Ali Türer
Suriye’de durumlar karışık, belirsizlik sürüyor. 2 Şubat 2026 da yapılan anlaşma ne anlama geliyor? Daha demokratik birleşik bir Suriye’mi doğuyor. Yoksa bölgede daha on yıllarca sürecek bir didişme için güç toplamak üzere taraflar zaman mı kazanmaya çalışıyorlar?
Umalı da pınardan su içmeye gelecek tilkilerin kuyrukları birbirine değmesin. Sanırım bunu yakında anlayacağız.
ABD’nin ve Arap aşiretlerin Colani’yle çember çevirmeye başlaması ile birlikte, SDG bölgede önemli güç kaybetti. Sonuç olarak rejime entegre olmayı kabul etti. Karşılığında sınırlı bölgelerde (Haseke/Cezire) gücünü koruma, güvenliğini garantiye alma, bölge valiliğine, emniyet müdür yardımcılığına, savunma bakan yardımcılığına atama yapma, yanı sıra bazı kültürel-eğitsel haklar elde etti. 2 Şubat anlaşmasından çıkarılabilecek sonuç bu.
Ben daha çok, bu gelişmenin Türkiye’de taraflara yansımaları ile ilgiliyim. Ortaya çıkan ruh hali geleceğe dönük nelere işaret ediyor, derdim bu. Huzur, istikrar, demokrasi adına pek de işe yarar işaretler ortaya çıkarmadığı da ortada.
SDG Suriye’de mevzi kaybederken Türkiye’de Türk Milliyetçileri sevinçten yerlerinde duramadılar, ne yapacaklarını bilemez hale geldiler. Hakan Fidan’a, İbrahim Kalın’a, Yaşar Gürel’e madalya verilmesini önerenler oldu. Erdoğan’ın iç siyasette elinin güçlendiğine işaret edenler oldu. Bayrak üzerinden ne gürültüler koparıldı hatırlayın. İçlerinden biri de çıkıp ya biz böyle ileri geri konuşuyoruz ama bu lakırdılar Kürt kardeşlerimizde ne hissettirir diyen çıkmadı.
Öte yandan Kürt tarafında ise doğal olarak bir hayal kırıklığı yaşandı. Malum, petrol ve doğal gaz sahaları, barajlar, elektrik santralleri ve sınır kapılarının kontrolüyle bölgede kendisine güç alanı kuran SDG’nin zaman içinde uluslararası meşruiyet kazanması tanınması hayal edilirken, birden bire hevesler kursakta kaldı. Kürt siyasetçiler herhalde “Öcalan’ın mesajcı olduğu süreçte sonuç bu mu olmalıydı” diye kendilerine soruyorlardır.
Türk tarafındaki aşırı sevinç ve coşku ile de birleşince Kürt tarafında bütün bu olup bitenin duygusal bir travma yaratması anlaşılır bir şeydir.
Fakat DEM bu atmosferden kolay sıyrıldı. 2 Şubat anlaşması ile ilgili verdikleri mesajlarda, daha büyük bedeller ödenebilecek bir çatışmaya sürüklenmenin önüne geçilmesinden kaynaklı bir rahatlama seziliyor. Anlaşmaya destek verdiklerini belirttiler. DEM’in süreci doğru okuduğunu düşünüyorum.
Geçmişte SDG büyük bir alanı kontrol ediyordu etmesi ne de bu durum, o coğrafyada meşru değildi. Bugün ise Suriye’de rejime entegre olmuş, silahlı gücü ile, kurumsal yapıdaki yeri ile rejimin bileşeni haline gelme yolunda daha güçlü bir SDG var karşımızda.
Rejime entegre olmuş bir SDG üzerine de bir harekata kalkışılmaz artık. Bu sonuçta Suriye’nin bütünlüğüne yönelik bir girişim olarak algılanır, bölgedeki bütün tarafları karşısında bulur.
