Fehmi KORU
İsrail-ABD cephesinin başlattığı savaşın ne zaman biteceği ilk günden tartışılmaya başlandı.
Kimileri “Rejim değişene kadar” diyor, kimileri de “Füzeleri ve drone’ları bitene kadar”…
Parmaklar birbirinin ağzında ilk “Oh” diyen olmama kararlılığında bir görüntü var.
“Bir köprü üzerinde iki inatçı keçi” hikayesi oynanıyor gibi konuya yaklaşan çok.
Tarihte, 5 milyondan fazla insanın öldüğü ‘30 Yıl Savaşı’ (1618-1648) da var, 1337’de başlayıp 1453’e kadar 116 yıl sürmüş ‘100 Yıl Savaşı’ da…
“Savaşı çıkartmak kolay, zor olan savaşı bitirmek” klişesi herkesin dilinde…
Gözümüzün önünde cereyan eden ‘Rusya-Ukrayna savaşı’ beşinci yılına girdi; ne zaman ve nasıl biteceğini bilmek mümkün değil.
İsrail ve ABD ile ona destek verenler güçlerine güveniyorlar besbelli. 1979 yılından beri dışlanan, yaptırımlara maruz bırakılan, uluslararası camiada seveni pek az İran’ı küçümsüyor olmaları çok mümkün.
Bu savaşı çıkartanların dilinde -İngilizcede- temsil edildikleri hissin sözcük karşılığı ‘hubris’. Dilimizdeki karşılığı ‘kibir’…
‘Kibir’ hissinin insanlar üzerindeki en önemli etkisi, unutkanlığa sebep olmasıdır.
İsrail-ABD cephesi, bir halk devrimi ile rejimini değiştirmiş İran’ın karşısındaki ülkeye -Irak’a-, devrimden hemen sonra -1980 yılında- destek vererek çıkarttıkları, 7 yıl, 10 ay, 4 hafta ve 1 gün sürerek 1988 yılında biten ‘Irak-İran Savaşı’nı unutmuş görünüyor…
Cephe ülkelerinin verdiği her türlü desteğe rağmen İran’ın dize getirilemediği o savaşta 1 milyondan fazla insan hayatını kaybetmişti.
Savaşın sürdüğü yıllar boyunca, gazeteci kimliğimle gittiğim her sefer, İran’da, hemen her sokakta evinden şehit çıkmış yas içindeki ailelerle tanıştırılmış, Irak’a her uğradığımda ise, kısa süre önce düşmüş bir bombayla tahrip olmuş sokaklara, gazeteci heyeti geleceği için yapılmış, önemsizleştirme makyajı ile karşılaşmışımdır.
Ukrayna’ya savaş açarken, Vladimir Putin’in, istediği sonuca en fazla birkaç hafta içerisinde ulaşacağını düşündüğü biliniyor. Ukraynalılar direniyor ve son nefeslerine kadar da direneceğe benziyorlar…
Ukrayna savaşı da, İsrail-ABD cephesinin açtığı İran savaşı da, bir gün elbette bitecek. Zamanını, saldıran taraf değil, saldırılan belirleyecek.
Yine insanlar ölecek… Yine şehirler tahrip olacak… Yine binlerce yıllık medeniyetlerin kalıntıları yerle bir olacak… Ve yine, fakir fukaranın daha müreffeh hayatlar yaşamasını sağlayabilecek maddi imkanlar savaş araçlarına harcanacak…
ABD’nin 34. başkanı (1953-1961) asker kökenli Dwight D. Roosevelt, veda konuşmasında (17 Ocak 1961), ülkesinin ileride karşılaşacağı açmaza da ışık tutan şu sözleri sarf etmişti:
“Muazzam bir askeri teşkilat ile büyük bir silah sanayisinin bu birleşimi, Amerikan deneyiminde yeni bir durumdur. Bunun toplam etkisi her şehirde, her eyalet meclisinde, federal hükümetin her dairesinde ekonomik, siyasi, hatta manevi sahalarda hissedilmektedir. Bu gelişmenin zorunlu olduğunu kabul ediyoruz. Ancak bunun ciddi sonuçları olacağını anlamalıyız. (..) Askeri-sanayi birlikteliğinin, bilinçli veya bilinçsiz, hükümetin karar alma mekanizmalarında haksız bir nüfuz elde etmesine karşı dikkatli olmalıyız. Yanlış yere yerleşmiş gücün felaket getirecek şekilde yükselme potansiyeli vardır ve var olmaya devam edecektir. Bu birlikteliğin ağırlığının özgürlüklerimizi ya da demokratik süreçleri tehlikeye atmasına asla izin vermemeliyiz.”
