Hayko BAĞDAT
Büyük bir karambol yaşanıyor.
Anladığımız kadarıyla yakın zamanda siyasette, bürokraside ve yargıda koalisyon kurularak memleket yönetilmiş.
Devlet içindeki vesayetçi unsurlarla mücadele edebilmek ve ardından toplum üzerinde mutlak hâkimiyet kurabilmek için kurumlar üzerinde kadrolaşmaya hız verilmiş ve belli paylaşımlar yapılmış.
Toplumun zaten içten içe bildiği bu durum bugün tarafların açık seçik beyanlarıyla ifşa ediliyor.
Başbakan’ın “ne istediler de vermedik” sorusundan sonra Yeni Şafak gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi tek tek Cemaat’e sunulan kadroları gündeme getirdi.
İktidar kanadı kendisine büyük bir operasyon yapıldığını her fırsatta dillendiriyor.
Yine Yeni Şafak’tan Cem Küçük “Geçen seslenmiştim, Taraf’ın Murat Belge, Hayko Bağdat,Cengiz Aktar gibi önemli yazarlarına ve yayın yönetmeni kıymetli Neşe Düzel hanıma bir daha seslenmek istiyorum” diyerek bu operasyona alet olmamamızı salık veriyor.
Madem öyle ben de aynı açıklıkta önce iktidara sormak istiyorum:
• Cemaat’e iktidarınız döneminde ne verdiniz?
• Bugün iktidara operasyon yaptığını öne sürdüğünüz Cemaat, sizlerle koalisyon hâlindeyken başka bir operasyona imza attı mı?
• Başbakan’ın Ferhat Kentel, Cengiz Çandar ve Ahmet Hakan’ı Cemaat yargısının elinden zor kurtardığı söyleniyor. Başbakan yargıya bu tip talimatları ne sıklıkla veriyor?
• Başbakan’ın daha önce kurtardığı veya kurtaramadığı kimler var?
• Ahmet Şık ve Nedim Şener’i Cemaat yargısı mı tutuklattı?
• Bugün tasfiye edilen Cemaat kadrolarının yerine gelenlerinin benzer usulsüz uygulamalara tevessül etmeleri ihtimaline karşı hangi önlemleri aldınız?
• Dink davasında sorumluluğu bulunan ve bir türlü sorgulanamayan dönemin kamu görevlileri size mi Cemaat’e mi ait?
• Yargıya artık güvenmemizi bekliyor musunuz?
• MGK kararları bu gazetede daha önce açıklandığında çok mutluydunuz. Bugün niye suç duyurusunda bulunuyorsunuz?
Cemaat’e soruyorum:
• İktidardan ne aldınız?
• Bürokrasi içinde kadrolaşarak bir ideoloji etrafında hareket ettiniz mi?
• Ergenekon ve Balyoz davaları sürecini sizler mi yönettiniz?
• Hükümet kanadından yazarlar Başbakan’ın sizlerin elinizden kurtardığı gazetecilerin olduğunu iddia ediyorlar. Böyle (olumlu veya olumsuz) bir müdahaleye şahitlik ettiniz mi?
• Mevcut hükümetten veya Başbakan’dan kurtulmak için kaset, belge ve resmî evrakları sizler mi piyasaya sürüyorsunuz?
•Fişlendiğiniz için feveran ederken siz kimseyi fişleyip aleyhinde malzeme topladınız mı?
• Dink cinayetinde adı geçen tüm görevlilerin sorgulanması için açık çağrıda bulunmayı düşünüyor musunuz?
• Yine MGK kararlarıyla bu ülkede inancından dolayı tehdit olarak belirlenen ve üzerlerinde pek çok devlet operasyonu yapılan Hıristiyan azınlıklar için elinizde bilgi, belge var mı?
*
Not: Sevgili Cem Küçük, mademki açık açık bir operasyonun parçası olmamam gerektiğini belirtiyorsun o vakit aynı açıklıkla senden yukarıda Cemaat hakkında belirtilen sorular/ ithamlar için somut belge göndermeni isteyeceğim.
Bu belgeleri gazetem yayımlamazsa ben de seninle aynı kaygıları paylaşabilirim ve gerekeni yaparım.
Senin gazetende iktidar hakkında olumsuz bilgilerin yayımlanmasını da şart koşmuyorum.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Suriye’de Alevilere yönelik saldırılar
14.03.2025 - İnsanlık onuruna operasyon yapılıyor
20.02.2025 - Kız Çocukları Davası
12.02.2025 - Tek Adam Rejimi ve Kürtler
5.02.2025 - Görgü tanığı bir ressam: Timur Çelik
29.01.2025 - Ümit Özdağ’a ne olacak?
23.01.2025 - Umut Hakkı kimlere lazım?
15.01.2025 - Ahmet Türk bu ülke için ne ifade ediyor?
8.01.2025 - Suriye’de Kürtlerin Geleceği
18.12.2024 - Öcalan’ın perspektifi yeniden devrede
11.12.2024
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları




























lu lu
Siyaset bu aynı yazarların g....lerine benzer ağızlarından çıkanları kalemleri yazmaz........... Siyasette keza aynı değil mi? Siyasetçi söylediklerini kulakları duymaz. Ama her söylediği dinleyen tarafından duyulur.
k.a.
Bay E.U. zerre kadar Türkçe bilmiyor. Dahi anlamındaki "de"leri ayrı yazmıyor. Şöyle komiklikler de cabası: "Sorun, yüzünüze gülen insanların gerçekte sırıtıp sırıtmadığını anlayamama sorunudur. Sorun, mert diye bildiğiniz siyasetçilerin içten pazarlıklı işler yapıp yapmadığından emin olamama sorunudur." Buna göre sırıtmak gülmekten daha samimi bir duygunun göstergesi oluyor. Polis şefinden yazar bu kadar olur.
lu lu
Siyaset bu aynı yazarların g....lerine benzer ağızlarından çıkanları kalemleri yazmaz........... Siyasette keza aynı değil mi? Siyasetçi söylediklerini kulakları duymaz. Ama her söylediği dinleyen tarafından duyulur.
k.a.
Bay E.U. zerre kadar Türkçe bilmiyor. Dahi anlamındaki "de"leri ayrı yazmıyor. Şöyle komiklikler de cabası: "Sorun, yüzünüze gülen insanların gerçekte sırıtıp sırıtmadığını anlayamama sorunudur. Sorun, mert diye bildiğiniz siyasetçilerin içten pazarlıklı işler yapıp yapmadığından emin olamama sorunudur." Buna göre sırıtmak gülmekten daha samimi bir duygunun göstergesi oluyor. Polis şefinden yazar bu kadar olur.