O nedenle, Kürtlerin düne göre geleceğe daha güvenle bakabilmesi lazım. Demem o ki, hangi açıdan bakıldığına bağlı olarak Kürt tarafı açısından bu bir başarıdır. Barışın kaybedeni olmaz.
Cumhur İttifakı bu anlaşma karşısında görece sessiz kaldı. Erdoğan “Makul ve Makbul yorumları yapsa da Milliyetçi çevrelerde, eski askerlerde, Kürtlerin Suriye de dar bir bölge kapsamında da olsa güçlerini korumalarından, yeni oluşacak rejim içinde kendilerine yer edinmelerinden ve kültürel- eğitsel haklar açısından güvenceye kavuşmalarından duyulan bir rahatsızlık var.
Suriye’de anlaşma ile atılan bu adımlar kendi mecrasında gelişir, yerleşir statü kazanır sağlamlaşırsa, Suriye demokratik işleyiş içinde bütünlüğünü sağlar, rejim güçlenirse Türkiye’ye bunun olası etkileri olacaktır doğal olarak.
Türkiye’de kayyumlar, “kent uzlaşısı” gibi yapay suçlamalar uluslararası düzlemde daha çok sırıtır. Suriye’ye garantör olmaya soyunan bir Türkiye, demokrasisini Suriye’den daha düşük bir eşikte yaşayamaz hale gelir.
Hala afra tafrayla, dolduruşla kendinden geçen, her fırsatta çeşitli ön yargılarla göğsünü yumruklayan vatandaşlara bir çift lafım var: Kendiniz için ne istiyorsunuz?
Kendine güvenen, kendi içinde barışık, çevresiyle saygı, eşitlik, hakkaniyet temelinde sağlıklı ilişkiler kuran bir insan olmak mı, yoksa atıp tutan, babalanan etrafına tehditler savuran, kendinden başkasını küçümseyen, aşağılık duygusunu böyle telafi etmeye çalışan bir insan olarak hayatı sürdürmek mi? Hangisi insana huzur verir, ihtiyacın olan hangisi?
Komşunuz kendi sorunlarını kendi içinde usulü erkanınca suhulet ile çözmeye çalışırken siz neden bundan rahatsız olursunuz?
Komşu evini yeniden imar edecek, düzenleyecek size ihtiyacı var. Sonuçta sizin de bu düzenlemeden gelecek gelire refaha ihtiyacınız var. Hal böyle iken ne diye eksiklik kompleksi içinde gelişmeleri kendinize tehdit görür, sürecin orasını burasını çekiştirmeye, dengesini bozmaya, yolundan saptırmaya çalışırsınız. Bunun bir anlamı var mı?
.
.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT71 YIL ÖNCE… 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTarihin dönüm noktasındayız: ABD geriliyor… 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENİki ateş arasında İran halkı 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRErdoğan rahatsız olunca ortaya çıkan rahatsızlık… 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine Avrupa kapılarında 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİEpstein sapkınlıkları demokrasinin suçu mu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZCHP’nin sıra dışı Kürt Konferansı’nın düşündürdükleri 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANYeni Anayasa denilince tüylerim diken diken oluyor 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye’nin yeni ruh hali: Kırılgan ve yapay denge toplumu 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURCHP çözüm sürecinde AK Parti’ye nasıl gol attı? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanKeşke “bana ne İran’dan” diyebilseydim 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞBİZ YOKSULLAŞIYORUZ, ANKARA ZENGİNLEŞTİĞİMİZİ SÖYLÜYOR… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKürtler nereden koptu? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluArtık çözümün hızlanmasına mani bir hal var mı? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDolar/TL ne olmalı? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSiyasi davalarla CHP ‘up’, Cumhur İttifakı ‘down’ 2.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.11.2025
15.11.2025
6.09.2025
18.07.2025
12.06.2025
22.12.2024
3.12.2024
26.09.2024
2.09.2024
5.08.2024