Mehmet Ali ALÇINKAYA

Mehmet Ali ALÇINKAYA
Mehmet Ali ALÇINKAYA
Tüm Yazıları
2026 Özgürlük ve Demokrasi Newroz’u; Umuttan Gerçeğe, Sembollikten Pratiğe Özgürlük Newroz 'udur...
23.03.2026
277

Newroz sadece bir bayram değildir; direniştir, yeniden doğuştur, halkların ortak hafızasıdır. Ama bugün geldiğimiz noktada, Newroz’u sadece geçmişten kalan bir gelenek gibi görmek ya da birkaç sembolle sınırlamak artık yetmiyor. İçinden geçtiğimiz süreç bize şunu açıkça gösteriyor: Newroz artık sözde değil, yaşamda karşılık bulmak zorundadır. Bu yüzden de denildiği gibi, “artık söz değil, pratik zamanıdır.” Bu yıl Newroz alanlarına baktığımızda da bunu net bir şekilde görüyoruz. Sadece duygular değil; daha örgütlü, daha bilinçli ve daha somut bir mücadele hattı ortaya çıkıyor. Özgürlük ve demokrasi talepleri artık söz olmaktan çıkıp somut hedeflere dönüşüyor.

Newroz vesilesiyle bu yılı Ortadoğu halkları için gerçek bir özgürlük yılına çevirmek bizim elimizdedir. Halkların dostluk ve dayanışma geleneğini yeniden büyütmek de yine bize bağlıdır. Bu iş başkasından beklenmez. “Çözüm gücümüzdedir, irade halktadır” sözü tam da bunu anlatır. Yani mesele dışarıda değil, bizdedir; kendi gücümüzde, kendi örgütlülüğümüzdedir. Bu noktada birlikte yaşamak, yani farklı kimliklerin eşit ve adil bir şekilde bir arada olması büyük önem taşır. “Demokratik toplum, ortak yaşamın örgütlenmesidir” sözü de bunu ifade eder. Özgürlük artık bir hayal değil; birlikte kurduğumuz yaşamın kendisidir.

Eskiden Newroz daha çok ateş yakmak, halay çekmek ve geçmişi anmakla sınırlı kalıyordu. Bunlar elbette değerlidir ama artık tek başına yeterli değildir. Bugün Newroz dediğimiz şey sadece bir sembol değildir. “Newroz artık bir sembol değil, yaşamın kendisidir” denirken anlatılmak istenen de budur. Yani artık konuşulan değil, kurulan bir yaşamdır. Bu da ancak özgürlüğü kalıcı hale getirmekle mümkündür. “Özgürlük kurumsallaşmadan kalıcı olmaz” sözü bu gerçeği açıkça ortaya koyar. Özgürlüğün bir statüsü olacak, hayatın her alanında karşılığı bulunacaktır.

Bu değişim kendiliğinden olmaz. Hepimize sorumluluk düşüyor. Sadece düşünmekle değil, pratikte de değişmek zorundayız. “Kendini değiştirmeyen toplumu değiştiremez” sözü bu yüzden önemlidir. Önce kendimizi, sonra çevremizi değiştireceğiz. Özgür yaşamı günlük hayatın içinde kuracağız. Newroz alanlarında ortaya çıkan irade de bunu açıkça gösteriyor. Bu irade sadece bir talep değil, aynı zamanda bir yol haritasıdır. Çünkü “örgütlenmeyen toplum özgürleşemez.” Bu nedenle her alanda örgütlenmek, birlikte hareket etmek ve söz sahibi olmak zorundayız.

Bu mücadelenin en güçlü yönlerinden biri de “Jin, Jîyan, Azadî” felsefesidir. Yani kadın, yaşam ve özgürlük. Bu sadece bir slogan değildir; yeni bir yaşamın temelidir. “Kadın özgürleşmeden toplum özgürleşemez” gerçeği artık daha net görülmektedir. Kadınların öncülüğü, gençlerin dinamizmi ve halkın örgütlü gücü birleştiğinde “özgür yaşam örgütlü yaşamdır” sözü hayat bulur. Yani özgürlük tek başına değil, birlikte kurulur.

Newroz alanlarında en çok dile getirilen konulardan biri de Kürt halk önderi Sayın Abdullah Öcalan’a özgürlük ve statü talebidir. Bu sadece bir kişiyle ilgili bir talep değildir; aynı zamanda barışın, çözümün ve demokratik toplumun önemli bir parçasıdır. “Önderliğin özgürlüğü toplumun özgürlüğüdür” denirken anlatılmak istenen de budur. Öcalan’ın özgürlüğü ve statüsünün tanınması, demokratik çözüm açısından önemli bir eşik olarak görülmektedir. Bu da ancak “çözümün yolu diyalog ve demokratik siyasettir” anlayışıyla mümkündür.

Artık şunu açıkça görmek gerekiyor: Newroz bir umut ya da hayal değildir; bir başlangıçtır, bir pratikleşme anıdır. “Anlamlı olan eyleme dönüşendir” sözü de bunu anlatır. Bu sadece bir güne sığmaz; yılın tamamına yayılan bir mücadeledir. Nerede yaşıyorsak orada örgütlenecek, dayanışmayı büyütecek ve birlikte yaşamı kuracağız. Çünkü “demokratik toplum her yerde inşa edilmelidir.”

Sonuç olarak; 2026 Newroz’u sadece bir kutlama değildir. Bu, özgürlük, demokrasi ve yeni bir yaşam kurma iradesidir. Ulusal birlik, demokratik toplum ve özgürlük talebi bu Newroz’da daha güçlü bir şekilde ortaya çıkmıştır. “Gücümüzü büyüterek çözümü geliştireceğiz” sözü de bunun ifadesidir. Öcalan’a özgürlük ve statü talebiyle birleşen bu irade, halkların birlikte, eşit ve özgür bir yaşam kurma kararlılığını göstermektedir.

Artık söz yeter. Umudu gerçeğe, sözü eyleme dönüştürme zamanıdır. Bu, ertelenemez bir sorumluluktur.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yazarlar