Nevzat CİNGİRT

Sıfır tüketim, 402 lira fatura…
20.01.2026
156

Olur mu öyle şey? Olur. Çünkü burası Düzce…

Bir iş yeri hiç su kullanmadan 402 TL fatura ödüyorsa, burada matematik değil, akıl tutulması vardır. Bu bir söylenti değil; belediye kayıtlarında karşılığı olan, elimizde belgesiyle duran somut bir tablo.

Profilinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğrafını taşıyan Düzce Belediyesi’nin sosyal medya basın sözcüsü , vatandaşa hakaretle cevap veriyor. Eleştiren ya “algıcı”, ya “matematik bilmez”, ya da “kötü niyetli” ilan ediliyor. Racon kesmekle su faturası düşmüyor, vatandaşın cebindeki yangın sönmüyor.

Bağımsız Meclis Üyesi Mehmet Ali Çelik’in sözleri gayet açık:

“İktidar emekliye %12 zam yaparken, belediye suya %25, evsel atığa %45 zam yaptı. Bu fahiş artış vatandaşın cebini yakıyor.”

Ama belediye sözcüsü çıkıp “Toplam artış %26 civarında” diyerek vatandaşı aptal yerine koyuyor. Peki o zaman soralım:

Hiç su tüketimi olmayan bir iş yerine 402 TL fatura nasıl çıkar?

Yan yana iş yerlerine neden farklı tarifeler uygulanır?

Belediyenin “ortalama %26” dediği artış, vatandaşın cebindeki gerçeklikle neden örtüşmez?

Sorun matematik değil. Sorun işin şirazeden çıkması.

Vatandaş rakamlarla değil, Belediyenin su tahislat veznesine gittiğinde cebinden çakacak olan  parayla konuşuyor.. Cebinden eksilen parayla konuşuyor. Bugün Düzce’de insanlar musluktan akan sudan değil, faturadan korkuyorsa, bu bir “algı” değil, düpedüz yönetim krizidir.

Bu mesele troll hesaplarla, racon keserek, vatandaşa yukarıdan bakarak geçiştirilemez. Çünkü sonunda konuşan her zaman matematik olmaz…

Düzce’de muhalefet kış uykusuna yatmış; CHP ve Yeniden Refah’ın meclis üyeleri hâlâ sessiz.

Koltuk sevdasına kapılmış esnaf odaları, ticaret ve sanayi odaları ise üyelerine gelen yüksek faturaları zaten görmezden geliyor.

Siyasetçinin görevi halkın hakkını savunmak; odaların görevi üyelerinin yanında durmak değil midir?

Ses çıkarmamak, belediyenin keyfi uygulamalarına ortaklık değilse nedir?

Son yazımda kısaca değinmiştim; bugün bir kez daha, altını kalın çizgilerle yineliyorum:

AK Parti milletvekilleri Sayın Ayşe Keşir, Sayın Ercan Öztürk ve İl Başkanı Sayın Hasan Şengüloğlu…

Artık mızrak çuvala sığmıyor.

Bu şehirde su faturaları konuşuluyor, doğalgaz faturaları konuşuluyor, elektrik faturaları konuşuluyor. Ama konuşması gerekenler susuyor.

“Belediye bizim partimizin mensubu ama biz karışmıyoruz” deme lüksünüz yok. Çünkü bu mesele yalnızca belediyenin teknik bir tarifesi değildir; bu mesele doğrudan siyasetin kendisidir.

Vatandaşın cebinden çıkan her fazla kuruş, sizin de siyasi sorumluluğunuzun bir parçasıdır. Bugün Düzce’de insanlar musluktan akan sudan değil, ay sonunda gelen faturadan korkuyorsa, bu yalnızca belediyenin değil, partinizin de krizidir.

Suskunlukla, sessizlikle, “bizim işimiz değil” diyerek bu işin içinden çıkamazsınız. Çünkü vatandaşın gözünde ayrım yoktur: Belediye başkanı da, milletvekili de, il başkanı da aynı siyasi zincirin halkasıdır.

O yüzden açık ve net söylüyorum:

Davul sizin sırtınızdayken, tokmağı belediyenin elinde bırakmayın.

Suya, doğalgaza, elektriğe yükselen bu tepkilere kulak verin.

Yüksek su faturalarının hesabını yeniden ele alın.

Yan kalemleri, adaletsiz yükleri, sessiz zamları masaya yatırın.

Çünkü siz kulaklarınızı kapatırsanız, yarın sandığın sesi ne olur, bunu kimse bilemez.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yazarlar