sebebiyle, o bölgelerde seçimler belirsiz bir ileri tarihe ertelendi.
Suriye’nin yeni anayasasını hazırlayacak ve Suriye’nin siyasi kaderini belirleyecek seçim böyle bir seçim mi?
Alevilerin, Dürzilerin başlarına gelenler ortada değil mi?
İşte şimdi böyle bir Suriye’de, mutabakata uymamakla suçlanan SDG bizde “terörsüz Türkiye”nin kilidi oldu.
İlk başta sözü edilen “Türkiye’ye özgü model”in özü bu muydu yoksa? İçeride barış ve iç cephe tahkiminin saklı anlamı aslında SDG’siz bir Suriye miydi?
Baştan beri süreci destekleyen biri olarak “Hukuksuz Türkiye”den, “Terörsüz Türkiye” sürecinin çıkmayacağı uyarısını yapıp durdum.
Bugün de aynı yerdeyim.
AB Reformlarının baş tacı edildiği 2008 yıllarında AKP iktidarı, Suriye ile İsrail arasında ara bulucuydu. Rehberimiz ise Kopenhag Kriterleri idi…
Bugün HTŞ ile Kürt çatışmasına taraf olduk. Çünkü Ankara Kriterleri rehberimiz.
Konuşturulmak istenmeyen Türkiye’nin hali ise malum… Bu hafta yasallaşan en düşük emekli maaşı olan 20 Bin TL, açlık sınırının altında ve bu durumda 5 milyon emekli var.
Lafı uzatmaya gerek var mı?
Peki devletin temelini oluşturan hukukta ve yargıda durum ne?
Adliyede hâkim sevgilisini vuran savcı, savcının üzerine atlayarak katliamı canı pahasına önleyen hükümlü adliye görevlisi.
Ve çürüyen yargı sistemi gibi büyük bir bela halindeki uyuşturucu, uyuşturucu ticareti yapan savcı, 24 kilo ile yakalanan ödüllü narkotik polis memuru ve eşi.
İçerde durum böyleyken “Terörsüz Türkiye” süreci yürüyor mu?
Türkiye’nin dertlerini gündemden kaldırıp Suriye konuşturtmak isteyenler için yürüyor.
Ama geri kalan büyük çoğunluk için yürüyen pek bir şey yok.
Sadece baskı, fukaralık ve yolundan çıkan bir yargı var.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTSu Faturası… Bu Rakamlar Normal mi? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKalıcı Birliğin Demokratik Temelleri; Eşitlik, Özgür İrade ve Ortak Yaşam... 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünHakan Fidan izlenimleri… 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUOlayın bir de bu yönü var 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURFurkan günleri ve fitne zamanları 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kiras‘Hem siyaset hem ticaret’ milletin cebinden 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMülkün temeli... 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kahveci‘Gizli muhalifler’ billboardlara ilan vermiş 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANBahçeli’nin sözü boşa düştü! 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİAranan baron İmamoğlu muymuş? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİREN“Fevkaladenin fevkinde...” bir siyasi süreç 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanSiyasal İslamın uzun ve yavaş ölümü 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZKürt meselesinde eskimeyen refleksler, sorunların çözüm ihtimali 14.01.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.01.2026
2.01.2026
26.12.2025
19.12.2025
12.12.2025
5.12.2025
28.11.2025
21.11.2025
14.11.2025
7.11.2025