Mustafa Karaalioğlu
Ülkelerin yolsuzluk karnesini takip eden ve her yıl açıklayan bir örgüt var; Uluslararası Şeffaflık Örgütü… Bu yıl da listesini açıkladı ve Türkiye’nin 2025’te 31 puanla 124. sıraya gerilediğini ilan etti. 2024’te de 34 puanla 107. sıradaydık. Sadece bir önceki yıla göre düşüş bile inanılmaz. Tam 17 basamak aşağıya inmişiz.
Biz ise aynı dönemde, “Büyük millet, güçlü devlet, vurduğu yerden ses getiren ülke” demeye devam ediyorduk. Liste açıklandı hala da ediyoruz.
Türkiye, 2010’ların başında bu listenin nisbeten iyi sıralarında yer alıyordu ve şimdi kimsenin umursamadığı endeks o zamanlar manşetlerden inmiyordu. Yolsuzlukla mücadele başarılıydı, şeffaftık ve denetlenebilirdik. Örnek ülkeydik… Bütün dünya da bunu takdir ediyordu. Seneler geçti ve hızla en diplere indik. Cibuti, Moğolistan, Nijer ve Özbekistan’la aynı gruba katıldık. Ses kesildi.
Aynı dönemde; yani geride kalan 10 yılda sadece yolsuzluk endeksinde değil, hukukun üstünlüğü, ifade hürriyeti ve şeffaflık gibi listelerde de tepe taklak aşağılara iniyoruz. Bir ülkeyi ülke yapacak, bir devleti güçlü kılacak ne kadar kriter varsa hepsi el ele tutuşmuş geriledikçe geriliyor. Her yıl beşer onar basamak düşüyoruz. Eş zamanlı olarak on yılda, Türkiye’nin ekonomide de gerilediğini, enflasyon ve kur artışının zirveye çıktığını, yüksek faizin normalleştiğini ve yabancı yatırımın bazen eksiye düştüğünü bilmem hatırlatmaya gerek var mı? Aradaki ilişkiyi bilmeyen kalmamıştır herhalde. Peki, umursayan var mı? Yok gibi, zira iktidar ne o tablolardan ne de onların arkasındaki gerçeklerin ülkeye yapıp ettiklerinden etkilenmedi. Ne oyları düştü ne de o politikalardan zerre geri adım attı.
Bütün bunlar olurken ve Türkiye yolsuzluk dahil bütün endekslerde aşağılara inerken herhangi bir iktidar yetkilisinin, sözcülerin, bakanların, bürokratların hiçbir listeye itiraz etmemeleri garip değil mi? İlgili ilgisiz en küçük haberin peşine düşen, açıklamalar yayınlayan, hatta konuyu mahkemelere taşıyan iktidar bu bahse hiç girmiyor. “Yalan, çarpıtma” ya da “Kıskançlık” dahi demiyor. “İşin aslı öyle değil böyle. Biz aslında yolsuzlukla mücadele ediyoruz, Gerçek veriler başka” gibi bir alaka da göstermiyor.
Oysa, bir ülkeye karşı bundan daha ağır itham olamaz. Türkiye’yi uluslararası alanda en çok yaralayan ve yarattığı etkilerle sokaktaki insanın günlük hayatına, refahına, gelirine, ücretine mal olan bir konuda kimsenin ağzını bıçak açmıyor. Türkiye, dünya ailesindeki itibarıyla, prestijiyle ve gerçeğiyle yüzleşmiyor. Tam tersine, “Ne oluyorsa kendi içimizde olsun ve kimsenin ne değini önemli olmasın, bir kriter veya referans haline gelmesin” diye bütün küresel verileri ve bilgileri yok saymayı tercih ediyor.
İçinden geçtiğimiz dönemin bir özelliği de dünyayla kıyaslamadan uzaklaşmaktır. Yolsuzluk, şeffaflık, hukuk, ifade hürriyeti, akademik başarı gibi alanlarda tamamen kopuş; işimize yarayan iyileşmelerde ise bir başka ülkeyle kıyaslamadan övünme. Mesela, ihracat artıyor ama zaten bütün dünya ticareti genişliyor. Yani hemen hemen bütün ülkelerin ihracatı her yıl belirli oranda artıyor. Yahut kişi başı gelir artıyor. Ama bu artışın Dolar’ın yıllık enflasyonunun bile altında kaldığını bilmeyiz. Ya da bizim kişi başı gelirimiz artıyor ama bizimle aynı dönemde mesela son 10 veya 23 yılda başka ülkelerin geliri ne kadar artmış, asla kıyaslanmaz. Artış tek başına bir alam ifade etmez çünkü dünya ekonomisi zaten sürekli genişliyor. Kaçıncı sıradaydık şimdi kaç olduk? O artıştan bize kıyasla daha yüksek pay alan kaç ülkenin gerisine düştük? Gelirimiz arttı diyen bu bahse girmez.
Kendi kendimize bir dünyada, sadece işimize gelen rakamları, işimize geldiği kısmını duyurarak övünmeyi başaran bir iktidar ve bunu sorgulamayı çoktan bırakmış bir toplum… Nerede kaldı yolsuzluk endeksiyle yüzleşmek?
Yazarlar
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.02.2026
2.02.2026
26.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
10.01.2026
25.12.2025
22.12.2025