Figen Çalıkuşu
Partisinden istifa eden bir belediye başkanı üzerinden çoğalan uğultu…
İlk miydi? Hayır.
Transfer turnikesinde milletvekillerini gördük, daha da göreceğiz… Belediye Başkanlarını gördük, daha da göreceğiz.
Özlem Çerçioğlu’nun istifası ve AKP’ye geçmesi sonrasında devam eden tartışmaların üzerinden çok geçmedi. Ya da Hasan Uğur Çakır ile izlediğimiz “siyasette seğirtme seromonisi”…
Her defasında konuşuldu, kıyasıya eleştirildi. Çok ağır suçlamaları izledik.
Ama ne oldu? Gene aynısı oldu, işte Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan…
“Bu bir ihanettir” denildi, “halk iradesinin gaspıdır” denildi.
Halkın iradesi, vekilin ya da belediye başkanının istifa ederek başka bir partiye yelken açtığında mı gasp ediliyor, yoksa daha ilk başta halkın önüne seçeceği o aday konduğunda mı?
Oy veren halk, vergisi ile maaşlarını ödeyen halk, önüne konanı seçen halk ve iradesi gasp edilen de gene halk…
Siyaset kurumu ne yapıyor peki?
Bu ihanetler, bu irade gaspları bir daha yaşanmasın diye bir tedbir alıyor mu?
“Siyaset kurumu” diyorum çünkü sadece AKP’ye geçenler ile sınırlı değil bu mesele. Kalabalık ve çok şeritli bir asfalt var önümüzde.
Futbol takımı gibi parti tutan bizler siyasi meşrebimize göre susuyor ya da coşuyoruz ama hep birlikte çürüdüğümüzü anlamıyoruz.
Siyaset kurumunun, tartışılan konu, üslup, içerik açısından ne kadar üzücü olduğunu düşünürken aklıma Tayyip Erdoğan’ın “Siyasi Etik Yasası çıkarsa ilçe başkanı bile bulamayız” demesi geldi.
Nereden Buldun Yasası da yürürlükten kaldırılmıştı zaten.
Bu rahatlık neye yol açtı: Yolsuzluk Algısı Endeksi’nde uçuruma düşmeye…
Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün geçen gün yayımladığı 2025 Yılı Yolsuzluk Algı Endeksi sıralamasında Türkiye 182. ülke arasında 124. sırada yer aldı.
Geçen yıl 107. sırada idi… Bir yılda 17 basamak birden geriledi. Endekste Türkiye ile aynı puanı alan ülkeler, Cibuti, Moğolistan, Nijer ve Özbekistan oldu.
Bu endeks “kamu sektörü” yolsuzluklarını ölçüyor.
Rapor, Türkiye ve benzeri durumdaki ülkeleri “Yolsuzluğun siyasal ve idari yapılara sistematik ve derin biçimde yerleşmesi nedeniyle tersine çevrilmesinin de son derece güç olduğu” ülkeler olarak niteliyor.
Rapor bu noktada kamu yararını korumak amacıyla dürüstlükle hareket eden ilkeli siyasi liderlere ve güçlü, bağımsız kurumlara ihtiyaç olduğunu da bildiriyor.
“Güçlü ve bağımsız” kurumlar…
Demek ki mesele “namussuzluk ya da ahlaksızlık” yapmaya son derece elverişli olan bu mevcut sistem.
Başta Kamu İhale Yasası geliyor tabii… AB’nin Türkiye Raporu da Kamu İhale Yasası etrafında palazlanan kirliliğe dikkat çekiyor.
Siyasi partiler kendi itibarlarını ve güvenlerini silip süpüren “kara delikleri” neden tıkamaz, neden önlem almaz?
İktidar bu kara deliklerden kâr ediyor, o değişmesini istemez… Onu anladık… Peki muhalefet neden bu konuyu gündemine almıyor, neden iktidara geldiğinde bu sistemi değiştireceğini söylemiyor?
İşte bu benzeşme siyaset kurumunu bütünüyle felç ediyor.
Son MetroPOLL Araştırması siyasal krizi ortaya net bir biçimde koyuyor:
Koca bir çoğunluk siyasal iktidarın gitmesini istiyor… Ama gene koca bir çoğunluk muhalefeti ülkeyi sağlıklı bir şekilde yönetebilir görmüyor.
Mesele hamaset değil… Mesele düzeysizliklerden yana veya karşı tezahürat yapmak da değil.
Mesele, toplumu ve siyaseti içine düştüğü çukurdan çıkaracak köklü reformlar…
Siyasi Partiler Yasası…
Siyasetin Finansmanı…
Şeffaf ve rant yaratmayacak bir ihale yasası ve uygulaması…
Delege sistemini bitirip tüm üyelerin iradesine yönelik düzenlemeler…
Ön seçimi mecburi kılmak…
Seçilenin yıllanmasını önleyecek tedbirler…
Kamu parası ile belediye başkanlarının siyaset tanziminin önüne geçmek.
Özetle çürüğe çıkmakta olan siyaset kurumunu demokratikleştirerek ülkenin yolunu açmak… Yeni bir sistem kurmak.
Siyasetçilerin hırsızlık, yolsuzluk, yüzsüzlük yapamayacakları, halkın parasını çalamayacakları, keyiflerine göre harcayamayacakları bir sistem kuramazsak bu ülke siyasetçilerin elinde heder olacak.
Ama bu sistem değişikliğini siyasetçilere bırakamayız, onlar bu sistemi seviyor… Siyasetçileri “bizim”, bu ülkenin halkının zorlaması gerekiyor.
Tabii çürüyüp gitmek istemiyorsak…
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
30.01.2026
23.01.2026
16.01.2026
9.01.2026
2.01.2026
26.12.2025
19.12.2025
12.12.2025
5.12.2025