Nevzat CİNGİRT
TBMM’nin 24, 25, 26 ve 27. dönemlerinde milletvekilliği yapmış, AK Parti Grup Başkanvekilliği görevinde bulunmuş ve şu anda İçişleri Bakan Yardımcısı olan Bülent Turan’ın Yeni Şafak’ta kaleme aldığı “Çizgimiz, Kalemizdir” başlıklı yazısı, yalnızca genel siyasete dair bir değerlendirme değil; yerel ölçekte okunduğunda, özellikle Düzce için ciddi mesajlar içeren bir uyarı niteliğinde.
Bu yazı, geçmişin çileli yollarından bugünün 23 yıllık iktidar yürüyüşüne uzanan bir projektör gibi işliyor. Aynı zamanda AK Parti kulislerinde uzun süredir fısıldanan iç çözülme ve savrulma tartışmalarını da açık bir yüzleşmeye dönüştürüyor. Bu yüzleşmenin Ankara kadar, hatta belki Ankara’dan daha fazla, Düzce’de karşılığı var.
Benim üzerinde durmak istediğim nokta tam olarak burası: Bu güçlü uyarı Düzce’de nasıl okunuyor, nasıl karşılık buluyor?
Düzce’deki AK Parti teşkilatları, partili belediyeler, bürokraside yükselen isimler ve ildeki karar vericiler bu mesajı gerçekten üzerlerine alıyor mu? Sanmam.
Malum, son genel seçimlerde CHP, Düzce’den bir milletvekilliği kazanarak önemli bir eşiği aşmıştı. Bu sonuç, muhalefetin kentte ulaştığı seçmen potansiyelini açık biçimde ortaya koydu. Eğer birleşik muhalefet, 2023 seçimlerinde sandığa yansıyan bu gücü, yerel seçimlerde Akçakoca örneğinde olduğu gibi ortak bir aday etrafında birleştirebilseydi, bugün Düzce Belediyesi’nin yönetimi AK Parti’de olmayabilirdi.
Tam da bu nedenle, Düzce özelinde ne geçmiş hatalardan ders çıkaran bir siyasal yapılanmadan ne de eleştirileri ciddiyetle değerlendiren bir anlayıştan söz etmek mümkün. Ortaya çıkan tablo, hem yerel düzeyde hem de genel merkez nezdinde yaşanan “çizgi kaybı” riskinin artık soyut bir tartışma değil, somut ve derinleşen bir sorun hâline geldiğini gösteriyor.
Sayın Bakan’ın yazısında geçen şu tespit, Düzce özelinde de dikkatle okunmalı:
"Bu siyasi hareketin ne mazisinde ne de yürüyüşünde olmayıp sadece iktidardan faydalanmayı hedefleyen; kâh iş dünyasından, kâh bürokrasiden veya başka sosyal sınıflardan gelip ikili ilişkilerle bu siyasi harekete yanaşan, bu sayede sosyal ve mesleki kazanımlar elde eden insanların oluşturduğu maliyetler giderek artıyor."
Bu satırlar, sadece genel merkez için değil; yerelde güçle temas eden, belediyelerle, ihalelerle, kadrolarla yakınlık kuran yapılar için de ciddi bir aynadır. Düzce’yi ve ilçelerini bilenler, bu uyarının ne kadar haklı ve yerinde olduğunu görecektir.
Bugün Düzce’de, iktidardan faydalanmayı hedefleyen, belediyelerdeki yetkileri kendi çıkarına kullanan ve siyasi harekete yanaşıp menfaat elde edenlerin sayısı hiç de az değil. Son 6-7 yılı gözünüzün önüne getirin: Dün arkadaşlarının desteğiyle zar zor ay sonunu getirenlerin, bugün lüks villalarda oturduğunu, milyonluk otomobillere bindiğini ve çocuklarını özel okullara gönderdiğini fark edersiniz. Yeter ki görmek isteyin.
Bunca olan biten karşısında, hayatın acı gerçeği “kral çıplak” diye bağırırken Düzce siyasetine yön verenler ne yapıyor? Bülent Turan’ın “eğri odunlar” ve “Truva Atları” benzetmeleri tam da bu noktada anlam kazanıyor. Sorunun kaynağı ne muhalefet ne de dış güçler; asıl tehlike, hareketin içine sızmış ve parti binalarının önüne bırakılmış Truva Atlarıdır.
Bu çıkar çevreleri, Düzce ölçeğinde teşkilatlarda ve belediyelerde giderek daha görünür hâle geldi. Bu durum, kuruluşundan itibaren partinin içinde yer almış, en zor dönemlerde omuz omuza yürümüş birçok ismin küskünlük yaşamasına ve zamanla kenara çekilmesine yol açtı.
Bugün gelinen noktada, makamların, araçların ve unvanların bu davanın önüne geçmesi Düzce’de “Biz bu çizginin neresindeyiz?” sorusunu kaçınılmaz kılıyor. Çizgi bulanıklaştığında, bunun bedelini sandıkta ilk ödeyenler çoğu zaman taşra olur.
Sonuç olarak, “Çizgimiz, Kalemizdir” yazısı, Düzce açısından bir savunma değil; açık bir uyarıdır. Umarız konunun muhatapları, Düzce ölçeğinde sayın bakanın mesajını ciddiye alır. Almazlarsa ve çizgi korunmazsa, Düzce’de ne kale kalır ne savunma.
Bizde hatırlatması…
**
İsteyen İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’ın yazısına bu linkten ulaşabilir: https://www.yenisafak.com/dusunce-gunlugu/cizgimiz-kalemizdir-4783320
Yazarlar
-
İbrahim KahveciSiyasi riski düşürmek zorundayız 4.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTrump’a kızıp acısını CHP’den çıkaranlara sözüm 4.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur Akgünİran Savaşı… 4.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUÜlkelere ‘kayyım’ atama dönemi mi başlayacak yoksa? 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZİran savaşı çözüm sürecinin yükünü ağırlaştırdı 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTahran’ı vuruyorum ama hedefim Çin! 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİran’ın gücü, rejimin zaafları 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezGSYH nasıl böyle yükseldi? 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyolİki haydut 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYADemokratik Toplum Paradigması ve Bölgesel Savaş Dinamikleri: ABD’nin İran’a Yönelik Saldırıları 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaABD ve İsrail'in hedefleri 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNİran’daki Teokratik Rejimin Çöküşü ve Ortadoğu’da Muhtemel Domino Etkisi 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANTrump usulü savaş! 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya küresel ara buzul dönemde: Türkiye’nin geleceği nasıl belirlenecek? 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanModern eşkıyalar artık her ülkenin kapısını çalabilir 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞDİLE GETİRİLMEYENLER… 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞOkullarda laiklik tartışmaları ve nesil yetiştirme gayretleri 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANYeni dünya düzensizliği 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm sürecinin Öcalan kanadından son haberler 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜstü çizilmiş kadınlar 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİOrtadoğu Batının Eseri ama Batıyı da Ortadoğunun kaderi bekliyor 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUHatırlama: 28 Şubat dönemi… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERUmut hakkı muhalefeti böler mi? 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURTürkiye’nin en iyi giden işi 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçTanıl Bora ve 'Cereyanlar'… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALAB üyeliği hayalinden vize kuyruğunda bekleme gerçeğine… 1.03.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.02.2026
9.02.2026
5.02.2026
3.02.2026
2.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
20.01.2026
18.01.2026
16.01.2026