Cafer Solgun
CHP’nin geçtiğimiz 31 Ocak günü düzenlediği “Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı” üzerine kısaca da olsa düşünce ve izlenimlerimi kaydetmek, paylaşmak isterim; hem, söz de vermiştim konferansa davet edildiğimi bilen okurlarım sorunca.
CHP zihniyetine karşı eleştirel bir duruşum olduğu, malum. Kuşkusuz doğrusuna doğru, yanlışına yanlış demişimdir ve derim. Bağımsız bir yazar olmanın gereği öncelikle budur elbette. Aynı şey iktidar partisi ve icraatları için de geçerli tabii ki.
Bunu belirtmemin nedeni, “eleşirel bir tutum” derken meramımın doğru anlaşılması.
“CHP zihniyeti” denildiği zaman yıllarca insanların ilk aklına gelen, CHP’nin yürüttüğü korku siyaseti idi: Rejim elden gidiyor! Laiklik elden gidiyor! Vatan elden gidiyor! Şeriat geldi, geliyor! İrtica geldi, geliyor! Vb.
“Kurucu parti” misyonunu tarihi ve zamanı 1920’li, 1930’lu yıllarda durdurmak zanneden bir anlayış söz konusu idi. Dillerinden düşmeyen “çağdaşlık”, “medeniyet”, “ilericilik” söylemlerine biraz yakından baktığınızda, kopkoyu bir ideolojik tutuculuk, bağnazlık ile karşı karşıya kalıyordunuz.
Sözü ve meseleyi çok da dolandırmadan söylemek gerekirse, ülkenin demokratikleşme mecrasında çektiği sancıların sebebi olan sorunlar, bu “kurucu” zihniyet ve beraberindeki kendine vatanın değil de rejimin bekçisi misyonu atfetmiş olan darbeci ordu geleneğinden kaynaklanıyordu. Başta da Kürt sorunu…
Kürt sorunu, bir inkar sorunudur. Bir halkın diliyle, kültürüyle, tarihiyle, değerleriyle inkarı, rejimin kırmızıçizgilerinden biriydi ve aslında hala tümüyle aşılabilmiş de değildir. Rojova sorunu etrafında yaşanan gelişmeler vesilesiyle bir kez daha gördük…
CHP, yıllarca bu inkar siyasetinin politik arenada en önde gelen temsilcilerinden biri oldu. Bu konu ve diğer demokratikleşme, “normalleşme” sorunlarıyla ilgili her açılım ve reform girişimine, MHP ve MHP kafasında partilerle birlikte, karşı durdu.
Hayatın ve tarihin olağan akışına, ne kadar ve nereye kadar karşı durulabilirdi?
Buraya kadar…
CHP, Kürt sorunu özgülünde, “Memleketi bölüyorlar!”, “Hepimiz Türküz!”, “Dersim değil Tunceli!”, “Ne mutlu Türküm demeyenler düşmandır!” kampanyaları yürüten bir parti olmaktan, bugün, toplumsal barış ve demokrasi konulu toplantılar düzenleyen, konuyla ilgili her kişi ve çevreyi dinleyerek siyaset oluşturmaya çalışan bir noktaya gelmiştir ve bu, önemlidir.
CHP’deki bu değişim görebildiğim kadarıyla bir süreç olarak devam etmektedir, zira bünyesinde hala ırkçı Zafer Partisi kafasında ciddi bir değişime direnen, ideolojik manada yobaz, bağnaz bir potansiyel de varlığını sürdürmektedir.
O potansiyel, Türkiye’nin açlık, sefalet, katliam ve faşizm yılları olarak özetlenebilecek 1930’lu yıllarını “Cumhuriyetin altın çağı” olarak nitelendirecek denli gerçeklerden kopuktur. CHP’deki değişim çabasını daha da kıymetli hale getiren de budur zaten.
Eksikleri, sorunları vardır ama CHP’nin Özgür Özel döneminde Kürt sorunuyla ilgili “inkar” dışında demokratik bir çözüm arayışına açık durması bile başlı başına, iyidir ve muradı adalet, barış, demokrasi, olan herkes için umutlu olmak nedenidir.
