Mehmet Ali ALÇINKAYA
Kadın Öncülüğünde Demokratik Toplumun İnşası
Jin, Jiyan, Azadî, kadın özgürlüğünü yaşamın ve toplumsal dönüşümün merkezine alan tarihsel bir özgürlük manifestosudur. Bu şiar, yalnızca kadınların değil; halkların, emekçilerin ve tüm ezilenlerin özgür geleceğini hedefleyen köklü bir paradigma değişimini ifade eder. Bugün bu paradigma, özgür önderlik fikriyle teorik bütünlüğünü kazanmış, Rojava Devrimi ile somut ve yaşanan bir toplumsal gerçekliğe dönüşmüştür.
Özgür önderlik, özgür Rojava ve Jin, Jiyan, Azadî; birbirinden kopuk başlıklar değil, aynı tarihsel direniş ve inşa hattının birbirini tamamlayan temel unsurlarıdır.
Jin, Jiyan, Azadî; Erkek Egemenliğine Karşı Yaşamın Savunusu
Kadın köleliği, tarihteki ilk kölelik biçimidir. Erkek egemen sistem, bu kölelik üzerinden iktidarı, devleti, savaşı ve sömürüyü kurumsallaştırmıştır. Jin, Jiyan, Azadî, bu tarihsel kırılma noktasına yönelmiş açık ve doğrudan bir müdahaledir. Kadın özgürleşmeden toplumun, toplum özgürleşmeden yaşamın özgürleşemeyeceğini ortaya koyar.
Bu anlayış, kadın özgürlüğünü dar bir eşitlik talebi olarak değil; köklü bir zihniyet dönüşümü olarak ele alır. Kadın yaşamın öznesi haline geldikçe, hiyerarşik ve tahakkümcü ilişkiler çözülmeye başlar. Bu nedenle Jin, Jiyan, Azadî; kapitalist moderniteye, ulus-devletçi yapılara ve savaş merkezli siyasal akla karşı bütünlüklü bir alternatif sunar.
Özgür Önderlik; Paradigmanın Kaynağı ve Taşıyıcısı
Özgür önderlik, bir kişinin fiziki özgürlüğüyle sınırlı değildir. Özgür önderlik; demokratik toplum fikrinin, kadın özgürlükçü paradigmanın ve halkların birlikte yaşam iradesinin özgürce toplumla buluşması anlamına gelir.
İmralı’da uygulanan ağır tecrit sistemi, bu paradigmayı etkisizleştirmeyi hedeflemektedir. Ancak düşünce tutsak edilemez. Demokratik konfederalizm, demokratik ulus ve kadın özgürlükçü toplum anlayışı; Rojava’da ve dünya genelinde karşılık bulmuş, yaşamın içinde örgütlenmiştir.
Bu nedenle özgür önderlik talebi, bireysel bir özgürlük isteği değil; toplumsal, siyasal ve evrensel bir özgürlük talebidir. Tecrit politikaları, doğrudan halkların iradesine, kadın özgürlüğüne ve demokratik geleceğe yöneliktir.
Özgür Rojava; Paradigmanın Somutlaşmış Hali
Rojava, Ortadoğu’nun savaş ve yıkım koşulları içerisinde filizlenen tarihsel bir özgürlük deneyimidir. Kürtler, Araplar, Süryaniler, Ermeniler ve farklı inanç toplulukları; eşitlik, demokrasi ve özgürlük temelinde ortak bir yaşamı birlikte inşa etmektedir. Bu yönüyle Rojava, klasik ulus-devlet modellerine karşı güçlü bir toplumsal alternatif oluşturmaktadır.
Rojava’nın ayırt edici niteliği kadın öncülüğüdür.
Eşbaşkanlık sistemi, kadın meclisleri, özsavunma yapıları ve jineoloji çalışmaları; Jin, Jiyan, Azadî felsefesinin kurumsal ve pratik ifadesidir. Kadınlar bu süreçte yalnızca temsil edilmez; karar alır, yönetir ve yaşamı savunur.
