Ömer F. Gergerlioğlu
Talat Paşa kendisine Ermenileri tehcir ederek sorunu çözemeyeceklerini, yanlış yaptıklarını söyleyen İngiliz Büyükelçisine “Son Ermeni’de tehcir edildi ve mesele bitti” demişti ama meselenin bitmediği, ne hâle geldiği gözler önündedir. Dışlamayla, kovmayla meseleler çözülmüyor. Antidemokratik bir yöneliş içindeyseniz çözümünüz de antidemokratiktir.
Mesele bitmediği, mantık da değişmediği için yeni sorunlar çıktı. Altı yılı aşan bir süreç ve hâlen Hrant’ın katlinin gerçek sorumluları yok. Talat Paşa o zamanlar meseleyi hallettiğini düşünmüştü. Şimdikiler de “üç beş tane milli duygularını zaptedemeyen heyecanlı gence” havale etti ama kamu vicdanı bunu kabul etmedi. Bu meseleyi ya geçici çözümler bularak çözdüğümüzü sanacağız ya da en derine inerek kalıcı çözümler bulacağız. Plastik top misali gibi bu mesele. 2015’e doğru, ne kadar suyun dibine indirilmeye çalışılsa da su yüzüne çıkması mukadder olan top örneğinde olduğu gibi geçici çözümlere sığınma hastalığından kurtulamıyoruz. Oysa sorunları içimizde çözeceğiz, bunu unutuyorlar. Savaşlar, iç çatışmalar, sorunlar dışarıdan gelen ellerle çözülmüyor. İçimizdeki çözümü matematik formülü gibi belleyin. Suriye’ye, Ermeni meselesine, Kürt meselesine, Alevi meselesine uygulayın, doğru sonuçtan başkası çıkmaz.
Sonucu konuşuyoruz ama sonucu ortaya çıkaran İttihatçı, milliyetçi, ötekileştirici mantığı yeterince teşrih masasına yatırmıyoruz. Devrin din adamları yalvarırcasına bu atışmaların bitmesi gerektiğini, devletin hukuk sınırları içinde kalmasını, milliyetçiliğin değil vicdanın aklıselimin galip gelmesi gerektiğini hep haykırdılar. (Ermenî Soykırımı’na Karşı Çıkan İslam Âlimleri, http://www.ufkumuz.com/arsiv/23281_Ermen%C3%AE-Soykirimi%E2%80%99na-Karsi-Cikan-Islam-%C3%82limleri.html) Ama devlet aklı en olmaması gerekeni tehciri, sürmeyi, dışlamayı, görmemeyi, silmeyi tercih etti. Sonuç koca bir acı hikâye, dertler yumağı olmuş insanlar, tespih taneleri gibi dünyanın dört bir tarafına dağılmış ama burnunda Anadolu tüten insanlar.
HELALLEŞME NEDEN YAŞANMASIN?
Bilimsel araştırmalar Türkler ile Ermenilerin yeryüzünde birbirine genetik olarak en yakın etnik topluluklar olduğunu ortaya koyuyor. Şaşırıyorsunuz değil mi? Anadolu’nun düşmanlaştırılmış bu birbirine komşu halklarının aslında ne kadar da birbirlerine yakın olduğunu gördünüz mü? Muhtemelen karşılıklı evlilikler sonucu ortaya çıkan bir yapı bu. En büyük düşmanı bildiğinin kardeşi çıktığını gören Yeşilçam filmlerini hatırladınız değil mi? Yapısından, yaratılışından dolayı kendini üstün görmenin, devletin sahibinin kendi ırkından olmasından dolayı karşısındakini ikinci sınıf insan görmenin adı Şeytanlık değil mi? Şeytan da ateşten yaratıldığını söyleyerek “insanın” değersiz olduğunu söylemiyor muydu? Lösemi hastaları için donör aranıyormuş. Gelin ilkönce kanlarımızı birbirine karıştıracak projeler yapalım. Hrant’ın dediği gibi biz kadim Anadolu halklarının meselesini Avrupalı soğuk sesler mi sağlayacak? Canı birbirine değmiş, kanı birbirine çok yakın olan Ermeniler Türkler işte size fırsat, projelere destek verin de diplomatlarımızın açamadığı sınır kapılarını gönül dilleri kullanarak açalım. Sert, soğuk, pazarlıkçı devlet dilleri yerine Hrant’ın o çatlayan toprağa sızan suyu duyduğu, hissettiği andaki gözyaşları bize mihmandarlık etsin.
Çok acı olaylar yaşandı, önemli ve cesur adımlar atıldı ama devlet özür dileyen aydınlar kadar olamadı. Derin korkuları oldu, gizli ajandası. “Ya şu olursa ya bu olursa” dedi devlet hazretleri. Aslında psikoloji biliminin kendine güvenemeyen, öz benliğinin ortaya çıkmasından korkan patolojik kişilik tiplemesinin devlet bazındaki örneği oldu.
Dink davası yeniden ele alınıyor. Belki bu, devlet mantığının değişebileceği, değişiyor olduğu ve değiştiğine dair yeni bir şans. Büyük hayal kırıklıkları ve kırgınlıklar yaşandı. Bakalım ötekileştirme cephesinde yeni bir şey var mı? Davanın yeniden başlaması yeni bir şans inanın, gelin bu sıcakkanlı adamın hatırasını yaşatalım ve halkları kucaklaştıracak yönelişler içinde olalım.
Taraf
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018