“Trump kendi seçimlerini kaybetmek istemiyorsa, kendi partisini kaybetmek istemiyorsa, bu savaştan bir noktada çıkmak zorunda kalacak.”
“Amerika ile İsrail, İran savaşıyla ortaya çıkan büyük bir ikilik içerisinde. Bu ikilik, Lübnan’da da var. Yani Lübnan’da Trump daha stabil bir hükümet isterken, İsrail Lübnan’ı işgal etmek istiyor.
Suriye’de Trump stabil, adem-i merkeziyetçi üniter bir devlet isterken İsrail Suriye’de bütün etnik grupların yeniden bir çatışma, kaos içerisine girmesini istiyor.
İran konusunda da İsrail, rejim değişikliği ve Şah’ın oğlunun gelmesinden öte bu bir büyük iç savaş ve yıllarca sürecek daha büyük bir kaosa sürüklenmesini istiyor. Böylece Batı’da destek kaybediyorken, her seçimde daha fazla İsrail karşıtı göreve geliyorken kendi varoluşunun tehlikeye gireceği sürdürülebilir bir kaos yaratmak istiyor. Trump ise bunu istemiyor.
Trump, Venezuela modelini İran’da istiyor. Yani başa kendisiyle anlaşabilen biri gelsin yeterli. İnsan hakları, kadın hakları, demokrasi hiçbir şekilde Trump’ın umurunda değil. Petrol konularında büyük ihtimalle daha Amerika ile uyumlu ve Çin’e mesafeli, Çin’e daha az bağımlı bir İran rejimi istiyor. İsrail ise İran’da ılımlı olan herkesi vuruyor.
Trump’ın ilk gün açıklaması da çok ilginçti: ‘Bizim İran’da çalışabileceğimiz insanlar listesi vardı, operasyonlar öyle büyük olmuş ki, öyle başarılı olmuş ki onları da öldürmüşüz” dedi.
İran ise Körfez’e yayarak Amerika’ya savaşın maliyetini gösterdi ve aslında Amerika’da iki sermayeyi, İsrail lobisi ile Körfez lobisini çarpıştırdı. Körfez lobisi de İsrail lobisi kadar Trump’a yatırım yapan bir lobi.
İsrail bundan memnun, ama Körfez memnun değil, savaşın bitmesini istiyor. Bu da Trump için bir çıkış yolunu zaruri hale getiriyor.
Ve Trump kendi seçimlerini kaybetmek istemiyorsa, kendi partisini kaybetmek istemiyorsa, bu savaştan bir noktada çıkmak zorunda kalacak.”
Editör: N. Cingirt
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.






























Ad Soyad Giriniz...
Bu kadar olaydan sonra YÖK bu rektörü neden görevden almıyor. Kendisi de utanmadan görevine devam etmektedir. Görev derken ne görevi sorumsuzluk görevine devam etmektedir.
İŞte size Düzce
Düzce budur işte. Üniversitesiyle ilgilenmeyen halk sonunda bu herife duçar oldu. Az bile.. Bırakın da onlar fındık toplamaya devam etsin...
Düzceli
Rektör başarısız yönetimiyle verdiği yanlış kararlarla Tüm ülkeye ve Dünyaya Düzce üniversitesini kötü reklam etmiştir. Yazıklar olsun....
Yayınlara dikkat
Sözcü gazetesinden Uğur Dündar, karikatür dergisi (? ismi yazılmalı), CNN türk, Medimagazin dergisi, ve varsa diğerleri açıkça adres belirtilerek bir araya toplanmalı ve bu sitede yayımlanmalı. Bu ZÜBÜKzade durmayacak, gerisi gelecek. Memleket hayrına biraz çalışalım...
Karikatürcü
Bence bu karikatür yarışmasında ödül alabilecek bir karikatür olacağını düşünüyorum.. Çok güzel yorumlanmış. Hazırlayanlara teşekkürler. Bu konuda emeği geçen Merdiven ve Rektörü de unutmayalım.
Uğur Dündar yine yapmış yapacağını...
Şimdi de öğreniyoruz ki, Düzce Üniversitesi Eğitim Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne “beden eğitimi bölümü” mezunu bir kişi, “Başhekim” olarak atanmış! Futbol antrenöründen hastane yöneticisi olanları görmüştük ama beden eğitimi bölümü mezunundan “Başhekim” yapıldığına ilk kez tanık oluyoruz. Habere göre Sağlık-Sen Düzce Şube Başkanı Doç. Dr. Melih Engin Erkan YÖK’e başvurmuş ve “hekim olmadan hekimlik unvanının kullanılmasının, yasalara aykırı olduğunu” belirtmiş. Ayrıca başhekimliğe atanan beden eğitimi bölümü mezunu kişinin daha önce resmi belgede sahtecilik suçu işlemekten hapis cezasına çarptırıldığı, Yargıtay’da onanan bu cezanın, zaman aşımı gerekçesiyle düştüğü ortaya çıkarılmış! http://sozcu.com.tr/2013/yazarlar/ugur-dundar/akillara-durgunluk-veren-akp-uygulamalari-388556/
Duyuyoruz
Merdiven Zübüğü iş bitiriyor diye ipini koparan zübüğün kapısını çalmaya başlamış. İşte, halkın profili budur."Menfaatim görülsün de gerisinin ehemmiyeti yok."Rektör ne yapsın, tabi ki o da fırsat kollayacaktır. Öküze davar çobanı olmaz, itler de ortada dolanmalı ki sürü yürüsün.