Rojava’ya yönelik saldırılar rastlantısal değildir. Bu saldırılar, kadın özgürlükçü, demokratik ve halkçı bir yaşam modelini hedef almaktadır. Çünkü özgür Rojava, kapitalist modernitenin “başka bir yaşam mümkün değildir” iddiasını boşa çıkarmaktadır.
30 Ocak Mutabakatı; Statünün Siyasal Zemini
Bu tarihsel mücadele hattı içerisinde, 30 Ocak’ta SDG ile merkezi iktidar arasında varılan mutabakat, Rojava’nın siyasal statüsü açısından önemli bir eşik oluşturmuştur. Bu mutabakat, sahada inşa edilen demokratik ve çoğulcu yönetim modelinin inkâr edilemez bir toplumsal gerçeklik olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
Mutabakat; Rojava’da yaşayan halkların — başta Kürtler olmak üzere — kolektif siyasal iradesinin tanınması, yerel-demokratik yönetimlerin meşruiyetinin kabul edilmesi ve Kürtlerin statü talebinin siyasal müzakere zeminine taşınması açısından tarihsel bir anlam taşımaktadır. Bu gelişme, Rojava Devrimi’nin yalnızca askeri değil; aynı zamanda toplumsal ve siyasal bir kazanım olduğunu teyit etmektedir.
Rojava Kürtlerinin Statüsü: Mücadeleyle Kazanılan Hak
Rojava’da Kürtlerin statü kazanımı, herhangi bir dış lütfun ya da geçici uzlaşmanın sonucu değildir. Bu statü; kadınların, gençlerin ve halkların ağır bedeller ödeyerek yürüttüğü uzun soluklu mücadelenin ürünüdür.
SDG öncülüğünde verilen ortak mücadele, yalnızca bir savunma hattı değil; demokratik bir yaşamın inşa süreci olmuştur. Bu statü, ulus-devletçi dar kalıplara sıkışmayan; halkların eşitliği ve ortak yaşamını esas alan demokratik ulus anlayışının somut ifadesidir. Rojava Kürtlerinin kazanımı, aynı zamanda Ortadoğu halkları için yeni bir siyasal ufuk anlamına gelmektedir.
Enternasyonal Dayanışma; Özgür Rojava’yı Savunmak İnsanlığı Savunmaktır
Özgür Rojava, yalnızca bölgesel bir deneyim değildir. Kapitalist modernitenin derin krizine karşı geliştirilen bu demokratik model, evrensel ve enternasyonal bir değer taşımaktadır. Bu nedenle Rojava’ya yönelik her saldırı, yalnızca Kürtlere değil; kadın özgürlüğüne, halkların kardeşliğine ve demokratik geleceğe yöneliktir.
Dünyanın dört bir yanında yükselen enternasyonal dayanışma, Rojava Devrimi’nin evrensel karakterini açık biçimde ortaya koymaktadır. Enternasyonal dayanışmayı büyütmek; özgür Rojava’yı savunmak, özgür önderlik talebini yükseltmek ve Jin, Jiyan, Azadî felsefesini küresel ölçekte sahiplenmek tarihsel bir sorumluluktur.
Özgürlük Bölünmez, Mücadele Ortaktır
Özgür önderlik, özgür Rojava ve Jin, Jiyan, Azadî hattı; 30 Ocak Mutabakatı’nın açtığı siyasal zeminde daha da güçlenmiştir. Bu hat, yalnızca bir direniş çizgisi değil; özgür, eşit ve demokratik bir yaşamın inşa iradesidir.
Tecride karşı özgür önderliği savunmak,
Statü kazanımına sahip çıkarak özgür Rojava’yı korumak,
Enternasyonal dayanışmayı büyütmek;
özgür ve demokratik bir geleceğin vazgeçilmez koşuludur.
Çünkü biliyoruz ki:
Önderlik özgürleşmeden toplum,
Toplum özgürleşmeden yaşam,
Yaşam özgürleşmeden özgür gelecek kurulamaz.
Jin, Jiyan, Azadî!
Yazarlar
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUCHP ve Özel buna hazır olmalıydı 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENMuhafazakârlar ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
4.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
27.01.2026
24.01.2026
23.01.2026
20.01.2026
18.01.2026
15.01.2026