Ömer F. Gergerlioğlu
Lice'de PKK'nın ilk saldırısının 30. yıldönümünde örgüt tarafından Mahsun korkmaz heykeli dikilmesi yine tansiyonu yükseltti. Mahsun Korkmaz heykeli can kaybına yol açan bir çatışma sonrası kaldırıldı. Bu olay barış süreci konusunda yine barış yanlılarının yüreğini hoplattı ama yine de önceki zamanlarda olan ufak tefek olaylarda olduğu gibi sürece önemli bir zarar vermeyecek gibi görünüyor.
Sürecin ilerleyişi esnasında İrlanda örneğinde olduğu gibi anlaşmaya ramak kala olabilecek extrem, vahim olayların sürece Türkiye'de ne kadar zarar vereceğini test etmeden önce gelinen süreçte tarafların beklentilerini ve duruşlarını gözden geçirmekte fayda var.
İktidarın aldığı kesin karar sonucu çatışma göze alınarak heykelin kaldırıldığını görüyoruz. Bu göze alma 2 canın yitirilmesiyle sonuçlansa da sürecin ana taraflarının bu ölümleri çok büyütmeyeceği de ortadadır.
HDP ise nispeten sakin bir dil kullanarak "Bahçeli'nin provokatif açıklamalarına" vurguladığı bir açıklama yaptı. Bu açıklama KCK açıklamasından daha özenli bir dile sahip görünüyor. Genelkurmay açıklaması süreç öncesi dili hatırlatsa da iki tarafın da tribünlerine yönelik mesajlarını verdikten sonra işi büyütmeyeceği anlamına geliyor. Bu durum barışın korunması hakkında iki tarafın da radikal yönelişlerde halen olmadığını gösteriyor.
Sürecin korunması daha ne zamana kadar karşılıklı test edilecek. Bir tarafta çağrılara rağmen Roboski katliamının üstüne yatan ve sürecin hatırı için bile konuyu masaya yatırmayı kabul etmeyen devlet diğer tarafta bulduğu her fırsatta süreç sonunda hakimiyetiyle kurtarılmış bölge oluşturacağı imajını vermeye çalışan KCK.
KCK'nın Öcalan'ın süreçteki duruşunu zedeleyecek söylem ve yönelişler içinde olmasının nedeni nedir? İyi polis kötü polis rolleri mi oynanıyor?
En başta bilinmesi gereken Kürt halkının genel olarak sürece önemli bir destek verdiğidir. Ancak devlete karşı yıllardır oluşmuş güvensizliğin tam olarak giderildiği söylenemez. Büyük ihtimalle bu duygudan dolayı PKK taraftarlarına "kavgayı efelenerek bitireceğiz ve bunu kabul etmeyene de dayatacağız" mesajını veriyor. Göründüğü kadarıyla PKK sürecin bu tür olaylarla bozulmayacağını biliyor ama silahlı bir güç olarak taraftarını diri tutmak istemektedir. Şu anda PKK "süreci bozuyorum" dediği zaman arkasında Kürt halkının güçlü bir desteğini bulamayacağını da biliyor. Zira barış ortamının güzellikleri Kürt halkında artık kalıcı izler oluşturmaya başladı.
Devlet de belli bir noktaya kadar tahammül göstermektedir. Ancak devlet heykel olayını Batı'ya anlatamayacağını bildiği için hiç tereddüt etmeden çatışmayı da göze alarak müdahale kararını verdi. Yoksa Lice'de Türk bayrağından çok PKK bayrağı asılı olduğunu biliyor ama genel hatlarıyla yürüyen bir süreci tahammül sınırlarına kadar koruyor.
Bu karşılıklı itiş kakış hali anlaşılan ciddi kararların sonuçları alınana kadar devam edecek ve maalesef güç ihtirasından kaynaklanan anlamsız can kayıpları yaşanacak. Bu itiş kakış hali, Kürt halkının gerçek anlamda ikna edilmesiyle kendiliğinden biter. İkna kalıcı olarak 2. sınıf vatandaşlıktan çıkacağının bilinçaltına yerleşmesiyle olur. Her iki tarafın da bilmesi gereken Ortadoğu sahasında kendilerinden başka güçlerin de olduğu gerçeğidir. Sürünceme devam ederse İki taraflı bir anlaşma üçüncül, dördüncül güçler tarafından kolay sabote edilir Ortadoğu coğrafyasında.
Sürecin ne kadar önemli olduğu aslında son zamanlarda kan gölüne dönen Ortadoğu'nun halinden bellidir. Ortadoğu'da barışını yapamayan farklı dini ve etnik gruplar başkalarının manipulasyonuyla birbirini tüketmekten başka birşey yapmamaktadır. 30 yılı aşkın süren çatışmanın devamı bu topraklarda ırk çatışmalarına da yol açabilirdi. İki taraf da şartları fazla zorlamalıdır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018