Ahmet TAŞGETİREN
Bugün Ramazan’ın son günü. Yarın Bayram.
Bu ülkede oruç tutulsun tutulmasın her eve girer Ramazan. En azından pide kokusuyla girer. İftar ile girer. Oruçluya sayı ile girer.
Bayram da girer her eve. Memlekette çok oldukları zamanlarda gayr-ı müslimlerin evlerine bile girerdi Ramazan ve Bayram.
Ramazan – Bayram bizde “iç cephe” denen âlemi en iyi onaran iksirdi. Milleti millet yapan ruh iklimi idi, evet. Küskünler barışırdı, Bayram namazından sonra kucaklaşmalar yaşanırdı. İyilik yönelişleri, gariban yuvalara bir nefes taşırdı.
Bir süredir “iç cephenin tahkimi” gündemi oluşturmaya çalışıyor ülkeyi yönetenler.
“Terörsüz Türkiye” söyleminin içinden acaba bir de “iç cephe tahkimi” çıkarılabilir mi?
Samimi bir cevap beklentisi ile sorsak, “Acaba bu gerçek bir iç cephe tahkimi arayışı mıdır yoksa, iktidarın zayıflayan toplumsal tabanını yeniden toparlama arayışı mı?”
İç cephe tahkiminden herhalde, milli meselelerde toplumun tek yürek hale gelmesi arzu ediliyordur.
Böyle bir şeyin eksikliği hissediliyorsa, herhalde toplumu ayrıştıran hususlar vardır. Gerçekçi bir toplumsal buluşma için ayrıştırmaların belirlenmesi ve giderilmesi gerekir.
Bu süreçte oluşturulan “Komisyon” bir rapor yayınladı. Rapor, özellikle “Adalet” alanındaki sorunlara işaret etti ve “AYM, AİHM kararlarına uyulmasını, ceza niteliğine bürünen uzun tutukluluklardan vazgeçilmesini, kayyım uygulamasına son verilmesini” öngördü. Bir – iki parti dışında hemen Meclis’te temsil edilen tüm grupların ittifakı vardı bu rapordaki öngörülerde.
Komisyonun böyle bir karara ulaşmasının altındaki sebep, ülkenin tam da “Adalet” alanında ciddi bir sancı yaşıyor olmasıydı. Raporun altında iktidar partilerinin de imzası vardı, muhalefetin de… “Adalet”i iktidar icra ediyor olmalıydı, “Adalet” alanında mağdurlar ise genelde muhalefet tarafındaydı. Ama iki taraf Komsiyonda “Hadi adaleti gerçekleştirelim” gibi bir noktada buluşmuştu.
Peki hangi adım atıldı şu ana kadar tam da “Adalet arayışı”nda?
İktidarın MHP kanadı, özellikle Feti Yıldız, “Hukukun temel ilkeleri”ni sayıp duruyor. Gürlüyor amla yağmıyor deyim yerinde ise…
Şu anda Ak Parti ve MHP’nin ana unsurları olduğu Cumhur İttifakı’nın oy oranı yüzde 40’ı zor buluyor.
Yani tek onlarla “İç cephe tahkimi” gerçekleşmez. Bunu sanırım Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Devlet Bahçeli de bilir. İç cephe çağrıları da herhalde kendi oy alanlarının dışına yöneliktir. Yani “oy alamasalar bile en azından bir rıza – güven noktasında buluşabilme” arzusudur.
Peki bunun iklimi var mı?
Çok basit bir soru sorayım: Yarın bayram, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile mesela CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bayramlaşma iklimine sahip mi Türkiye?
Bugün 19 Mart. İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının yıldönümü. Tutukluluk mahkûmiyet değil malûm. Yani suç sabit görülmemiş henüz. Ama bir yıldır tutuklu.
Yarın beraat etse, tutuklulukta geçen günler İmamoğlu’na da İstanbulluya da azap çektirme anlamına geliyor. İmamoğlu ile birlikte kadını – erkeği ile 107 tutuklu daha var.
Özgür Özel, bir yıldır meydanlarda ve dün – bugün Saraçhane Meydanında yatacak, belli ki on binlerce kişinin öfkesini duyuracak ülkeye, dünyaya… 99 miting yapmış bugüne kadar, Cumhurbaşkanı da görüyor olmalı ki bu mitinglerde ağırlıklı olarak zat-ı alilerine karşı öfke seslendiriliyor.
Nasıl olacak bu durumda iç cephe?
Cumhur İttifakı dışında yüzde 60 civarında oy var. “Siyasi gerçeklik” iktidarın beklentisine uymuyor.
