Hayko BAĞDAT
Mehmet Baransu’nun haberi siyaset dünyasında ortalığı ayağa kaldırdı.
25 Ağustos 2004 tarihli MGK kararında “Nurculuk faaliyetleri ve Fethullah Gülen Cemaati’ne ait kurumların faaliyetlerinin engellenmesi için ağır yaptırımlar getiren yasal düzenlemeler yapılmalıdır, eylem planı hazırlanmalıdır” diye karar alınmış ve hükümet bu kararı imzalamış. Gülen Cemaati’ne karşı uygulanacak tedbirler için Başbakanlık Uygulamayı Takip ve Koordinasyon Kurulu (BUTKK) koordinesinde, İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve MİT Müsteşarlığı görevlendirilmiş.
Hükümet cephesinden “ben yoktum”, “ama onlar da imzaladı”, “imzaladık ama uygulamadık”, “kuzenim imzalamış” ayarında bazı cevaplar gelmiş olsa da toplumun bir kesiminin asker tarafından hedef gösterilmesi ve seçilmiş hükümetin devlet aygıtlarını bu kesimin üzerine salmayı vaat etmesi büyük bir skandaldan başka bir şey değildir.
Bu durum, devletin bir inanç grubu üzerinde her türlü dezenformasyon ve provokasyon uygulamasına açık, insanların can ve mal güvenliğini tehdit eden, hiçbir demokratik ülkede eşine rastlayamayacağımız, sorumluluğu bulunanların hesap vermesini gerektirecek vahim bir tablodur.
Alınan bu karar ile hangi operasyonların uygulamaya koyulduğu, devlet mekanizmasının hangi suçları işlediği hemen ortaya çıkarılmalıdır.
Anlaştık?
Buraya kadar söylenenlere itirazı olan var mı?
Pekiyi, öyleyse aşağıda yazacaklarıma da karşı çıkmazsınız umarım.
Fazilet Partisi ve devamında kurulan Saadet Partisi- AK Parti milletvekilleri 2004 yılına kadar Meclis’te 20 civarı soru önergesi vererek ülkedeki misyonerlik faaliyetlerinin yarattığı tehlikeyi gündeme getirdiler.
Askerler de Aralık 2001 MGK toplantısında misyonerliği ve TC vatandaşı Hıristiyan azınlığı “tehdit” üst başlığıyla gündemine aldı.
Sonradan AKP vekili olan Tümgeneral Şirin Ünal, Ergenekon sanığı Sevgi Erenerol’un 2006’da Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda gerçekleştirdiği misyonerlik konferansını koordine etti ardından Erenerol’a plaket verdi.
MİT, misyonerliği ikinci derece dinî tehdit kabul ederek istihbari faaliyetlerde bulundu.
2003 yılında Türkiye’ye gelen Trabzon Katolik Kilisesi’nin papazı Rahip Santoro, Trabzon Emniyeti tarafından “Pontusçu” diye dinlemeye alındı. Bu dinleme, ölümünden üç ay önce başlatıldı. Rahip Santoro dinlenmesinin bitmesine üç gün kala öldürüldü. Yani öldürüldüğünde telefonu dinleniyordu.
Malatya’da Zirve katliamından bir gün önce üç katil zanlısı atış taliminden dönerken yakalanmışlardı, üzerlerinde üç kurusıkı silah vardı. Polis “gençler siz ateş mi ettiniz” diye sordu. Cinayetleri organize eden Emre Günaydın, tabancayı cebinden çıkarıp verdi. Polis arabayı aramadı, üzerlerini aramadı. Arama yapsaydı arka koltuktaki ceketin altındaki iki silahı görecekti. O gün karakola götürüldüler, kabahatler kanunundan 50 lira ceza ödeyip bırakıldılar. Sonradan yayınevinde öldürülen Necati Aydın’ın aslında öldürüldüğü güne kadar devlet tarafından takip edildiği ortaya çıktı.
24 Şubat 2004’te Hrant Dink İstanbul Valiliği’ne çağırıldı. Vali Yardımcısı Ergun Güngör’ün odasında iki MİT mensubu tarafından tehdit edildi. Dink’in “uyarılması” talimatı Genelkurmay tarafından verildi. Hrant Dink, o dönemde istihbarat teşkilatları tarafından “Ermenilik faaliyeti yapmak” sebebiyle takip altındaydı. Dink öldürüldüğünde Trabzon Jandarması, Trabzon Emniyeti, İstihbarat Daire Başkanlığı, İstanbul Emniyeti ve haliyle MİT, gerçekleşecek cinayeti tüm ayrıntılarına kadar önceden biliyordu. Hrant Dink cinayetini azmettirmekten ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Yasin Hayal, daha önce Santa Maria Kilisesi rahibini günlerce komada kalacak şekilde döven kişiydi.
Kısaca AKP döneminde Hıristiyan cemaate karşı alınan MGK kararları uygulanmış oldu.
Jandarması, polisi, MİT’i, muhafazakârı, Cemaat’i, Ergenekoncusu yani aslında bugün yaşanan kavganın etrafında bulunan her kesim de bu kutsal görevde devletine yardımcı oldu.
Arzederim...
(Kaynak: İsmail Saymaz/ Nefret.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.03.2025
20.02.2025
12.02.2025
5.02.2025
29.01.2025
23.01.2025
15.01.2025
8.01.2025
18.12.2024
11.12.2024