Kendilerini demokrat ve özgürlüklerden yana olarak tanıtmayı sürdüren iki ülkenin yöneticisi olarak, Trump ile Netanyahu, tam da Roosevelt’in 64 yıl önce tehlikesine işaret ettiği konumdalar.
“Kral biziz” edasıyla halklarının özgürlüklerini kısıyor ve demokrasiyi kötüye kullanıyorlar…
Onların bu tavrından, Roosevelt’in ‘the military–industrial complex’ (‘askeri-sanayi birlikteliği’ veya ‘savaş endüstrisi) adını verdiği gruplar çıkar sağlıyor…
[Bu birlikteliğe günümüzde teknoloji şirketlerini de katmak gerekiyor.]
Ve olan, halklara, insanlara oluyor…
İran’ın rejimini mi beğenmiyorlar? Beğenmesinler… İran halkı ülkenin rejimini devrim yaparak değiştirmiş bir halk; aynı halk beğenilmez duruma geldiğinde ülkenin rejimini bir kez daha yine kendisi değiştirir…
‘Mollalar rejimi’ olarak tanımladıkları İran’ın ülkeleri için tehdit ve tehlike teşkil ettiğine mi inanıyorlar? İnanabilirler. Ancak kendiliklerinden rejimi değiştirip İran’ı farklı bir yönetime kavuşturabilecek bir halkın üzerine bombalar yağdırarak, o insanları rejim destekçisi haline dönüştürdüklerini de mi fark etmiyorlar?
Ceremesini yalnız kendileri çekse neyse; bütün dünyayı fakirleştiriyorlar…
‘The techno-military–industrial complex’ dışında herkesi…
Yazarlar
-
Mensur AkgünSavaş nasıl ve ne zaman bitecek? 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -5- İşte ülke böyle çürüyor: Tapeler çıktı! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUSavaş ne zaman biter? 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKutsal haydut! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENİnsanlık Trump’ı durdurmalı 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü; Jin Jiyan Azadî ve Kadın Özgürlükçü Paradigma... 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜçüncü dünya savaşı bu mu acaba? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİNATO Türkiye’yi koruyacak mı? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanOrtaçağ karanlığına bir adım daha yaklaşmak 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİNATO’dan çıkmamakla iyi mi etmişiz? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçÜniversitenin-akademinin kamusal bir derdi var mıdır? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciBu ülke bu pahalılığı taşıyamaz 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZİran savaşının gölgesinde siyasal tutarsızlık 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRİyi ki Güney Afrika ve İspanya var… 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKToplumsallaşmayan süreç enfekte olur 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuOrta Doğu’daki diktatörlükler yıkıldığında ne olur? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERİran savaşı ışığında dezenflasyon süreci 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraÖğrenme Korkusu 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYEmperyalist Savaşın Gölgesinde 'Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi' Projesi 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANMolla rejiminde hırsızlık olur mu? 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNVaroluş savaşı! 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANPKK yine çark edebilir! 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit Akçay2018-2023 arasında biz ne yaşadık? 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİran savaşından Türkiye’ye düşen ilk şarapnel parçaları 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENKüresel hegemonya mücadelesinde İran savaşı 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezGSYH nasıl böyle yükseldi? 3.03.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.03.2026
5.03.2026
3.03.2026
1.03.2026
27.02.2026
26.02.2026
24.02.2026
22.02.2026
19.02.2026
15.02.2026