Haşmet BABAOĞLU
Medyaya bomba gibi düşen ölümlerin ardından...
Bir de "uzaktaki yakınlar" diyebileceğimiz insanların ani ölümleri karşısında...
Çoğumuzun içinde hemen "her şey boş işte!" hissi kabarmaya başlıyor.
Eskiden üç beş kişi bir araya gelince bu his dile getirilirdi; şimdi sosyal medya çağı ya, ölenlerin fotoğraflarının yanına hayatın boşluğunu anlatancümlelerin eklenmesi pek gözde bir tutum.
İran'da düşen özel uçak haberinden sonra da aynı şey oldu.
Dahası da vardı tabii..
Utangaç "madem öyle, şimdi ne yapmalı?" sorgulamaları...
Ölüm hakikatini gösterip berbat ve bencil bir hayat sıtmasına kendini razı etme çabaları...
Dünyevi hazlara dair örtülü çağrılar...
Hepsi hızla birbirini takip etti.
Nasıl etkili bir ruh haliyse artık, mütedeyyin insanların da aynı rüzgara kapılıverdiklerini gördüm.
Bir ara "Mandıra Filozofu" diye bir film vardı, onu hatırladım.
Tabiatın ortasında sade bir hayat süren kahramanımız yaşadığı araziyi alıp otel yapmaya gelen iş adamıyla "Niye böyle hırs yapıyorsun, sonunda öleceksin!" diyerek dalgasını geçiyordu. Ama ondan ötesinde söyleyecek tek lafı yoktu.
Filmi izleyen kaç kişi "tamam bu iş adamı hırs yapmasın ama ne yapsın?" diye sormuştur, bilemem.
Zaten senaristin ayağı toprağa basan bir yaklaşım sandığı şey aslında Nişantaşılı, Bağdat Caddeli hanımların "kafa"biçimi. Kafe muhabbetlerinde boş bulununca veya bir ölüm haberi geldiğinde iç geçirip tekrarlarlar: "Amaaan, hayat boş be şekerim, ucunda ölüm var!"
İyi de niye var?
Sakın hayatı "doldurmak" için olmasın!
Üstelik dünya hayatına aldanmamak ile aldanıp da boş bulmak arasında derin bir uçurum uzanıyor.
Bilmem, dikkat eder misiniz?..
Böyle sızlananların neredeyse tamamına yakını tuzu kuru kimselerdir. Ayaklarını uzatarak "boşluk"tan söz etmek sınıfsal bir sakızdır.
Tadı çabuk kaçar, ayrı.
O yüzden sürekli tekrar edilmeyi talep eder.
Oysa gören göz, anlayan kalp, bilen zihin için her şey "ölüm hakikati"ni kavrayarak başlar.
O zaman...
Yapacak iyilikler vardır...
Sakınılacak kötülükler...
Doğru, dosdoğru seçimler vardır...
Hiç vakit geçirmeden.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT71 YIL ÖNCE… 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTarihin dönüm noktasındayız: ABD geriliyor… 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENİki ateş arasında İran halkı 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRErdoğan rahatsız olunca ortaya çıkan rahatsızlık… 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine Avrupa kapılarında 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİEpstein sapkınlıkları demokrasinin suçu mu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZCHP’nin sıra dışı Kürt Konferansı’nın düşündürdükleri 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANYeni Anayasa denilince tüylerim diken diken oluyor 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye’nin yeni ruh hali: Kırılgan ve yapay denge toplumu 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURCHP çözüm sürecinde AK Parti’ye nasıl gol attı? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanKeşke “bana ne İran’dan” diyebilseydim 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞBİZ YOKSULLAŞIYORUZ, ANKARA ZENGİNLEŞTİĞİMİZİ SÖYLÜYOR… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKürtler nereden koptu? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluArtık çözümün hızlanmasına mani bir hal var mı? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDolar/TL ne olmalı? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSiyasi davalarla CHP ‘up’, Cumhur İttifakı ‘down’ 2.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2019
21.05.2019
10.05.2019
23.04.2019
16.04.2019
8.02.2019
19.03.2019
18.03.2019
14.03.2019
4.02.2019