Görebildiğim iki çevre bu umut veren gelişmeden rahatsızdır. İlki, bir kısmı parti içindekiler olmak üzere ırkçı, inkarcı, askeri vesayet ve darbe dönemlerinin hasretini çekenler oluyor. Bunların rahatsızlıkları, yalan ve tahrifat yoluna başvurmaktan geri kalmayacak denli hastalıklıdır. Misal, konferansta dile getirilen görüşleri edebiyle tartışacak özgüvenleri de olmadığı için, “Konferansın yapıldığı salonda Atatürk posteri yoktu. İstiklal Marşı okunmadı. Saygı duruşu yapılmadı” diye çığırdılar sosyal medyada. Çok tuhaflar… (Oradaydım ve poster vardı, İstiklal Marşı okundu, saygı duruşu yapıldı.)
Diğer kesim ise sözüm ona açılım, reform, çözüm siyasetini destekleyen muhafazakar demokrat çervreler. “CHP ve barış, demokrasi, öyle mi?” kanaatindeler. Varlıklarını CHP’ye karşıt olmak üzerinden ifade etmek isteyince, gerçeklerden kopmanın, gerçeklere gözlerini kapamanın bir başka versiyonu oluyorlar…
***
Konferansta konuşan CHP lideri Özgür Özel ile mesajı okunan Ekrem İmamoğlu’nun görüşlerinde tartışmaya açık hususlar çoktu. Bunları gelecek yazıda ele alacağım.
Bu yazının ana fikri olsun: Son derece gerilimli ve sıcak bir gündemle ilgili CHP’nin kendi dışındaki kişi ve çevrelerin görüşlerini (de) dinleyerek yeni ve yapıcı bir politika oluşturma çabası, iyidir, olumludur. Eleştiriden önce teslim edilmesi gereken budur.
Türkiye’nin Kürt sorunu başta temel demokrasi sorunlarıyla ilgili bugüne değin genellikle müesses nizamı savunan bir pozisyon takınan CHP’nin attığı adımlar, başlangıç kabilinde de olsa, yeni bir politik vizyona tekabül etmektedir… İzleyeceğiz…
Yazarlar
-
Bekir AĞIRDIRDünya büyük çağ değişiminde: Yükselen milliyetçilik, korkunun refleksi 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANİran savaşında Türkiye boyutu 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTrump’ın en büyük yanlışı, açmazı anlayamadığıdır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanBiz Türkiye’yiz, ‘Büyük ülke’ masalı bizde böyle yazılır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞATEŞ AVUCUMUZUN İÇİNDE... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDemokrasilerde “Taban İstilası” 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaş nasıl ve ne zaman bitecek? 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBüyük işgal projesi ve İran 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENİnsanlık Trump’ı durdurmalı 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUSavaş ne zaman biter? 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANİran’dan Türkiye’ye yansıyanlar 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAkçakoca sapağı… 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBinlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN" 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -5- İşte ülke böyle çürüyor: Tapeler çıktı! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKutsal haydut! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİNATO’dan çıkmamakla iyi mi etmişiz? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü; Jin Jiyan Azadî ve Kadın Özgürlükçü Paradigma... 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜçüncü dünya savaşı bu mu acaba? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanOrtaçağ karanlığına bir adım daha yaklaşmak 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYEmperyalist Savaşın Gölgesinde 'Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi' Projesi 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZİran savaşının gölgesinde siyasal tutarsızlık 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuOrta Doğu’daki diktatörlükler yıkıldığında ne olur? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERİran savaşı ışığında dezenflasyon süreci 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraÖğrenme Korkusu 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRİyi ki Güney Afrika ve İspanya var… 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKToplumsallaşmayan süreç enfekte olur 6.03.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
3.02.2026
28.09.2025
19.09.2025
14.09.2025
5.09.2025
29.08.2025
22.08.2025
17.08.2025
10.08.2025
1.08.2025