Gelin ekonomik gerçekliğe… Emeklilerin yüreklerine dokunun, asgari ücretlilerin yüreklerini okuyun, açlık – yoksulluk sınırının altındaki milyonların gözlerine – sözlerine bakın… Yüzde 85’ten bahsediliyor bugün nefes almakta zorluk çeken toplum kesimi olarak… Orta gelir grubu diye bir şey kalmamış. Yüzde 15, büyük servet birikimi sağlamış iktidarın ekonomi- politikaları sayesinde…
Korkarım, onlar bile, başka saiklerle o iç cephe duygularının uzağında yol almaktadırlar. Gene de iktidar cenahı, millet – devlet – bayrak – ezan deyince duyguları kabaran fukara insanlardan medet umuyordur.
“Soğan mı vatan mı?” deyince neyi seçsin ki bu insanlar? Bir de bu soru “Havyar mı vatan mı?” şeklinde, fert başına payına düşen milli gelirleri milyon dolarlarla ifade edildiği kesimlere sorulsa… Hani aşağılarda insanlar, o var olduğu söylenen18 bin 40 dolarlık fert başına milli gelirden haberdar değiller de…
“Retorik” deniyor bu işe… Bir tür “söz oyunu.” İktidardan kopmuş ama arafta dolaşan “kararsızlar”a uzatılan bir olta… Komisyonun aldığı kararları bile devreye sokmakta ayak sürüyen bir iktidar iradesi var.
İBB sanıklarının tutukluluğu daha kaç yıla uzarsa “uzun tutukluluk” kapsamına girer meselâ? AYM – AİHM kararları kimi kurtarırsa iç cephe tahkim edilmiş olur meselâ?
“Milletin birliğini temsil eden” Cumhurbaşkanı ile Ana muhalefet lideri ne zaman birbirinin bayramını tebrik eder meselâ? Saraçhaneye selâm gönderir mi Ak Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı mesela?
TRUMP İÇ CEPHEDEN BAHSETSE…
Trump, Amerika’da “iç cephe tahkimi”nden bahsetse, herhalde cevabı ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi (NCTC) Direktörü Joe Kent’ten alırdı. Şöyle demiş ve istifasını vermiş: “İran’daki savaşı vicdanen destekleyemem. İran, ulusumuz için yakın bir tehdit oluşturmuyordu ve bu savaşı İsrail ve güçlü Amerikan lobisinin baskısı nedeniyle başlattığımız açıktır.”
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGücümüzü Büyüterek Çözümü ve Demokratik Toplumu İnşa Etmek; 2026 Newroz’u Önder Apo’nun Özgürlüğü... 19.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUYeni dünya düzeni ile 19 Şubat’ın görüntüleri 19.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİftarlar hatıraları canlandırıyor 19.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENBir “İç cephe” yazısı – Havyar mı vatan mı? 19.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciKim çalıyor? 19.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİran’ın menzili ABD olan füzeleri.... 19.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünDaha da dikkatli olmamız gerek… 18.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTrump İran’da ne çeviriyor? 18.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolTürkiye ve İran 18.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZİki haftada İran savaşında değişen dengeler 18.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANMahkeme Haberinde Neler Eksik? 18.03.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRMehmet Şimşek’e rağmen ekonomi neden düzelmiyor? 18.03.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUErdoğan’ın ümmet bilinci 18.03.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraAdalet ve Esat Âdil 18.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYKüresel Savaş mı, Küresel Barış mı 17.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasTürkiye ile İran hem çok yakın hem çok uzak 17.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRİMAMOĞLU'NU EV HAPSİ KURTARIR MI? 17.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞNELER YAZILMAZ, NELER KONUŞULMAZ? 16.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİKavramların anlamı onların kelime anlamı değildir 16.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKSavaş, Kürtler ve olası senaryolar 16.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezKüresel Sistemdeki Yerimiz 16.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanBu fotoğraf da İslam ülkelerini utandırmayacaksa 16.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRİran'da kaos: Otoriter yönetimlerin ürettiği krizler yeni bir kırılma dönemine işaret ediyor 16.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTam yarım trilyon lira… Bilanço korkunç! 16.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞİfade özgürlüğü özünde bir iktisadi etkinlik konusudur ve Ahududu Oscar’ları 16.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySavaşın jeoekonomisi: Sermaye mantığı ile jeopolitik mantık çelişirse ne olur? 15.03.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.03.2026
13.03.2026
12.03.2026
8.03.2026
5.03.2026
27.02.2026
24.02.2026
22.02.2026
19.02.2026
15.02.2026