Mehmet Ali ALÇINKAYA

Mehmet Ali ALÇINKAYA
Mehmet Ali ALÇINKAYA
Tüm Yazıları
Özgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî...
11.02.2026
255

Kadın Öncülüğünde Demokratik Toplumun İnşası

Jin, Jiyan, Azadî, kadın özgürlüğünü yaşamın ve toplumsal dönüşümün merkezine alan tarihsel bir özgürlük manifestosudur. Bu şiar, yalnızca kadınların değil; halkların, emekçilerin ve tüm ezilenlerin özgür geleceğini hedefleyen köklü bir paradigma değişimini ifade eder. Bugün bu paradigma, özgür önderlik fikriyle teorik bütünlüğünü kazanmış, Rojava Devrimi ile somut ve yaşanan bir toplumsal gerçekliğe dönüşmüştür.

Özgür önderlik, özgür Rojava ve Jin, Jiyan, Azadî; birbirinden kopuk başlıklar değil, aynı tarihsel direniş ve inşa hattının birbirini tamamlayan temel unsurlarıdır.

Jin, Jiyan, Azadî; Erkek Egemenliğine Karşı Yaşamın Savunusu

Kadın köleliği, tarihteki ilk kölelik biçimidir. Erkek egemen sistem, bu kölelik üzerinden iktidarı, devleti, savaşı ve sömürüyü kurumsallaştırmıştır. Jin, Jiyan, Azadî, bu tarihsel kırılma noktasına yönelmiş açık ve doğrudan bir müdahaledir. Kadın özgürleşmeden toplumun, toplum özgürleşmeden yaşamın özgürleşemeyeceğini ortaya koyar.

Bu anlayış, kadın özgürlüğünü dar bir eşitlik talebi olarak değil; köklü bir zihniyet dönüşümü olarak ele alır. Kadın yaşamın öznesi haline geldikçe, hiyerarşik ve tahakkümcü ilişkiler çözülmeye başlar. Bu nedenle Jin, Jiyan, Azadî; kapitalist moderniteye, ulus-devletçi yapılara ve savaş merkezli siyasal akla karşı bütünlüklü bir alternatif sunar.

Özgür Önderlik; Paradigmanın Kaynağı ve Taşıyıcısı

Özgür önderlik, bir kişinin fiziki özgürlüğüyle sınırlı değildir. Özgür önderlik; demokratik toplum fikrinin, kadın özgürlükçü paradigmanın ve halkların birlikte yaşam iradesinin özgürce toplumla buluşması anlamına gelir.

İmralı’da uygulanan ağır tecrit sistemi, bu paradigmayı etkisizleştirmeyi hedeflemektedir. Ancak düşünce tutsak edilemez. Demokratik konfederalizm, demokratik ulus ve kadın özgürlükçü toplum anlayışı; Rojava’da ve dünya genelinde karşılık bulmuş, yaşamın içinde örgütlenmiştir.

Bu nedenle özgür önderlik talebi, bireysel bir özgürlük isteği değil; toplumsal, siyasal ve evrensel bir özgürlük talebidir. Tecrit politikaları, doğrudan halkların iradesine, kadın özgürlüğüne ve demokratik geleceğe yöneliktir.

Özgür Rojava; Paradigmanın Somutlaşmış Hali

Rojava, Ortadoğu’nun savaş ve yıkım koşulları içerisinde filizlenen tarihsel bir özgürlük deneyimidir. Kürtler, Araplar, Süryaniler, Ermeniler ve farklı inanç toplulukları; eşitlik, demokrasi ve özgürlük temelinde ortak bir yaşamı birlikte inşa etmektedir. Bu yönüyle Rojava, klasik ulus-devlet modellerine karşı güçlü bir toplumsal alternatif oluşturmaktadır.

Rojava’nın ayırt edici niteliği kadın öncülüğüdür.

Eşbaşkanlık sistemi, kadın meclisleri, özsavunma yapıları ve jineoloji çalışmaları; Jin, Jiyan, Azadî felsefesinin kurumsal ve pratik ifadesidir. Kadınlar bu süreçte yalnızca temsil edilmez; karar alır, yönetir ve yaşamı savunur.

