Mehmet TIRAŞ

NELER YAZILMAZ, NELER KONUŞULMAZ?
16.03.2026
8

Tarih:12 Şubat 2026.

Yer: İstanbul Ticaret Odası Toplantı Salonu…

Kürsüde İTO Meclis Başkanı Erhan Erken var

Konu: “Kimsesiz Çocuklar,Çocuk  Yaşta Genç Kızlar ve Fuhuşsa  Sürüklenen Kadınlar.”

Başlıklı Raporu açıklıyor.

Tüm dünyayı sarsan “Enstein”  Rezaletiyle ilgili konuşuyor.

Rakamlarla açıklayıp, kan dondurucu şeyler söylemekte:

*Yetim ve öksüz çocuk sayısı 350 bin civarında.

*Devletin koruması altında olan çocuk sayısı 25 bin.

*Cezaevlerinde olan çocuk sayısı 5.300.

*Sokaklarda yaşayan çocuk sayısı 45 bin.

*Resmi kayıtlara göre çalışan çocuk sayısı ise 720 bin.

İTO Meclis Başkanı Erken’nin geniş kapsamlı çalışan çocuk işçi sayısını ise, tahmini 3 milyon çocuk işçi olarak açıklıyor.

*Daha sarsıcı karanlık bir yüzü de tanımlıyor; seks sektöründeki kız çocukları ve kadınların  toplam sayısının ise,100 bini bulduğunu açıklıyor.

ABD  ve İsrail’in İran’a yaptıkları saldırısı nedeniyle ertelediğim, medyanın ve siyasilerin gündemine almadığı veya önemsemediği İT0’nun bu raporunu gecikerek te olsa kaleme aldım.

Haberin ne kadar önemli olduğu ortada.

800 bin üyesi olan İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meclis Başkanı Erhan Erken, üyelerinin ülkeyi sarsacak hazırlattığı rapor üzerine taptığı sunum garip bir şekilde gölgelendi.

Bu haber insana küçük dilini yutturacak kadar şaşırtıcı ve dehşet verici ama neredeyse bir kibrit kutusu kadar medyada yer almadı.

İTO Meclis Başkanın bu sunumunu medyada bir tek Halk Tv.Comtr yazarı Gazeteci Bahadır Özgür kamuoyuna duyurdu.

Ne muhalefet ne de iktidar bu konu hakkında bir açıklama yapmadı.

Bu haber demokratik bir ülkede olsa; iktidar düşürür veya en azından Bakan istifa ettirirdi.

Bizde ise kimsenin umurunda bile olmadı.

Hepimize unutturulmaya çalışılan bu konu gündemde tutulmalı ve sosyal medya üzerinden teşhir edilmeli.

İTO Meclis Başkanın konuşması ben de başka çağrışımlar yapıyor:

 -Son 12 yılda iş cinayetlerinde 742 işçi çocuk hayattan koparıldı, koparılmaya da devam ediyor.

-Türkiye’de uyuşturucu kullanma yaşının 12 yaşına kadar düştüğü,Birleşmiş Milletler raporuna bile girdi.

Uyuşturucu dağıtan torbacıların değişmez müşterilerinin çocuklar ve okul önleri olduğunu bilmeyen yok gibi.

-Birde ilköğretim ve liseli öğrenciler arasında “Akran Zorbalığı” var.

Okullarda gruplar oluşturup hedef seçtikleri akranlarına şiddet uyguluyorlar.

Uyguladıkları şiddeti videoya alıp sosyal medya hesaplarından da paylaşıyorlar.

“Akran Zorbalığının” her geçen gün ülke geneline yayıldığı haberlerinden geçilmiyor.

Bu yaştaki çocuklar mafyatik yapılara özeniyor, çete reislerini de kendilerine rol model seçiyorlar.

Vatandaşın can ve mal güvenliğinden sorumlu “Devlet” kayıp çocuk sayısını açıklamıyor?

Türkiye’de 2008-2016 yıl arasında Emniyete birimlerine kayıp çocuk sayısı “104 bin 531”  olarak bildirildi.

Bu haberlerin yaygınlaşması üzerine; 3 Şubat 2026 Tarihinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bu haberleri “dezenformasyon” diye yalanladı ama…

2016 yılından bu yana “kayıp bulunmayan çocuk” sayısı üzerine resmi bir istatistik olmadığı ortaya çıktı.

TÜİK sekiz yıldır kayıp çocuk sayısını açıklamıyor.

Ne kadar tuhaf bir durum değil mi?

-Birde durdurulamayan erkekler tarafından katledilen kadın cinayetleri var.

-Son on iki yılda tam 5 bin 659 kadın erkekler tarafından öldürülmüş.

2025 yılında 297 kadın daha erkekler tarafından öldürülürken,2025 yılında “cinsiyet eşitsizlik raporuna” göre, Türkiye 148 ülke arasında 135’ci sırada yer aldığı açıklandı.

Türkiye İstanbul Sözleşmesinden 1 Temmuz 2021 yılında  çıktıktan sonra,2 bin 207 kadın erkekler tarafından katledilmiş.

Her gün bu ülkede bir kadın erkekler tarafından öldürülüyor ama Muhalefet kadın cinayetleri araştırılsın diye Meclise  öneri  veriyor,AKP ve MHP’nin  oyları ile reddediliyor.

Siyasal iktidar hukuktan uzaklaştıkça…

Açlık,yoksulluk ve çocuk işçi sayısı artarken, çocuklara ve kadınlara taciz, tecavüz ve şiddet her geçen gün daha da artıyor.

İTO’nun raporunda görüldüğü  gibi, sayıları yüz bini bulan Kız çocukları ve kadınlar fuhuş sektörünün ağına düşmekten kurtulamıyorlar.

Eğer İTO’nun bu raporu “Asparagas” bir haber olsaydı:

İktidar yanlısı besleme basın  bunu manşetten yalanlar,İTO Meclis Başkanını hedef gösterir. Siyasal iktidar talimat verir, Cumhuriyet Savcıları hemen devreye girer, polis   İTO Meclis Başkanını anında sabahın köründe evinden  apar-topar gözaltına alırdı.”

Bunlar olmadı.

Çünkü haber doğruydu.

Bu rakamları açıklayan İTO ülkenin aylık ve yıllık enflasyon rakamlarını ölçen ve referans gösterilen. Hatta TÜİK’ten daha güvenilir  bir kuruluş olmasının yanında;800 bin işyeri olan üyelerden oluşan, dünyanın en büyük Ticaret Odası olarak   gösterilen saygın bir oda.

Kuvvetler ayrılığını askıya alır;”Yetkililer sisteminden”, “Tek Yetkili Adam” Rejimine geçerseniz; son dokuz yılda hiçbir ortak toplumsal sorunları çözemediğiniz gibi; topluma da önlenemeyen  bir ahlak erozyonu yaşatırsınız.

Yargı üzerinden hukuku boğmaya devam ederseniz…

“Açlık,Yoksulluk, Gelir Adaletsizliği ve Gayri meşru işler” toplumun değişmez ortak kaderi olur.

İTO’nun raporunda rakamlarla gösterdiği gibi bunun bedelini de en çok “Çocuklar ve Kadınlar Öder.”

Not:”Tüm okurlarımın Ramazan Bayramını Kutlar Sağlıklı ve Huzurlu Yıllar dilerim.” M.T.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yazarlar