Mücahit BİLİCİ
Eğer bir kavramı anlamak istiyorsanız, onun kelime anlamında boğulmamanız gerekir. Modernleşen toplumların akademisyenlerinin sık yaptığı hatadır. Kavramlarla aktarılan ve henüz bizce birinci elden tecrübe edilmemiş bir olguyu anlamaya çalışırken veya bize başkasından ithal edilen bir kavramsallaştırmanın mahiyetini kurcalarken kelime anlamında takılıp kalırlar: Onu tarif eden kavramın kelime anlamında onun mahiyetini ararlar.
Elbette bir mazereti vardır bu tarz bir yaklaşımın. Çünkü senin tecrübenden neşet etmeyen birşeyi, bırakın anlamayı tanıman bile çok zor. Bilmediğin bir konuda, senin için yeni olan bir alanda, postadan sana bir paket gelmiş, üstünde bir kelime var (mesela “sekülerizm” yahut “yabancılaşma” veya “yapay zeka” yazıyor). Sonra bir çeşit etimolojide veya kelimenin zahiri manasında hadisenin mahiyetini yakalama beklentisi devreye giriyor. Bu beklenti çoğu şeyi anlamaya engeldir.
Bir kavramın anlamı onun kelime anlamında değil onun tarihinde saklıdır. Tarih derken burada kastedilen şey onun ne zaman ortaya çıktığı değil, hangi bağlamın mahsulü olduğudur. Yabancı birşeyi anlamada bağlamın önemi, yerli birşeyi anlamak veya üretmede yerin önemini kavramaktan kaynaklanıyor. İnsan sadece tecrübesine nüfuz ettiği şeyi bihakkin anlar. Ve tersinden söylersek kendi tecrübesine tercüme edemediği yabancı birşeyi de asla anlayamaz. Anlamak her zaman yerlidir. Eğer bir kavram yabancı kalmışsa anlaşılmamıştır.
Dünyada hiçbir olay, ortalama bir insanın anlamayacağı bir karmaşıklıkta vuku bulmuyor. En zor hadise bile bihakkin anlaşılırsa en basit insana bile anlatılabilir. Belki daha özet bir şekilde, belki metaforlar aracılığıyla anlatılır ama anlatılabilinir. Anlamak ile anlatabilmek arasında sıkı bir bağ var.
Kavramlarla insanları bombardımana tabi tutan anlatıcılar, anlamadıkları birşeyi anlatmaya çalışıyorlar. Onun için kendileri de anlaşılmaz hale geliyor. Maalesef bazı insanlar bunun bir ilmi derinlik olduğunu vehmedebilir. “Vay be, ağzım açık dinledim. Hiç bir şey anlamadım. Demek ki çok yüksek şeylerden bahsediyor. Yahut benim anlamaktan aciz olduğum şeyleri ne de güzel anlatıyor.” Halbuki bu anlama olmadığı gibi anlatma da değildir. Anlamadan anlatma olmaz.
Dolayısıyle isim ve terminoloji ile doldurulan bir anlatım ilimde derinliğe değil ilimde hazım sorununa delalet eder. Bu tarz laf kalabalıkları ilim değil ezber veya tekrardır. Anlatma değil anlaşılmayanın muhataplar üzerine sembolik sermaye olarak boca edilmesidir. Akademik ve kimi teknik anlatımlar bürokratikleştikçe bu tarz bir dile giriftar olurlar. Bundan uzaklaşıp gerçeğe yaklaşmak için sadelik ve anlaşılırlık esas olmalı. Yabancılaşma kavramını onu kullanmadan anlatabiliyorsan, anlamışsındır. Yoksa anlamadığın halde kullandığında aslında yabancılaşmışsındır.
Yazarlar
-
Eser KARAKAŞİfade özgürlüğü özünde bir iktisadi etkinlik konusudur ve Ahududu Oscar’ları 16.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİKavramların anlamı onların kelime anlamı değildir 16.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞNELER YAZILMAZ, NELER KONUŞULMAZ? 16.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTam yarım trilyon lira… Bilanço korkunç! 16.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanBu fotoğraf da İslam ülkelerini utandırmayacaksa 16.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciAK Parti zekasının ‘bakım-onarım’ gideri 16.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRİran'da kaos: Otoriter yönetimlerin ürettiği krizler yeni bir kırılma dönemine işaret ediyor 16.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolTarihçiliğimizde İlber Ortaylı 15.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENABD İran’a saldırırken Çin’i sıkıştırıyor 15.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNStratejik hezimetler seti 15.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySavaşın jeoekonomisi: Sermaye mantığı ile jeopolitik mantık çelişirse ne olur? 15.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaşmak güzel de… 15.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUVahşet çağında safiyane düşünceler… 15.03.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan Tuğalİran rejimi ve antiemperyalizm 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYANewroz Ateşinin Yoldaşı; Mücadele ve Barışın Sönmeyen Yıldızı Salih Müslim... 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğluİmamoğlu Davası ilk haftadan neyi gösterdi? 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUOrtadoğu savaşının göbeğinde… 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçTürkiye'nin üniversite tarihi aynı zamanda 'tasfiyeler' tarihidir 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALEkrem İmamoğlu davası tüm muhalefetin yargılandığı bir davadır… 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet Berkan‘Neden S-400’ler depoda’ sorusu neden yanlış soru 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERBugünlerde aklıma hep Brezilya geliyor 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAmerikan PDY’si 13.03.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuYangının ortasında… 13.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasYerli ve milli füzelerimiz nerede? 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYBarbarlık Çağında Savaşlar Kaçınılmaz 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN15 Yaşındaydı… 12.03.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.03.2026
11.03.2026
8.03.2026
7.03.2026
7.03.2026
5.03.2026
1.03.2026
1.03.2026
26.02.2026
23.02.2026