Ahmet TAŞGETİREN
Biri kız, diğeri erkek öğrenciler için inşa edilmiş iki yurdun açılışı yapılacak. Yer Boğaziçi Üniversitesi. Bir Cumhurbaşkanı’nın böyle bir yurt açılışında bulunması kadar tabii bir durum olamaz.
O ne?
Toma’lar gelmiş. Çevik kuvvet gelmiş… Barikatlar oluşturulmuş. Öğrencilerin giriş – çıkışı kısıtlanmış. Sanki bir sıkıyönetim görüntüsü oluşturulmuş.
Cumhurbaşkanı öğrencilerle, öğretim üyeleri ile bir araya gelmeyecek mi?
Gelecek ama sınırlı ve seçilmiş öğrenci ve öğretim üyeleriyle…
Peki bu normal mi? Cumhurbaşkanı’nın istediği, arzuladığı bir şey mi, Türkiye adına şık mı?
Sanmyorum. Herhalde Tayyip Erdoğan da Cumhurbaşkanı hüviyetiyle, Türkiye’nin uluslararası sıralamada en başarılı üniversiteleri arasında sayılan Boğaziçi’nin binlerce öğrencisi ile, üstelik onlara daha iyi imkânlar sunma müjdesini de koltuğunun altında taşıyarak, bir araya gelmeyi, onlara hitap etmeyi, onlar tarafından alkışlanmayı isterdi.
Olmadı. Toma’lı, çevik kuvvetli, bariyerli ve tercih edilmiş öğretim üyesi ve öğrencilerle buluştu. Dünyaya Cumhurbaşkanı Erdoğan – Boğaziçi fotoğrafı böyle verildi.
Aslında epey bir operasyon geçirdi Boğaziçi. Öncesinde sorunlar yok muydu, akademik kadroda kastçı yapılar mevcut değil miydi, bunlardan şikâyet edilmez miydi, evet vardı sorunlar, ama gene de Boğaziçi, diyelim ODTÜ gibi üniversitelerle birlikte Türkiye adına belirli bir kaliteyi temsil eder haldeydi. İktidar “muhafazakâr” diye tanımlanırsa, o muhitten ailelerin de çocuklarını oraya göndermeye büyük istek duydukları üniversiteydi Boğaziçi. Bir başarı kriteriydi Boğaziçi’ne, ODTÜ’ye girmek.
Boğaziçi’nin ve ODTÜ’nün akademik kadrolarının iktidarın “muhafazakâr” çizgisine mesafeli olduğu da bilinmez değil.
Ama Ak Parti yola çıkarken, bugünkünden farklı olarak “Daha kapsayıcı” bir dili benimsemişti. AB normları vs… “Muhafazakâr”lık yine vardı ama “Demokrasi” vurgusu hemen onun yanındaydı. AB ile ilişkiler, seküler – sol -hatta merkez hiçbir iktidarın sergileyemeyeceği kadar hararetliydi.
O nitelik ile, Boğaziçi ile de ODTÜ ile de iletişim kurmak zor olmasa gerekti. Üstelik Boğaziçi, yasağın bütün üniversiteleri kasıp kavurduğu bir dönemde başörtülü öğrencilerin bir şekilde kapısından içeri girip dersleri takip edebildiği nadir özgürlük adalarından birisi idi. Adını analım, Boğaziçi rektörü Prof. Dr. Ayşe Soysal bu zemini hazırlamıştı.
Ben o zamanlar, Tayyip Erdoğan’ın Başbakan ya da Cumhurbaşkanı olarak, diyelim Boğaziçi -ODTÜ kantininde öğrencilerle oturup, birlikte çay içebileceği – sohbet edebileceği bir ortamın oluşturulmasını tahayyül ettim. O ortam başarılabilirse ülke çapında dindar – seküler fay hatlarında yumuşamaya kapı aralanacağını, Türkiye’nin farklı bir iklime evrileceğini düşünmüştüm.
Naiflik işte. Var bende bu.
Melih Bulu, ardından Naci İnci… Bunlar, yukardan, tepeden, iktidarın “Yeni Boğaziçi”ni oluşturmak için getirdiği rektörlerdi. Operasyonlara başlandı. Direnç de başladı operasyonlar karşısında… Boğaziçi –versus- Tayyip Erdoğan denklemi…
ODTÜ de benzeri konumda.
Şehir Üniversitesi kapatıldı bu ara… Muhafazakâr camianın kurduğu (Ahmet Davutoğlu’nun öncülüğünde) ve bir başarı hikâyesi olarak okunan Şehir Üniversitesi kapatıldı. Davutoğlu ile yaşanan gerilimin ardından… Orada da Erdoğan’ın net iradesi var.
Bu arada Erdoğan’ın iktidar dönemlerinde en başarısız oldukları alanın eğitim olduğuna ilişkin sözleri de var.
Demek ki bu işler “mutlak irade” tasarrufu ile olmuyor. İlim, kültür, sanat başka bir özgürlük iklimi arıyor.
Kantine oturup öğrencilerle hasbihal etmek, belki şakalaşmak varken toma’lı, çevik kuvvetli, bariyerli, olağanüstü korumalı ve öğrencisiz, öğretim kadrosu ile mesafeli bir ilişki… Bir hizmeti bile götürürken gönül kırıklığını aşamamak…
Cumhurbaşkanı Erdoğan Boğaziçi’ne girdi.
Kim bilir belki öğrencileri, öğretim kadrosu daha “homojen” hale getirildiğinde, yani tam kontrol sağlandığında, Boğaziçi kampüsü bir miting alanı haline getirilir ve Erdoğan kürsüye çıkar…
O zaman Boğaziçi’nin yine uluslararası standartlarda adı ilklerde geçen bir bilim yuvası olması da sağlanır mı?
Cumhurbaşkanı Erdoğan yurt açılışında konuşurken “Üniversite sayımızı 76’dan 208’e çıkardık” diyor. Boğaziçi’ne hakim olma mücadelesi yerine, 208 adet daha Boğaziçi oluşturmaya çalışılsaydı, herhalde çeyrek asırlık bir iktidar döneminin ardından “En başarısız olduğumuz alan eğitim” sözünün tekrarına gerek kalmazdı. Ama geçen yıllar geri gelmiyor ve manzara böyle toma’lı, çevik kuvvetli, bariyerli ve maalesef öğrencisiz oluyor. Türkiye adına şık görüntüler değil.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
5.02.2026
27.01.2026
23.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
16.01.2026