Rojava’ya yönelik saldırılar rastlantısal değildir. Bu saldırılar, kadın özgürlükçü, demokratik ve halkçı bir yaşam modelini hedef almaktadır. Çünkü özgür Rojava, kapitalist modernitenin “başka bir yaşam mümkün değildir” iddiasını boşa çıkarmaktadır.

30 Ocak Mutabakatı; Statünün Siyasal Zemini

Bu tarihsel mücadele hattı içerisinde, 30 Ocak’ta SDG ile merkezi iktidar arasında varılan mutabakat, Rojava’nın siyasal statüsü açısından önemli bir eşik oluşturmuştur. Bu mutabakat, sahada inşa edilen demokratik ve çoğulcu yönetim modelinin inkâr edilemez bir toplumsal gerçeklik olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.

Mutabakat; Rojava’da yaşayan halkların — başta Kürtler olmak üzere — kolektif siyasal iradesinin tanınması, yerel-demokratik yönetimlerin meşruiyetinin kabul edilmesi ve Kürtlerin statü talebinin siyasal müzakere zeminine taşınması açısından tarihsel bir anlam taşımaktadır. Bu gelişme, Rojava Devrimi’nin yalnızca askeri değil; aynı zamanda toplumsal ve siyasal bir kazanım olduğunu teyit etmektedir.

Rojava Kürtlerinin Statüsü: Mücadeleyle Kazanılan Hak

Rojava’da Kürtlerin statü kazanımı, herhangi bir dış lütfun ya da geçici uzlaşmanın sonucu değildir. Bu statü; kadınların, gençlerin ve halkların ağır bedeller ödeyerek yürüttüğü uzun soluklu mücadelenin ürünüdür.

SDG öncülüğünde verilen ortak mücadele, yalnızca bir savunma hattı değil; demokratik bir yaşamın inşa süreci olmuştur. Bu statü, ulus-devletçi dar kalıplara sıkışmayan; halkların eşitliği ve ortak yaşamını esas alan demokratik ulus anlayışının somut ifadesidir. Rojava Kürtlerinin kazanımı, aynı zamanda Ortadoğu halkları için yeni bir siyasal ufuk anlamına gelmektedir.

Enternasyonal Dayanışma; Özgür Rojava’yı Savunmak İnsanlığı Savunmaktır

Özgür Rojava, yalnızca bölgesel bir deneyim değildir. Kapitalist modernitenin derin krizine karşı geliştirilen bu demokratik model, evrensel ve enternasyonal bir değer taşımaktadır. Bu nedenle Rojava’ya yönelik her saldırı, yalnızca Kürtlere değil; kadın özgürlüğüne, halkların kardeşliğine ve demokratik geleceğe yöneliktir.

Dünyanın dört bir yanında yükselen enternasyonal dayanışma, Rojava Devrimi’nin evrensel karakterini açık biçimde ortaya koymaktadır. Enternasyonal dayanışmayı büyütmek; özgür Rojava’yı savunmak, özgür önderlik talebini yükseltmek ve Jin, Jiyan, Azadî felsefesini küresel ölçekte sahiplenmek tarihsel bir sorumluluktur.

Özgürlük Bölünmez, Mücadele Ortaktır

Özgür önderlik, özgür Rojava ve Jin, Jiyan, Azadî hattı; 30 Ocak Mutabakatı’nın açtığı siyasal zeminde daha da güçlenmiştir. Bu hat, yalnızca bir direniş çizgisi değil; özgür, eşit ve demokratik bir yaşamın inşa iradesidir.

Tecride karşı özgür önderliği savunmak,

Statü kazanımına sahip çıkarak özgür Rojava’yı korumak,

Enternasyonal dayanışmayı büyütmek;

özgür ve demokratik bir geleceğin vazgeçilmez koşuludur.

Çünkü biliyoruz ki:

Önderlik özgürleşmeden toplum,

Toplum özgürleşmeden yaşam,

Yaşam özgürleşmeden özgür gelecek kurulamaz.

Jin, Jiyan, Azadî!

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yazarlar